Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Evrenin seyir edişi, insan bilincinin konusu olunca, bir anının, zaman içeriği reçetesini verebilmek de, insanın beceriklilik şevki olacaktı elbet. Zor olan, insanın azminin elinden kurtulamayıp, keyifli bir çözüm olabilme bahtsızlığından kurtulamayacaktı. Bir anın zaman içeriğini söylemek için; 1- O anın sıcaklığını, veri yapmalısınız. 2-Birim hacimdeki elektrik yükü belirtilmeli. 3-Baryon sayısı ve lepton sayısı belirtilmelidir. Bu tür akıl koyuşun gerekli çıkarımı da, yine bir ilkenizden hareketle olacaktı.

Bu akli çıkarım ise; evrenin genişleyen her hacimde, korunum yasasına göre, nicelikler, hep aynı kalır, yasası idi. Foton başına yük ve baryon ve lepton sayısı aynı kalırdı. Foton ve yük ve baryon ve lepton sayısı ancak evrenin küpünün ters boyutu ile değişirler. Yani, aslında burada değişen bunların sayısı değildi. Değişen ortamın ENTROPİ’ SİDİR.

Genelde evren boyunca elektrik yükünün ortalama yoğunluğu sıfırdır. Eğer evren pozitif Ya da negatif yükle baskın olsa idi, elektriksel itme kuvveti kütle çekim kuvvetinden fazla olurdu Ve elektrik kuvvet çizgileri evreni durmaksızın sarar ve bir elektrik kuvvet alanı oluştururdu. Kuşkusuz bu böyle dönemin olayları da, bambaşka olurdu. Şimdiki gibi olamazdı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Seyirci gelmiş
Mehirci gider

Başta dururda
Başa giyilmez
Ayakta durur

Devamını Oku
Bayram Kaya

21]Aksine onlar, yürürde olanlarla beyin fırtınasının olası tahmini simülasyonunu yaparlar. Toplumsal kurumlara projelenecek fizibilite edilecek, rehabilitasyonu yapılacak, önermeler olacaktan şekilleşen tavsiye ve kararlarını ortaya koymaktadırlar. İşte gelişmiş olanla gelişmemişin tartışması ve konuya bakışı, böylesine farklıdır.

Ama varsayalım ki ABD’lerinde de, bizdeki gibi bir eski uygulamaya talep olsun. Müsamaha görür mü? Orada da toplumsal bilinç ve irade, toplumsal akıl; bu istem karşısında, olayı böyle; 'canım evham yapıyoruz. Bu bir haktır. Bu türden bellek çağrıştırıcı hatırlama evhamlarından kurtulalım' denebilir mi? Bir atom bombası atılmışsa yeni bir atom bombasının eski çağrıştırıcıları hatırlaması yanlış mıdır.
Eğer atom bombası atılıyor, eski çağrıştırıcılar yaşanmıyorsa; atılan, atom bombası değildir. Yeni nesil yeni ilişki düzenli bir durumdur. Üstelik de, tekil olmayan bu türden bir egemenci soyut otoriter baskıyı ortaya koyma amaçlı sembolleşmeler; topluma ait bakış iradesi olarak, evhamla bağdaşır mı? Bu ne cüret ve aymazlık? Ki, bu bilginin, bilgisiz kılınışı olup, bilginin dezenforme edilişidir!

Şartları geçti diye, korku cumhuriyeti olmasın diye, köleci yapılanmaların, birey egemenci tutumların, ihyasına, bir haktı, bir özgür isteyişti diye bakmalı mıyız? Üstelik şartları geçti denen, korku olmasın korku yaratmasın, evham olmasın denen bir şey, niye istenir ki? Pek çok düşünsel, sosyal, insansal yaşayış; öz değişmeden var bulundurulup sürdürülebilirdir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir elinde kadeh
Toplumlar arası ilişkileniş
İttifaklık şerefi
Bir elinde sıgara
Barışın çubuğu

Devamını Oku
Bayram Kaya

Zaman suya düşse
Su dahi; sabah, kuşluk, öğle...
Gibi vakitleri titrer
Sudaki salınım kayıkta
İnsan kayıktaki salınımla ayıkta.
Salınım, nekahetini bilmez,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sen hiç yarı özlerken
Hatırlama üşümesini taddın mı can?
Hani acı kusacak iken kusamazsın,
Tam da ateş basıp yakacak da yanamazsın
Bir kuruluğun soğuk terlemesi ve içteki haraptarlık
Özlemin yaktığı değil artık,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yine gönlüme hüzün,
Bana ben kaldım.
Ruhsatı mı yok acep?
Sıkıntıma daldım.

Baharda,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sen beni bayram görürsen
Bayram çok yok
Sen beni özne nesne görürsen
Bayram pek çok (yok pek çok)

Bir, birden gelir bir çok

Devamını Oku
Bayram Kaya

Memleket demeyle
Memleket şairi olunmaz
Be Fesuldam!
Hasret yemeyince
Kargaca gaklayana,
Farece günü birlik dem saklayana

Devamını Oku
Bayram Kaya

54]Sırf, birinci haldeki eğilimleşme belirtisi olan heves bile, diktatörlüğü ortaya çıkartır. İkinci durumdaki çabuk kararlar alma heves eğilimleşmesi de, iktidarsızlığı ortaya çıkartır. Hâlbuki bu iki alana da ortamda girişim yaptırılmalıdır. Aslında halkınız da, bir önceki alışmalarının duygusal ve psikolojik rahatlığı vardır. Ve bu rahatlığa alışmış olmanın, sürdürülmek isteyişleri vardır.

Bu tür duygucu, psikolojik yönelimler, şimdiki yeni koşulda şartları olmayan bir duruma, halkın alışmasına dirençler koyar. Aynı zamanda da halkın sorumlu yurttaş olma bilinçleri, kişileri; sistemle uyumlaştırıcı olmaya transfer etme gayreti olacaktır. İstikrarlar; siyasi, ekonomik, yönetsel gibi olabilen süreçlerin, daima oluşma, çözülme ve belirmesi ile girişir olmalıdır. Değilse bizim öngörü heveslerimiz istikrar değildir.

İstikrar çıksın diyerekten, bir düzenleşme gayretinizin sonucuda da, istikrardan kaçınmışsınızdır. Demokrasilerde, çoğulcu bir yapılaşma ile kitlesel oylar sizleri, mecliste yürütmeyi düzenler olmanın başına getirir. Tek tip yapılarda, bir örnek yapılarda, nerede ise girişmeler ortadan kalkar. Oysa meclis çok parçalı yapı olursa, yürütme de bu çok parçanın birçok girişmesindeki oluşmayla sağlam olacaktır. Buralarda da, sistemin frenleri çok etkindir.

Devamını Oku