Kılınır, ola, oluşta habitat.
Huyudur bu, say ki tabiat.
İyi bak, ne sendir sen, benle ben
Oluşumdadır kadem, günah tutmaz.
Zel ve zül üne
Razıyım.
Çatılma öyle.
Yok sayarak
Sevecenliği,
Aldanma söyle.
Manaca birdir,
Vakte eklersin teravih
Coşkunun doruğundayken; gelirsin,
Hiddetle, kıra-döke, mamafih
Bir selam saldık tefhir ile
Zamanın parçalı ve tanecikli olan yapı boşlukları arasına, geçmişler girişir. Bu sanal girişmeleriyle uzam yaptıkları için devinirler. Tıpkı rüyalarınızın boşluklu tanecikli yapı içine hareketlenen bir uzam alan devinmesi gibidir. Sınırsızlık; geçmişin gelecek içinde kuantik oluşları ilişkilenmelerine (aitliğine nedensel bağ) , şimdilerin eklenip örgüleşmesi ile kesikli süreklilik kazanırlar. Aksi halde zaman donar kalırdı. Geçmiş ve gelecek olamazdı. Geçmiş, zamanın kesikli, sürekli yapısının tezahürüdür. Geçmiş, olgu ve olaylar da, süren varlıklar da (olgu ve olaylarda, kendi başlangıç koşullarının çevresel etki ya da çevresel basınçları olmaması pasifliğini ve nedenli belirlenimciliğin boşluğunu [girişmesini] taşırlar) özne içinde, yeni durum alamazlar bu yüzden hatırlanışları olur, muhasebeleri olur. Olgu ve olayların vacibi vücududurlar. İsteseniz de geçmişiniz, o koşulların ilişkilenmesi içinde olamadığından ötürü, gününüzde kendi temel etki ve yön vericilikleri ile devinemezler.
Bu nedenledir ki, süper konumlar ya da olasılıkların üst üste olmaları veya olabilirliklerin kaostik ve olamlılık, kesir değerleri mevcuttur. Geçmiş, mini minnacık bir kısmını aitlikle yeniye kaotikçe ilgiler.
Geçmiş, içimizde paket halindedir. Birleşen yapılarda; kişiler bağlamında ya da kişiler bazında, benzer iliş kinlikler, ayrı akıtılacaktır. Çünkü sizin içinizde geçmişlere ilişkin dışsal seçenlik ilişkisi yoktur. Olay ve olgunun seçenlik bağı yerine artık siz de enerji transferiyle bağ kurup duygular ve somut kimi girişmeleri var ediyorsunuz. Bunlar çatışan; uzlaşan, ayrışan, destekleyen ya da köstekleyen süreçler olaraktan da belirecektir. Bu duygular sosyolojik, öğrenme ve geçimsizliklerin aidiyetçi nedenidirler de.
Totem düşünce sıfır bir başlangıç referans kararlılık noktasıdır. Bu nokta, osilasyon kaynağı oluşla salınım yapan; taşıyıcı dalga genlik özellikli oluşla da davranır. İnsan sosyal yapıları, yaşantılımları içine kattıkları görsel, izlek sel anlama, öğrenme ve yorumlamalardan oluşan nesnel gerçekliklerle hakikiliğini (zihinsel öznel gerçekliğini) , bu totem noktası ile eşleyerek öğrendiler.
İlk başlardaki, insan gelişmesi, kendi emekleme dönemi içinde dış nesnel gerçekliklerin insan bilincine olan basıncından ötürü insanın bir uyarılması ve dışarıya bir tepki verme öğrenilmesi gerçekleşmiş ise de, bu öğrenmeler içinde tam bir neden sel seçicilik pek pek egemen değildi.
Sadece karşılaşmalarına göre bilinen, yönelimden eğilimler söz konusuydu. Yeniden ve plastik edimli simülasyonu yapılışla üretilen ritüeli eğilimler çokça sosyal birlikti alanla ortaya kondu.
Tatsızlaşıyorsun yine.
Mızmızım.
Gönlün olsun diye
Körebe mi oynayalım?
Sızlanıyorsun yine,
Hey doğan Güneş!
Hey açık olmayan giz!
Hey durup duran siz!
Ne bekliyoruz biz?
İşte sıcak çorba
Bugünlerin atışması;
De modeden, moda.
Uygarlık çatışması.
Al çocuğum annen,
Ekmeğine bal sürecek.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...