Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

7-]Ancak, toplumların mümini olmaz. Toplumun bireyi vardır. Toplumdaki bireyin içinde taşıdığı inancı vardır. Ama inancı toplumda aktif olamaz. İnanç toplumda bireyler içti dünyasının düşünmesidirler. Söz gelimi toplumsa üretim alanı içinde bireyler; hiç bir inanca dek olan soyut anlamaları, toplum içinde kullanamaz. İnancı anlamalarıyla kişiler toplum içinde inançlarını; ne bir vida sıkma işinde yararlanabilir; ne bir radyo devrelerini tamir ederken yararlanırlar. Ne de makinanın dişlilerini yağlarken inançları kişilerin, kullanacağı teknik bir donanımıdırlar. Kişi inançları, ne bile bir kundura üretmenin bilgisidir.

İnançlar, ne de bir eğitim öğretim alanının, eğitim öğretime hazır oluş ön koşul ilişkisidir. Ne eğitim öğretimin deneyse ve edimse, bilimsel plan, projeye dek olanla, anlama öğrenme metot ve ilkeleri içinde bir yol ve yöntemin kullanımıdırlar. Bu yüzden bir inanca dek bireyin öznel içti taşımaları, sadece toplum içinde etkin olamayacaktır. Toplum içinde inançlar, herkesçe paylaşılabilir, zorunlu bir karşılıklı yüküm edilmenin koşulu olan toplum üretimi değildirler. İnançlar, toplumsal gücün zorunluluğunu içermezler.

Oysa toplumsal olan, toplumsal gücün organizelerini zorunlu kılar. Toplumsal olan; toplumsa olanın dışında sağlanamaz olandır. Bir uçağın üretimi, bir bilimsel yasaların keşfi gibi girişmeler toplum dışı zamanların, üretebileceği bir gelişme değildirler. Bu sağlanışların kendisini direktif edenin, sizin isteminiz dışınızda olan, bir icbarı vardır. Toplumsal yüküm aksadı mı, giderek zincirleme bozulmalarla toplumunuz biter. Oysa bir inançlar özelinde, sizin türban takmanız ya da takınmamanız, toplumsal sağlayışların, bir umuru ve gereksinmesi değildirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çözemezsin çözünmezim
Özemezsin özülmezim…

Gül yüzlü çocuk
Nedir hal?
Sen sütre ben beri

Devamını Oku
Bayram Kaya

2]Demokratik gelişmeci birikimlerini, demokrasilerini sağlayamayan toplum ve toplumsal siyasetler; önce kendisini tekrar ederler. Sonra, korunma nedence baskısını artırdıkça, zorunlu olarak yozlaşırlar. Korunma, ancak ileri yön, zaman akışlı cevapların ortaya konması ile oluşan, gelişme ile mümkündür.

Bir sistem kendi kendisi ile aynı kalarak uzun vadede kendisini korunması olanaksızdır. Hangi toplum, aynı kalarak, kendisini koruyabilmiştir ki? Aynı kalarak korunmak demek; sistemin yozlaşması demek, sistemin gerileşmesi, demektir.

Gerici eşme, insansal öznel etkinliklerin toplumsal sistemde ağırlık kazanmasının bir sonucudur. İnsan öznel yetileri sayesinde nesnelin bilgilerine vukufiyet ile toplumunu kurduğu gibi, toplumunu teknolojik yönden üretim düzeyci ve peylaşımcı kazanımdı olaraktan devamlı bir gelişme içine sokar. Bu nedenle, gerici eşme; öznelce keyfiliğin vahim bir hatalar zinciri, oluşturmasıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sen en ağır ülkü
Sen atılan şamar iken dünkü
Ve gözümüze ufuk olan bugünkü

Bir bilsen
Sen bizim yürekten

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sevdanın yüzü gibi
Daima
Aydınlığın yüzü karanlıktır.

Ey sevgili
Ne yanar dönersin

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sıratı geçtik imtahanla
Çok günler solarken.
Çok dualar tuttuk
Yaratılıştan da mübarek olacağız diye
Karnımız demle dolarken
Olanı biteni,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir âdem, bir madem
Yola koyuldu, fikri sadem

Âdem yeryüzüne düşmüştü
Yalnızlık başına
Tüm olur emeği, eylemiyle

Devamını Oku
Bayram Kaya

Konma bülbül konma
Mizaç istemez.
Nasılsa manayı abit, düşünmeyi sabitle
Âlem felekten çekere gülmezde
Sen sürerken demi
Kıran girse de âleme onma istemez

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ne hükmü geçer, geçmişin; yeni varken sözüme
Ne ön değildir, geçmiş; salt görünmez gözüme

Yağan hava gibi; on beşimdir atmışım; özüme.
Bende ben olan yürekli; durur kesikli sürekli

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir yazıda iki parça aldım. Eğer yazı güncele olan düşüncelerini belirtmekle yetinseydi, hiçbir demem olmayacaktı. Ama az aşağıda tırnak içinde verdiğim cümleler gibi tarihe uzanıp tarihi süreç olaylarının kimi durumlarına sapıklık, iğrençlik deyince durum değişti.

“Tarihin ilk Çağlarından itibaren, yapılan kazılarda, çözülen yazılarda bunun yaygın örnekleri, Tarih ders kitaplarımıza girmemiş olsa da, bilinen bir gerçek olarak hep, tohumlanmıştır (!) " Neye tohumlanmıştı, söyleyelim; ensest ilişkilere ve sapıklıklara!

Böyle bir önyargıyı, “tarih kitaplarımıza girmese bile" diye devam ettirmesiyle; yani haberimiz olmasa, bilmesek bile; diye başlayan girizgâhı tarihsel olmadan ortaya koydunuz mu, her şey güme gider. Siz insanların kovuk, oyuk, mağara yaşam izlenimlerini; daha sonranın sazdan kulübe yapmasıyla, oradan da balta yapan insanın, balta olanaklarıyla kazandığı beceriyi; ağaç kesme ve düzenlemeden kaynaklı ağaç kulübeler yapmağa başlayışla aşama aşama düzelenim ve yaşantılımlar geçirdiğini görmezsiniz.

Devamını Oku