Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Bu üçlü yapının alanı belirgince belli olmayınca, gelişen toplumsal yapı, sorunları bilinip anlaşılmayıp, cevap verilemez olunca, bunalımlar kaçınılmaz oluyordu. Bu dönemde dinsel şiddet, baskı artıyordu. Zamanla bu dinsel gücü elinde tutan kral rahipler, dinsel anlamalarla toplumu düzenlemeyi sürdürür oldular. Gelişmiş din anlayışında bu halifelik olarak, göksel egemenliğin saltanatı olarak devam etti. Bu evrim, zaman içinde, somut koşulların topluma inançsal çözüm gibi sokulması ile inançların halk ve toplum üzerinde muktedir oluşunu artırıyordu ki, bu din adamları sınıfını ve egemenliklerini kat kat yaygınlaştırdı. Baskı otorite olup çıktı. Bu zorlanış laikleşme ve hoşgörü tutumlarını da yapılaştırışın başlangıcı olacaktı.

Toplumsal yapı iyice geliştikçe, dinsel yapı, ayağına pranga oluyor, taşınamaz bir yük arz ediyordu. Çatışmalar yüzyıllar boyu şiddetini artırıyordu. Artık savaşlar alttan alta, nesnel egemenlik savaşları kılığında, ama dinsel görünümlü idi. Dinsel karışma, toplumsal yapıda, nesnel belirlemelerle beraber işletilirken, güya gelişme dinsel anlayışlarla yapılıyor, tanrısal irade ile sağlanıyor, görünüş ve İlizyon yanılması, bakış aldatılması verdi.

Ne var ki gelişme gelenekleri dahi değiştirdiğinden, din ananelerden dönüşü, bir sapıklık ve sapkınlık görerek tam bir karabasan olup çıktı. Çünkü din, çok kere gelenekleri din, inanç olarak benimseyip tutumlaşıyordu. Eğer yeni bir din kuruluyorsa, yeninin yerleşebilmesi için, eski alışma ve alışkanlıkların, geleneklerin, yanlış olduğunu söylüyordu. Tabi kendisi için söylemdi. Eğer kendi gelenek ve uygulama benimsenme olmuş ise; eğer kendisi gelenek olmuş sürüyor ise, her yeniyi bidat ve sapıklık görme eğilimindedir. Bu da onun doğası gereği normal bir seyirdir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Roma' da köle emeği azalmaya başladı. Lâtifundiaların köy kent ticareti iyice azalmıştı. Bu, buhranın ayak sesleri idi. Lâtifundialar kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz oldular. Bu neden ile de kalitesizde olsa kendi ihtiyaçlarını kendileri karşılama yoluna gittiler. Pazar ekonomisi durdu. Roma çatırdamaya başlamıştı.

Feodal toplumun siyasi örgütlenişi, koruyan-korunan ilişkisine dayanan hiyerarşik bir örgütleniştir. Merkezî otorite zayıftır, yerellik görülür. Feodal ekonomi ise, kendi kendine yeterlik üzerine kuruludur. Köylü tarımda bir kısım zamanı kendi için çalışır. Böylece köle
Emeğine göre serfleşme ile verimlilik artmıştır.

Hz. İsa’nın doğduğu çağda Ortadoğu’da, bilge, rahip, müneccim, Rabbi (öğretmen) kişiler peygamber kılığında, birçok insan dolaşıyordu. Aslında Hz. Isa da bunlardan biriydi. Laikliğin belirgin izinin İsa'da olduğu söylenebilir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kraldan çok kral olmadan, olacağından daha fazlası olmadan, güzel şey, güzel ahlaklı olmak…

Eğer bir sebebiyet sizden rahatsızlık olurla çevreye dağılıp yaygınlık oluyorsa, bunun izahını, kutsal değerlerin hepimizde ortak oluşan dokunulmazlık algısıyla örtemezsiniz. Şiddetli ve gürültülü ezan sesinden vaki şikâyetlerine siz; “ezanı mı susturacaksınız? ” demekle, soru; cevabına karşılık bulmaz.

Nasıl müzikten rahatsız olunca müziği ortadan kaldırmıyorsak, elbette ki ezandan değil ama tasvip edilmeyen gürültü değerleri içinde okunan sesten rahatsız olunca da, ezan ortada kalkacak değildir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bizim toplumumuzda ve Dünya'da, “halkın egemenliği” kavramı güncelin gerçeğine karşı “saltanat ve hilafet” gibi fiili durumlara oluşturulmuş bir parola ve bir aydınlanmacı söylemsel gerçekliktir. Bu parola güncellenir güncellenmez; yani yürüre konduğu anda, bilmesinlercilik dezenformasyonuyla rayından saptırılan bir slogana dönüştürülmüştür!

Bu bağlamda, insanlığın mücadelelerle ulaştığı bir yönetimsel aşama olan seçme ve seçilme hakkı, siyaseten alt yapısı hazırlanmadan bir yetkilendirme olmuştur. Ve yine, alt yapısı hazırlanmadan icracısı olacak seçilmeyi, en yetersizler seçilerek kullanır olacaklardı. Zaman düzleminden bi habersiz, konusuna yabancı kişilere, denetlenme yetkilenmesi verildi. Bunun alt yapısı da tam oluşturulmadan devreye sokuldu. Yani sorumsuzluğa pirim verildi. Yetersiz sorumsuzluk maç kuyruğuna girer gibi, seçilmek için aday üye oldu. Konusuna yabancı kişiler hem seçme ile hem de seçilme ile yetkilenir temsillilikleri, toplumsal yapının sorunsalı olup çıkmıştır.

Siyaseten siz, ne proje üretip korsanız koyun, halk bu projelerinizi belli bir filtre anlayıştan geçirerek davranır. Filtre değer yargıları da, halkın dindir, inançlardır. Kendine göre kanaat önderlerinin söylemleridir. Gelenek görenek ve etnisiteyse uyuşmasıdır. Hatta çok kez de, sığ bir sağcılığı ve solculuğu gibi ideolojileridir. Akraba, dost tavsiyeleridir ve saire. Sizin projelerinizi halk, bu kalıp filtrelere uyarlayarak olumlarlar. Ya da bu kalıp filtrelere göre algılanmaz kılarlar. Ve süzülerek elenirdir. Halk ne derse o olur; sözü, öyle sığ, öyle anlamsız, öyle bir baş belası abartı sözdür, ört ki ölem; cinsinden bir bas bayağılıktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

17-Çulu yitmişte
Eşekliğini arıyordu

18-Hiç siyasa bilmez
Sahibi sırtından inmez
Tevatür ırz edilse de, canını;

Devamını Oku
Bayram Kaya

36-Bir türüde yük eşekleridir
Çeken o, çekilen o
Hiç tam olmaz keşkeği
Üç eşekliğe, bir eşeklik
Mayın taşır, kıbrıs eşeği

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ah müştak
Yerilmek ve sürünme sana düşer
Ağlamak ve ağıdı bana...

Birler vardı Cihan'da,
Başına bombalar yiyen

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sen çocuk
Doğacaksın bir anadan babadan
Lakin yaşayacaksın cabadan!

Tarihler bin yazsa da
Sen uyumayı unuttuğun gün

Devamını Oku
Bayram Kaya

Badem içi kız
Soyup seni çıkarsam kabuğundan
Özlemlerinledir taşarım
Duyguların çabuğundan.

Bitmiş olur

Devamını Oku
Bayram Kaya

Oku, yollarda geçtiğimi, dillere yolcu.
Boru mu çalar? bak tutulmuş, yollarda kolcu
Nazın ne? sağın düşmüş, de bak dikilmiş solcu
Han iken dolarsın sen, borç yol olmuş ben yolcu

Çağır sevdalarımı, hal üzere yürürüm

Devamını Oku