Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

34] Her ittifakı olan devrimsel çevrim, bir simgeci anlatımla sembolize eder olma, yani hakikati, avamın anlayacağı şekilde, basitçe irca edilmesi olaylarını yineler olmak, rutin olmaya başlamıştı. Her ittifak özelliklede büyük dönüşümsek ittifaklar birer hafıza silme, ahit eşilmesi, eski tutumlardan, eski alışmalardan ve daim sinilen rahatın deminden bir aracı kurumlan uzaklaşılma operasyonlarıdır.

İşte böyle bir sosyal belirimle durum (tufandan) sonrasında, Mezopotamya'da beş ayrı yerde kurulan, beş adet şehirlerin, birlikler ve ittifakını anlatan bir metin. Hâlbuki tufanda kurtulanlar, bırakın beş şehir kurmayı, bir köy bile olmaz denli birkaç aile birliği idi.

'Kutsanmış yerde beş kent kurdu,
Onlara ad verdi,

Devamını Oku
Bayram Kaya

41] Böylece aiti eştirme, tarih boyunca çok iyi işlevler gerçekleyerek, başlangıçta halk alanı ve toplum alanını birbirinden ayırmaksızın insanlığı, uygarlaştırma, kültürleştirme akışına sokmuştur. Koyduğu temeller ne kadar gerçekçi ya da ne kadar eften püften olursa olsundu. İşleniş bu eften püften bile olabilen temellerin, zaman içindeki çatışması ile nüve olan aiti çekirdeği çatlatmıştır. Ve dallanan, çatallanan, fraktallerle sistemin burgaçlarını oluşturan bifurkasyonu, yapının temel büyük gövdesini oluşturmuştur.

Her bir dallanma ve çatallanmanın fraktalleştiği yerleri de, başlangıçtaki sosyal hayatı, tabulaş alan kılmışlardır. Sosyal birlikti yapı içindeki buyurmanın ve buyurulana boyun eğmenin makul ve meşruti oluşu böylece ortaya konabiliyordu. Yani dıştan kurallılığın zorunlu makul ve meşruti olan baskısı seziliyordu. Ama bunun anlanması ve anlatım aktarımdı somutlaması deneysel ve özneci analitik olamıyordu. Ancak algısal olacakla ata totem sembolü ile simgeliyorlardı. Ki bu dahi o gün için oldukça büyük bir başarıdır. İşte makulün ve meşrutiliğin kaynağını böyle sağlanmıştı.

Ata totemle iletişime geçilmişti. Bu iletişim aracı araç yöntemle (büyücü ile) oluyordu. Formasyonları kendi tabularına değin, kendi yaşamlarından kaynaklı, algı nesnelerinin çatıştırılmasıyla oluşuyordu. Bu gidiş, bugünkü bu ayrışan halksak ve toplumsak yapıyla, bilim ve bilgiye, teknolojiye; gelinmiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

42] Yani, kutsalın kutsal olma muktedirlik hakkını, yine kutsalların vekâleten iş yürüttüren bir acizliğe indirilemeyeceğini söylemiştir. Bunu Tiberyüs, bir yüksek mahkeme olacakla, yine bu davanın akabil kararıyla belirtmiştir.

Ama gelin görün ki 21 yüzyılda insanlık, hele, bizim toplumumuz bile; hala aydınlanmanın neresinde?

En kutsal, en kalbi öznel değerlerimizi; bazıları, kendilerine dayanak yaparlar. Kendilerine meşruiyet söylemi yapacak sözlerle, kutsallıklarımızı söylem ederler. Kendilerini böylesi bir rami kalple, farkında olmadan tasvip kılınır saymanın konumuna sokarlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

47-] Toplumun üst yapısı, alanlar birleşmelidir. Yani sosyal yapılı halkçı alan öznelliği ile toplumsal alan objektif ve sübjektifliğini içerir. Bu bir süzme kırpma girişmeli oldukça verimli zengin bir girişmedir. Artık burada toplumsalı toplumsal olacakla, halksağı halksak olcakla bulamazsınız Toplum burada tam bir toplum kültürü laboratuvar etkinliği girişmesi çıkartır. Toplum burada, nesnelliğin pratikliğine denk düşecek, olan ve işlev olan, anlama ve anlayışça öznelliklerini sınar. Bu bilinç halkın felsefesi olmalıdır.

Pratikliği olanla, pratikliği olmayanın, seçme ve ayıklanması burada yapılır. Yeni biriktirmeleri depolar. Uygulamanın ayrımlarını yapar. Nesnelce olan öznel toplum gücü burada ortaya çıkar. Sosyal üst yapı tam bir toplumsal üst yapıyı içeremezken, toplumsal alan üst yapı, bir uzmanlık girişmesi yetkinliğini de ortaya koyar.

Yani bir etnikçi özellikli, dini inançlar, folklor gibi bir yığın öznel kültür değerleri burada yansımasını mutlaka bulur. Pratiklikle olumlu olumsuz işlev olan öznel girişmeleriniz, zaten talebini yapmış olur. Tedbirini de, çözümünü de, toplumda karşılaması olumlu bulunur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

48-] Etnik aitti kişiler toplumda; bireylik bazlarındaki, etnik başarı ve sınırlı doğal yetilerini toplumda kullanırlar. Kişisel duygu öznellikle kültürlerini de halkın içinde zaten kullanırlar. Bunları kişiden izole etmek olası değildir. Yanlış olan, subjektifliği bir toplumun özelliği gibiden, sanki toplumun bir tutumu gibisinden, demokratik hak gibisinden, toplumsal alan içinde dayatılmasıdır.

Etnik bir aidiyeti tutum belli sınırlar içinde halk alanda zaten yaşanır. Toplumsak siyasi işletim yapılan bir alanda sizler, söz gelimi etnik tutumları daha belirgin kalmış bir halk kişisi olabilirsiniz. Böyle bir kişi yine söz gelimi yakını bir mahkûmu ziyarette bulunabilir. Bu kişimiz toplumun yasal sınırları içinde kalmak kaydı ile kendi etnik aitti dili ile iletişebilmelidir. Bunlar tartışılmaz bile. Bunların yasak olması ilkel anlayıştı ayak diretiş olmaktan öte, bir şey değildir. O topluma hiçbir yarar sağlamaz.

Yine etnik bir dilin halk alanda kullanımı en doğal bir haldir. Bir sanat üretimi ihtiyaçsa ve isteniyorsa etnikti dille ifade edilebilir. Bunun kıstası bile olmaz. Ancak etnikti bir dilde bunlardan daha ileri götürülür de değildir. Carideki sürüşe göre, ne akılcıdırlar, ne de bilimseldirler, ne de gerçektirler. Bir dilin kendi kullanım işlerlik yöntemleri elbet bilimseldir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

49-] Bu tek tek özellikler bağımsız oluşla değil de girişmiş bir yapı olacakla hep denizde vardır. Ama denizin özelliği; kolektifti, bütünsel belirirdir. Unutulmaalı ki gerek toplumsal özgürlük, gerek uluslar arası toplumsal özgürlük; karşılıklı diyalektik yüküm eşilen (bağımlaşılan) zorunluluğun bilincidir.

Buna istinaden üretimseklerin ferdi eşen serbest özel ve kendi sınırları içinde ve kendi anlamalarınca özgürce tüketilmesidir. Toplum bir süreçtir. Ayrık duran süreçlerle, denizin (toplumun) gücünü ve deniz düzlemini sağlayamazsınız. Toplumsal özgürlük girişimsek bağıntılı bütünlüktür.

Ve bu ayrık duran süreçler bütünü, sistemi değil de ancak kendilerini işleşir ve tartışır olacaktırlar. Ayrışmalar tekil bir özellikle denizde yayılma, çökelme, yer tutunma gibi iç yarıştı olan çatışmaları başlatırlar. Oysa deniz sınırlıdır. Sınır içinde etnikti olmak (ırmak) gibi bir sınırsızlıkla davranılmaz. Kulübe işlev, olgu ve süreçleri ana hattı; bina olgu süreç ve işlevlerine yansıyacakla kendi süreç referanslarını tüketmiştir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

45-] Ve de bu halksak olacakla toplumla uyuşmazlıkları 'koy insan hakları içine', demedi sorumsuzluk mantığı ile hem kör dövüşü yapmaktalar, hem kayıkçı dövüşü yapmaktadırlar. Üstelikte sapla samanı da, alabildiğine karıştıran 'Tamekse at sepete' mantığı uygularlar. Etininse olacaktan inanç olacaktan, ne varsa, demokrasi içine, insan hakları içine atarlar. Halbuki insanların etniklik ve inançları olduğu için değil de, toplumlar olduğu için insanların sağlık, sigorta, eğitim vs. gibi karşılanır hakları vardırlar.

Toplumların bunları sağlayamadığı dönemlerde, bunlar hemen hemen hiç yoktu. Ama insanların etnikti inanç anlayışları hep vardı. Oysa etnik yapılar ya da inançlar; toplum olduğu için toplum için de var olan bir insan hakkı değildirler.

Bunlar, uygarlık var eden insanlığın, etkin eylemli süreç eşmeleri boyunca kullanımdı, gelip geçici bir yol durumudurlar. Çoğu sosyal haklar genelci insan hakları içinde bulunursa da, bu öznel kişisel sosyal grup hakları genelci bir hak gibi toplum alanın kullanım içinde sağlayıştı haklar düzeyinde görülmez. Kişinin de bu özeline, müdahil olmadıklarınca karışılmaz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

38] Sonuç: Aiti eşme veya aidiyetlime aynı mesaj sinyalini taşır olmanın, aynı sosyo kültür ve üretimsek kültürleşmenin, etnik somutlama meşruiyeti içinde yola çıkış alanıdırlar. Giderekten de, bu alan sizin halk ve toplumunuzla sınırlı olmuştur. Girişen, içsel kuvvet alan çizgileri, daima yenisiyle yani üretimsek paylaştırıcı ilişkilenmelere dek kuvvet çizgileri ile değişen, bir olduruşlar alanıdırlar da.

Aiti eşme ilk başlarda ve hala bir kendilik girişme organizesidir. Aiti olmanın, ilişkin edimleri fark edilir ve tekrarlanabilir olaraktan ortay konması, insan soyutlamasının en büyük adımından birisi olmuştur. Daha sonradan, insanın kişi ego çıkarları da bu işe karışacaktı.

O düzlemin girişen gelişme ilişkilerine göre karışacaktı. Genle yararın totem egemence düşünce davranışlarının yerini, kişi egemence totemi düşünce almıştı. İnsanın özelleşen mülk ilişkileri kuvvetinde hileyi şer iyece bağlamında istismarları da eklenince, toplumlar da; oligarşim yapılarla bezeli, hayli ve dramatik yaşamsallara dönüşecektir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir karacayı kurtarırsın
Aslanların elinden
Değil mi ki ne hayır işlenmiştir?
Aslanın telefinden bilinmeli iyilik
Kârca bağlamında ne büyük nimet
Aslan için sonun başlangıcı

Devamını Oku
Bayram Kaya

Varlarıyla alamet
Koparıp bütünü ilişkilerinden
Bulunuyorsa yüklemle selamet
Yürünse bir hükmü ispata
Gördüklerimizse yaratılışın erdemi
Sürenle bizlere delilse eğer...

Devamını Oku