Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Halk da, toplumdaki laikliğin sosyal hayata getirilerini, getirinin nedenini bilmeden yaşar. Ve yaşayarak tüketir. Pek çok kişi bunun farkında olmayacaktır. Yapının temeli, kendi iradesi dışında, başlangıçta toplumsal hareket olarak belirmişti. Artık bütün yapılanma ve çözüm bu yapıya göre ve bu yapının içinde temellenecekti. Bunun değiştirilmesi, toplumsal yapı olmaktan çıkarılması, mümkün değildi. Toplumun dışında ne halk olur, Ya da evrensel bazda, halklar olabilir, neden bireyler olabiliyor. Ne zorunluluklarınızı bilebiliyorsunuz, ne de özgürleşip doğaya egemen olabiliyorsunuz.

Ve bile, bu toplumsal gerekliliği inançlar dayatıp belirlememişlerdir. İnançlar yapının dahli olmadığından, toplum inanç dışı sebeplerden var bulunduğundan, toplumsal çözüm ve üretimin nedeni de inançlar olamamaktadır. Yani sebebi kendi olmayan inançlar; toplumda çözümde kendisi olamıyordu.

İnsanlık, uzun bir toplumsal evrim süreci ve deneyimden sonra çekilen ıstırap ve acıların akan gözyaşı ve kanların pahasını, ancak köleci düzenin feodal düzene dönüşmesiyledir ki esaslı şekilde, elle tutulur çalışmasını düşünüp çözümlemeye girdiler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

84]Cumhuriyetin daha başlarında, nitelikli birey elemanlarınız, yok denecek kadar azdı. Ve bunları kendi alanlarında kullanılıp, üretim istihdamı sağlayabilecek ekipmanlı donanım ilişkileşmeleriniz de yoktu.

Liberaller, temelde akla uygun olan; ekonomik liberal ilkeleri, sanayisi gelişmiş ülkelerde, koşullar girişmeleri ve uygulamaları olaraktan mümkün oluyordu. Sizin yeni yapılaşmamız içindeki, ilişkileri bile ortaya konup anlaşılamamış, oturmamış olan; şartlarını taşımayan ekonominizin, ortaya konulmamışlığına rağmen, boş söz ve laf ebeliği olarak mugalâtalarla, halkın kafası karıştırılıyordu. Söz gelimi liberaller, özelleştirmenin ekonomik mantığını ortaya koyamadıklarından,'tüccar devlet, bakkal devlet, manav devlet' gibisinden, yapılan nazımları, saçmaya indirgeme yöntemi ile eleştiri olmayan, ama bilmez oluşların, kafa yamulmasını sağlayan, sözleri ortaya atıyorlardı!

Böylece olayların basitlikle sübjektivite edilmesiyle, kavramların asıl anlamları kayıyordu. Böylelikle de anlamları kaymış ulam sözcükler ortaya atılıyordu. Düşüncelerin anlamsal kavratılmasında, sizin memnuniyet sağlar oluşunuza uygun, anlamlarınızın; göçer olması sağlanıyordu. Bunları, adında prof olan, pek çok liberaller yapıyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sevgili azar vurdu
Yetiş anne
İçim kurtlandı
İncinmedim, kesildim, titriyorum
Gel, apar beni buralardan
Anne, ne olur gel!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir başka oluyor sevdalı

Umuduna sevindirirsin.
Umuduna yerindirirsin.
Akında karanda
Kırmızında belirirsin.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Seni özlüyorum
Gönlümde sözlüyorum
Durup durup, el şafakta
Grubu gözlüyorum.

Şafağını dürsem

Devamını Oku
Bayram Kaya

Halk yaşamını ilk elemeyi; kendi alışmasının güvenli oluşu algılarından çıkarırdı. Böylelikle de alışkanlıkları, belli tepki ile belli tavrı alıyorsa, bu o insana; neden sonuç ilişkisinin değişmez oluşu gibi yansıyordu. Böylece kendisinin tekrar edilir edimlerine, kendisinin bir güven duyma şartlanması idi. Belli ilişkilenişler karşısında, belli davranışları gösterme rahatlığıydı bu. Kendisine güven veren, doğru bildiği bu formellerini kurallaştırdı. Bunları düstursal bir saygılaşmayla ve tekrar eden, gelenek görenek, inanç gibi davranışları; pekiştirip, kutsala dönüştürdüler. İnançlar kanıların yanı sıra bir temel noktayı da böylece taşır ve sarmalanır oldu. Toplumun işleyişi inançlarla bire bir ifade edilir olacaktı ilk başlarda. Yani toplumun işleyişi önce inançlaşacaktı. Bu nesnelliğin öğrenilen ilkesel ilişki inançlaşmasıyla fantezilerin yumaklanması idi.

Halkın devinim alanı bir takım ufak ufak adımların, tekrar eden söz ve eylemleri, yinelenip figürsel somutlandılar. Bu yinelenir figürler totem eksenli mana algısıyla sembollerle izafeliğe yapılaştılar. O çekimlendikleri totem etrafında figürsel tavaf (dönme) ettiler. Saygılaştıkları totemin; bir semboliği ve yine totemin adını taşır olmak; kurallarını bilip, benimsemek, hem grubun adı hem kişinin ortak adı idi. Bu kuralları sürdürmek, halkın aidiyet kimliğidir. Kişi kimliği o dönemlerin pek ayırdın da olduğu bir önemlilik değildi. Grup etnik yapı aitliği Ya da totem halkı, grup aidiyet kimliği önemli idi. Karabaşlar halkı; deve adamlar, ya da öküz adamlar ülkesi gibi. Bu kişileri veya o halkı ya da, o etnitiseleri, bir topluluğun aidi yapıyordu. Bu hal, kişileri, bir grup üyesi veya cemaat üyesi veya grup ve cemaatin aidi olmalarını; taammüden meşru kılıyordu.

İnsan egosu gereği, haz ve elem duygularının doyurulmasına yönelir. Bu nedenle insanlar yaptığı her davranışların; olumlu olumsuz, mutlaka bir karşılığının olduğunu öğrenmiştiler. Çünkü etki eşittir tepki idi. Bu etkiye karşı tepkilerinin, ritüelleşen sembolik davranışlarının da bir karşılığı olmalıydı. Bunlar, o gruba kabul edilirliğini onaylayan, o grubun aidiyeti olma bilincidir. Bu iç algının, dışında belirip somutlanması ve yine kendisinin bu belirimle çekimlenmesidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yaşamın telaşına bürünmüş.
Yaşam çizgileri;
Kırışık, dikine enine,
Buruşuk buruş,
Karmaşıkça, gülerken bile
Bellisine

Devamını Oku
Bayram Kaya

Cehennem kaçkını,
Seyyal, saydam safi zar.
İz yapmadı açkını,
Zardı delişmen, devingen,
Süreci kendiydi!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Temeli Dünya'lık.
Fikir yansıması başka başka.
Yercil sonurtu
Özlemlere has, rüyalık.

Yersel öğeler içimlenmiş

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çocuk,
Giyerken gocuk,
Boncuk boncuk
Terleyecek.
Çıkacak soruncuk.

Devamını Oku