Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Başlangıcın temasçı ittifakı sosyal yapı oluşması, çevreden merkeze doğru bir çekimdi. Sonraki süreç yine çevreden merkeze doğru çekilişlerle sürdü ise de; bu kez de, merkezden çevreye doğru milleti, devleti ve imparatorluktu ve ulusal yapılarıyla salınım veren yöneten bir süreçti.

Bu nedenle çevreden merkeze doğru olan süreçle yapı içine ve yapı temas ilişkileri içine, her biri ayrı etnik yapının, birbiri ile çelişen, çatışan, totemi anlayış ve inanışlar da gelmişti. Böylece çoğul bir politeisttik bir totemi görünüş oluşmuştu.

Yani insanlar sapıklıkla şuna buna tapmamıştı. Tekil etnik yapılar. Kendi bakışımlı bir salınımdı. Yani temasçı olmayan gruplar olduklarından, anlayışları birbirine göre aykırı olan; olaylara kendi düzlemleri içinden bakan yapılardır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

6-] Söz gelimi bir devlet memuru, meyak kesintisini talep ediyorsa, bu bir özgürlük değil, bir yasal hakkın kullanımıdır. Birde toplumun, toplumsa güçle sağladığı her kullanım, toplum açısından bir özgürlük sunumudur. Ancak bireyin bunu kullanması özgürlük, ya da özgürleşme değildir. Söz gelimi toplumun ayakkabı sunması ile sizin bu ayakkabıyı giymeniz, nasıl sizin (özgür olmanız) anlamına ayakkabı yapar olmanız değdir. Yine bir bilgi sayar kullanmanız da, o bilgisayarı yapar olmanızın veya bilgisayarı programlamanızın, bilgi birikimi olacakla iradeniz değildir. Yani toplum sal olan, kişisel bazda, özgürlük değildir. Bir kullanımdırlar.

Feodal zeminlerde, feodal üretimin belli bir aşamasındaki zamanın, az bir kısmını, köle kendisi için çalışıp, az bir ürünün üretimini efendisi için değil de, kendisi için üretimini yapıyor oluşudur. Bu fark çok önemlidir. Buradaki sistemin üretim ilişkisindeki değişen az bir fark, toplumsa gücün özgürlüğüne olabildiğince bir girdi verisi sağlamıştır. Sistemin tüm gelişmesi bu minicik farkın nicelendirilmesi ile olgunlaşan bir toplumsa özgür eşilme belirleyicisidir. Bundan beri üretim ve birikim hayli artmıştır.

Sosyal ilişkilerimiz, bu yeni oluşan feodal üretimce zeminine dayalı, ama itaati de içeren, gelenekçi, muhafazakâr, etnik biçimci de, olmak zorundadır. Başlangıçtan o güne beri oluşla, neydi sosyal yapılar? Birinci evre içinde; ata totem soy oluştu kutsallıkladırlar. Ve tabumsa zanlarla, kısmen nesnel anlayışlı, etnitise ilişkisidirler. Artı ikinci olaraktan da, toplumsal ittifaklarla girişen, ittifakın üretim ilişkilenişine dayalı, nesnel yansımalı, halk denilen olgu, o topluma özgü etnik yapı uzlaşılmasıdırlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mihnetimi aman bilmedim felek
Harama boyun edip yalvarışla
Tutmadım kılıcı haramzade ile
İşimi bildim diye
Yanmam müşkülatımı
Sarsalarda gama.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ama bunca dinamik yeniliğine rağmen, yeni düşünce içindeki totemi anlayışa göre zıt olan anlayış düşünce; totemin değişebilir yüzünü, ilahi söylemin değişmezliği yaptı. Böylece yeni düşünce kendini klik yaptı. Bu klik, oluştuğu çağda kalmış bir film karesi donmuşluğu oluşla bir enstantane olaraktan görünüyordu. Dinamik yapı, adeta fotoğraf kareleri anlayışı olmuştu. Bunu da kendisi müjdeliyordu. Kuşkusuz ki yeni; yeni yönü ile güncelin imparatorluk olabilme amacına pekiyi hizmet ettirilmişti.

Bu gün bu dinsel söylemlere dair güncel olan ne varsa; o dönemin bilmediği hatta vaaz edenin bile aklında geçmek şöyle durusun; hayalini bile edemediği şeyler, o dinin yorumu adı altında, bugün, o dinin değişmezliği üzerine, monte edilmiştir. Örneğin doku ve organ nakli konuları. Örneğin bigbeng kuramı. Örneğin evrim. Örneğin, kapitalizme özgü ahlak anlayışları vs.mse olanlar hep bu kabilden yorumlarla o değişmezliğin değişmesidirler.

Karşısına, put suçlama savıyla saldıran mantık, dünyayı değişmeyen tekil düzlemli bir zaman zemin devinimi içinde gelen var bulunuş sanmaktadır! Dünya bugün nasılsa, dünyanın dününü de öyle sanan, bir bilmezdi, düz mantıklı dünya görüşüdürler. Bu mantığa göre dün içinde her şey verilidirler. Ama onların deyişiyle sapık insanlar yoldan çıkmışlar, ne bul duylarsalar da ona tapmışlardı!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ben seni unuttum da
Kendimle baş edemez oldum
Yüreğim hep göz göz
Anlamayı bilmedim de
Su içerim dere bile
Adın dilime hep söz söz

Devamını Oku
Bayram Kaya

Büyüme ile olgunlaşma başka şeydir. Yedi yaşında olduğu halde küçük kas devinimini tam yapamayan çocuklardaki büyüme gidişine göre olgunlaşmanın tam olmaması gibi. Olgunlaşma, büyüme ile denk gidecek oluşla, büyümeye bağlı sekanstık bir oluşmaysa da, büyüme başka, olgunlaşma başkadır.

Biyolojik, fiziki, kimyasal ve kas sal dönüşmeleri olan büyümeler; duygusal bene, bilen bene değin eylemsel olmanın öznellik tutumlarını da bir arada götürürler. Büyüme ve öznellik, böylesi bir denk düşüşle; zorunlu olaraktan bir arada olmalıdır.

Bir insanın kendi gelişmesi içinde oluşuyla, kişinin; kişisel gelişimine dek büyüme ve olgunlaşmasının zamanını kati sınırlamalarla söylemek söz konusu olamaz. Türlerin içinde, belli dönemlerde belli büyüme ve olgunlaşmanın da genel salınımlı bir ortak özelliğini; istatistiki olacakla görmek te olasıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dünün saban bilgi ve teknolojilerini üreten sosyo toplumsa olgunlaşma ve büyümüşlüğü; o gün insanının da sabanı kullana bilme büyüme ve olgunluğunu ortaya koymuştu. Dün üzerine bugünün büyümüş ve olgunlaşmış sosyo-toplumu içinde; saban kullanmayı bilmeyişle, traktör kullanmanın büyüme ve olgunluğu var, insanın üzerinde.

Kişisi kesikli olgunlaşma ve büyüme süreci, kendi yapısı içinde; kendi yaşantılılarıyla da nicelime uğrayan, kişi boyutlu salınımdırlar. Bu salınım esneklikler, daha öncenin üzerine oluşla; yeni şartlarda ortaya koyulan gelişme ve olgunlaşmadırlar.

Bir kişi 8 yaşla 20 yaş aralığında, çizgi roman okuyup, bırakan; bir büyüme ve duygusal olgunlaşmalı kişi olabilir. Eğer kişi başkaca bir özneci gelişmelerin değişim ve tutumu içinde değilse, bu kişinin fiziki büyümesi, duygusal gelişmesi ile aynı olmamakla; aksamalar yapar. Aksayan duygu çevreye özneci bağlamda uyumsuzluklar gösterebilecektir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

2-] Parlamenter sistem örgütlü yapılanmanın, sınıflı toplumdan bu yanaki süreci içinde, kendi evrimiyle ortaya konulan bir tabu süreçtir. Değilse doğa üstü güçler ikameli, ezotik kutsaldı olan sosyal seçilimdi basınç olmuş olmanın, süreççe meşrulaştırması değildir.

Ne kadarını alır bilinmez ama parlamenter sistem gücünü, referansını ve oto kontrolünü, kendi düzeltmesini; halkın durumlara bakışı doğrultusunda alır. Aslında bu oluşmanın kökü, yatırımcıları dışlar gibidir. Çünkü teşebbüsçü nezaketen halktanım derse de; yatırımcı kendisini pek halk (köle) olarak görmez. Bu nedenle yönetimler ilk başlarda, ezoterik kutsal kılınışın istikametinde idi. Çok sonraki gelişmeleriyle; sınıfsal mücadele tarihinin işi olmaktan da hiç kurtulmamıştırlar.

Bu yüzdendir ki tarih boyunca ezen ezilen ikiliği yönetimlerde de ayrı ayrı baş oynamışlardır. Çünkü ezen ve ezilenler uzlaşmaz bir karşıtlık oluştururlar. Oysa üretim hayatı içinde, yatırımcı ve emek gücü ayrışması bağlamı, şu haliyle birlikte girişir olduklarında. İki durumun girişmesi çağdaş gönenci ortaya koyarlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yüzü, yüz
Esti mi, güzü güz
Yolundayken düzü düz
Adam bir deha
Fikriyle, güven verişiyle
Yanında bulunuluş, bir reha

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ne gam elinde pinhanım ben
Ne sam yele savrulurum ben
Bir atıflı öze takılmışım
Çiğ içre güne hasret kavrulurum ben

Biz Dünyaya geldiğimizde

Devamını Oku