Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Böylece totemi yasalara göre totemi yasaların hayli değişmiş şekliyle oluşan ilahi yasalar içinde geri bağlaşımlı olan totem yasanın imajı vardı. Totem yasalar, ilahi tanıma bürünen bağlaç imgeleriyle; ilahi grup içine yansıtılacaktı. Artık totem yasalar yerine totem yasalar imgeli ve totem yasalara göre totem yasasının kendi veya zıttı olan durumlarıyla, İLAHİ YASALAR vardı.

Yeni yasa, İLAHİ yasaydı. İlahi yasa totem yasalardaki im, imge ve imajlara göre anlaşılıp; seçme ayıklaması bu temel üzerinde ilahi yasa kodlarına göre yaptıktan sonra, üzerinde ittifak edilmesiyle İLAHİ yasaları oluşuyordu.

Totemi yasalar; sürü kaba kuvvetine göre biçimlenmişti. Kaba kuvvetin yerini günlük tekrarlı ve düzenli çevriyle olan sözlü yasalar almasıyla totem yasa dediğimiz yasalar oluşmuştu. Sürü kaba gücü sosyal birlikti sürecin, zorunlu birlik olucu kaide ve kurallarına göre biçimlenmişti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Doğum, açlık vs. gibi referanslar temel düzlemdi. Siz acıkmayı ve doğumu var da edemiyordunuz, yok ta edemiyordunuz. İsteminizle ve istemsiz liginizle değildiler. Ne var ki doğum ve acıkma gibi temel referans içinde var olanları sağlatmayı dışta girişen grup veya güç birliği bağıntılarıyla dönüşebilme muktedirliğiniz vardı.

Siz, doğum gibi açlık gibi temel referans içinde var olan bu sağlatmaları ele alacaktınız. Bunları kendiniz gibi ortak özellik empatini kişilerle sağlatma paylaşımı yapacaksınız.

Paylaşım biçimini düzenli, tekrarlı edimlerle sistemin düzeni, kuralı haline getirecektiniz. Bu andan itibaren, sistem girişmelerini oluşan bu türden düzeni oluşan yoğunluğun sistem merkezine çöken büzülmesi, sistemde dönme çevrimini yapmaya başlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İttifakın diğer bir ilahi yasası neydi? "Karşı gruptan, ahitle olduğun karşı grup ittifaklı eşlerinle yatacaksın" diyordu. Bir bebek paylaşma yolu ile kendisini doğuran gruba verileceği gibi karşı gruba da verilebiliyordu. Yani çocuğu emziren grup, illa çocuğu doğuran grup olmaya biliyordu.

Öyleyse bu yasaya ve bu paylaşıma göre melez çocuğumuz kendisini doğuran grubun karşıtı olan grup aitliğine (uyrukluğuna) verilebilecekti. Bu durumda çocuğun kendisini doğuran kişi, bebeğin şimdiki aiti olduğu grubun karşısı olan grup içindeki kişi olarak kalacaktı.

İlahi yasaya göre çocuk potansiyel olarak ve kuşak farkı olmaksızın karşı grupla yatacaktı. Yani kendisini doğuranlarla yatacaktı. Bir de bunun tersi vardı. Bebeği doğuran bu taraf gruptansa; ittifak yasasına göre çocuğu doğurtan da karşı gruptaydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Birinci bölümde yayınlanan son paragrafla belirtilen; Dünyamız, uygarlık için şimdilik evrensel olan sınırdı. Uygarlık bu sınırla geri yansıma ve geri çevrim döngüsü veren sınırlılıktı. Genel eylemli ve üreten ortak akılla oluşan uygarlık, dünya gibi genel eylemli sınırla ortaya konan sınırlılıktı.

Bu sınırın geri dönüş çevrimi içinde Maveraünnehir, Mezopotamya gibi yerelden genele, genelden yerele doğruydu. Paydaşlı insan olma sürecini ilettirmenin uygarlığıydı. Uygarlığın genel muhatabı insandı ve dönütü de insanlıktı. Diyen açıklamadan itibaren devam edelim.

Bir Roma, Bir Asur, Bir Osmanlı vs. köleci uygarlığından bahsetmek için bu uygarlıkları belirleyen ilk tarımcı, çoban, teknik ve teknolojik üretim ilişkilerini ortaya koyan mutlak bir öncel süreçler olmak zorundadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İşte uzaktan yapılan bu temaslar gelecekteki ittifakları başlatacak yol adımı envanterlerini de olacaktı.

İttifaklar uzaktan teması, yakından teması tıpkı totem yalıtımlı dönemdeki gibi dokunmalı işbirliğine çevirdi. Amaçları temas etmek değildi.

Henüz üretmeyi bilemeyen barbarlara karşı üreticiler, önce kendi canını ve sonra da ölülerini yenmekten kurtarmak için barbar yamyamlara tek taraflı yiyecek sunusu yaptılar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tarihin ikinci aşamasını ve ikinci büyük dönüşüm noktasını ele veren süreç ön ittifaklardı. Ön ittifaklar gruplar arası üretim birliği olmanın senteziydi. Gruplar arası kültürlerin senteziydi. Biyo fiziki ve biyo kimyasal karakterin senteziydi. Uygarlıktı. Artık süreç günümüze kadar bu uygarlıklar silsilesi içinde gelecekti.

Sentezi veren süreçler sosyal sorunu da kotaran süreçlerdi. Sosyal sorun insan olma anlamını verecek bağlaç ve ahit denen (iman-inanç-ant- ikrar-yemin-deklarasyon-manifesto- beyanname vs. de denen) sözleşmelerle aşıldı.

İttifakı manifestolar ilanen kardeş olan gruplar arasındaydı. İttifakların ikinci bir önemi de kendi totem meslekli tüketim ve kullanım ürünlerini, karşı gruplar sağlaması için de üretecek olmalarının kararını, vermiş olmalarıydı. Kendi totem meslekli ürünlerini karşılıklı ve sürekli üretir olmanın taahhüdünü yüküm eden ahitler, bu tür bağıntı ve zorunlu ilişkiye esas kılınmıştı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ölüm duygusu, ittifak öncesi toplulukların da yaşanır bir konusu olmakla; elbette animist insanların kendi öznellikleri içine yansıyışlarıyla, kendi öznellikleri içinde de, kavranıyordu.

İttifaktı dönem öncesinin duygularıyla ölüm algısı içindeki bir insan, ölen kişilerinin bir ağaç, bir çalı ya da bir kayalık, bir dağ, bir taş, bir kuş, bir horoz vs. gibiden oluşla dünyaya tekrar geldiği kanısındaydı. Bu nedenle ittifak öncesi insanın çevresi, ölmüş atalarının canlarıyla doluydu.

İşte animist düşüncenin temeli bu şekilde olurla, ölen insanın don (görünüş) değiştirerekten tekrar dünyaya geldiği şeklindedir. Animist (canlıcılık) dönemden, ittifakı döneme doğru olan süreçte ölüm anlayışı da bir değişme, dönüşme olmaya başlayacaktı. Hesap verirle dirilişçi ölüm duygusu mülkçü yaşantısal akislerden yüklenmenin açık bir ifadesiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir hoyratlığın tutar perçinle beni
Ne sular dararır
Ne gün kararır yokluğunda
O günün mesabesine teyel oluşla
Şeytan kör bakar
Çiçeklenmez dil ucu ıslıklar

Devamını Oku
Bayram Kaya

İttifakı dönem; toplumsal oluşmalar dönemi ve giderek köleci dönem oluşla, sınıf çelişkili birliği üzerine almış bir devinme şeklidir. Böylece totem dönemden beri olan içimizdeki sessizliği ifade açınımlarıyla açıklık edebilmemizin dil araçlarını oluşma ve bu sessizliği sosyo toplumsa bağıntılarıyla düşünme edebilmenin de dönemidir. Ve bu süreç ittifakı dönemlere uygun bir mantıkı dil çeviri kalıplarını; kendi ilişkin bağıntılarıyla (kodlarıyla) oluşturmaların, dönemleridirler.

İnsanın kendisiyle; insanın grubuyla; insanın toplum ve sosyal yapısıyla; insanın doğayla söyleştiği; bunları içine alıp; dışına serdiği; seslendirip, anlamlandırdığı; giyinişlere büründürüp somut kıldığı kendisine sorun olan konu nesne ve öznelerini bilinir yapıp, adreslemelerini ortaya koydular. Bu bilinirlikti adreslemeler içinde seçme ayıklamalarının sistematikleri de, hızla işletilmeye başlandı.

İttifakı sistem, üreten ilişki bağıntılarını oluşturan, bunun sosyal ve toplumsal girişmelerini okumayan süreçti. Ortam okunması ihtiyacı, odak nokta kutsallığına tabîyidi. Totem nokta düzenlemelerle eylem sel düşünmeye dek konuların kıyaslamanın mihengi olmuştular. Doğrular, eğriler, meşrulaşmalar bu odak noktasıyla foya edilirlerdi. Odak noktası böylesi bir osilasyonlarla salınmanın özeğidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dinler sosyolojik olurla da totemi bir kültürler sentezinin ürünüdürler. Dinler totem kültürler gibi tek fazlı bir frekansı içlerinde taşımazlar. Dinler çok fazlı (totemler kültürlü) sentez oluşla, milleti olmayı öngörürler. Bu nedenle dinler, çok köklü kültür fazlarının senkronizesini oluşmanın da aracıdırlar.

Çok fazlı yansımanın tevhidi görünümü; millet kaynaşırımı olacaktı. Milleti olma da kendi dini aitliğini ortaya koymanın bağıntılı yansıması ve bağıntıyı yansıtmasıydılar. Dinler; kardeşlik, kültür gibi farklı totem aitliği devinmeli oluşun faz farkından ötürü, dini kardeşlikler ortaya koydu.

Dinler; totemler aitliği farkından ötürü farklı kaderlerin birliğini; farklı kültürlerin birliğini; farklı tasa kaynaklarını kendi tasaları gibi görüp, tasalar birliğini vs. senkronize edişle, bu kabilden farklı faz açılı frekansları, sosyo öznel ideler üzerine oturtmanın, idece savlarıydı.

Devamını Oku