Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

İçinde olunan çevre kişilere sağlatma oluşuyla, kişilerin eğimletir olması vardı. Bu eğim oluşlar, bencilliğe denk gelen bağıntılar yönünde olmakla bu böyleydi. Bu eğiş etme oluşun yanında dış çevrenin kişilerde uyandırdığı kişiye rağmen olan, kişiyi yok eden baskı ve basıncı da vardı.

Bu baskı ve basınçlar kişide; kişinin o şeye hoşlanma, haz ve sevinç duygusuyla yönelimli olması kadar, kişinin kaçınma, sakınma, korunma, kaygı, elem gibi tehdit oluşan ikisek duyguların da kaynağıydı. Kişiler dış çevrenin etkisini bencil bilinç olmakla, parçalı ilişkiler bağlamında yalıtmıştı.

Bu yalıtma içinde kişi; tehditten korunma gibi dış çevreyle çelişen; çevreye yönelme gibi dış çevreyle kimi yönden kesişip birleşen; kendilik eğimli olucu minimum baskı ve basınç alanı yansıtmalarına sahipti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir değirmen sesi içinde veya bir motor sesi içinde vs. oluşla insan; kendi kendinin içselinde geçen bir seslenmeyi, dinlediği sesle eşleştirir. O değirmen sesine ya da o motor sesine; kendisi, kendi içselinde olan bir sayı yinelemesini veya bir söz yinelemesinin, eşleştirmesini yapmadan edemezler.

Söz gelimi; ben koşu bandımın düzenli aralıklarla çıkardığı, kendisini yineleyen sesleriyle; içimde bir sayıyı, bir sözü eşleştirip; onun sesiyle uyuşan bir tını söylemesi yapıyorum. Biraz sonra aynı seslerin kendisini yineleyen akış sürecine başka sayı veya başka kelime ve kelime gruplarıyla da eşleştirme yapıyorum. Artık söz grupları bu tınışımla yanı tınışımı (ortam salınımını) yapıyordular.

Yürüme bandındaki yineleyen sesleri okuma yapabiliyorum. Bantın yineleyen sesi içinde kaç farklı ses algılayabiliyorsam her bir notaya farklı eşlemeler ya da aynı yinelemeyi eşleştirmem olası olmaktadır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totem vesilece nedendi. Vesilece neden totemdi. Vesilece neden toteme izafe edilmişti. Nesnel nedenin vesilece nedenle anlaşılması animizdi anlamla da ilişkilidir. Kolektif alan etkisinin yararlandırıcı ve düzenletici fiil ve anlam ortaya koyması nedenle, totem ve totem alan izole alanın çekim merkeziydi.

Vesile nedenin kendisi asıl neden olmadığı halde vesile neden asıl neden yerine geçiyordu. Girişim yamanın asıl nedeni kolektif alanla kişisi duygu ve isteklerin kolektif kişileri güdüler ve güdülü kişiyi etkileşmeye hazır yük durumuna getirir olması içindeki etkileşmesidir.

Fiziki doğal alan meyve ve av olanaklarıyla kendilik bir alan ve alan etkisidir. Kişinin som benliği de açlık, güvende olma, korku, sevinç gibi yüklendiği güdülü duygularıyla kişi etrafına yönelen kendilik bir alan etkisidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlki sosyo toplumsa hafızayı ve sosyo toplumsa devamlılığı oluşan totemi ve ön ittifaklı inşanın temelinde; bu temelde hiç olmayan, sınıf çatışmalı öznellikti anlatışlar; inşacı sosyo toplumsa hafızalı sürece monte edilmiştiler.

Köleci mutabakatın sahiplendiği mülkiyetçi ilişkş, kendilerine aktarılan sosyo toplumsa hafızada ve sosyo toplumsa inşa içinde yoktu. Bu nedenle köleci anlayışın sahiplendiği tutum, bir türlü meşru olmuyordu. Sosyal inşanın kuralı, (atalar eliyle) dıştan bir mana ilişkisi olmaktı.

Ön ittifaklar melez ve sentezi olan insanın kendisi dışındaki ilahın takdiriydi. İttifakı ilahlar yaratmıştı. Oysa köleci sistem, kendisinin bir dayatmasıydı. Bu nedenle meşru olmuyordu

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totem alan; grup aklı, grup tutumu, grup gücü, grup bencilliği ve grup tüzelliğinin konuşması oluşla ortaya konmuştu. Ortaya konan yasalar; bir çalılık, bir kayalık, bir ağaç, hayvan sembolizmli somut oluşlar üzerinde atalar ruhuna, söyletiliyordu. Totem gruplu yönetimin merkezi böyle oluşuyordu.

Totem meslekleri, üreten ilişki oluşla ön ittifakları ve ön ittifakı sentezi ortaya koyarken; ön ittifaklar ve oluşan biyo sosyal ve kültürel ve toplumsa inşalı adımın sentezi, genel olarak sosyo öznel anlayış paralelinde ve daha çok sosyo öznel anlayış içinde oluşla ifade ediliyordular. Bu dönemler bu nedenle ilahi anlayışlı dönemlerdi.

Totemi yönetimin merkezi olan süreç; ön ittifak içinde birleşti. Bağlaşık hareket eden ve sentezlenen gruplar ittifakı; üreten ilişkiler girişmeli oluşla ortak akla; ortak sentezi bilince ve tüzelin lige dönüştü. İşte bu kültürel ve yönetsel sentezli dönüşme, kült temsilciliği ve kült yönetimiydi. Artık saygılama tapımı totem yalınlığa değil sentezi kültür, sentezi aitlik ve sentezi yönetimin gücüneydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

“Yalnızlık tanımı” gibi "insan" tanımı da Âdem ile bilindiğine göre bu dil Âdem’e kolektif alan içinde kolektif alanın dili ve kolektif alanın yokluğunun yansıması olmakla bulaşmıştı. Âdem her şeyi kolektif alanın zıttı olan söz ve anlayışlarla söylüyordu.

Âdem ve Hava'nın yalnızlığı; özel mülkiyetçi, özel mirasçı ayrışma nedenleydi. Mülk sahipliği ortaklaşmadan, kalabalıktan kaçıp yalnızlığı sevmişti. Kafasının içi kolektif düşüncelerle doluydu. Kolektif düşüncenin geri çağrışan anıları içinde yalnız değildi. Ama fiziki olarak duygu olarak hissettikleri yalnızlıktı.

Âdem'in her iki ruh durumu da köleci sürece başlangıç yapılmıştı. Ademin yalnızlığı özel olarak kurgulanmış bir köleci dil ifadeleriydi. Özel mülkiyetin Âdem'den öncesinin yokluğunu ifade ediyordu bu yalnızlık. Bu ortak tanımazlık.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Hele de içine tüm canlılardan, yiyeceklerinden ve nebat tohumundan örnekler alacak kadar muhteşem bir gemi mutlaka o günün düzeyinde "kolektif bir bilgi bilinç düzeyi olan kolektif kapasiteyi" bilmeyi gerektirir.

Nuh'un gemisi kolektif bilgi, kolektif beceri ve kolektif kapasiteyle yapılıyordu. Nuh öğretisine göre gemi El den aldığı vahye göre yapılıyordu!

Ya da Sümer Utnapiştim anlatısına göre gemilerin ölçütleri Nuh'a rüyasında ezberletiliyordu! Ne harika değil mi? Sırf bu tür muhayyile ürünü söylemler kolektif alanı yok sayma adına yapılıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Açlık-tokluk; güvende (korunma içinde) olma-kendini güvencesiz hissetme; barınma duygusu-barınmada yoksun olma gibi kısaca; haz ve elem duygularını yalıtıma yapan süreçler; totemi ortamın, kendi ortamı içine yaptığı genel alan etkisi olmaktadırlar.

Genel alan etkisini duymanın stresi de kişilere göre parçalanmakla, kişiler içinde duygu oluşa; eylem koyuşa; söz söylenişe parçalanır. Her bir stresler parçaların durum enerjisi olurlar. Ortamın alan şiddeti; ortamın özel girişmeli, ortam içi alan etkilerine dönüyordu.

Totemi alan herkese göre aynı alan şiddetiyle belirirken; kişiler bu belirimi kendi bedenlerinde farklı kapasite içinde hissederler. Ve bu hissedileni de yansıtırlar. Birilerinin sıcak bulduğunu, diğerlerinin ılık ya da soğuk bulması bundandı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

2]Böylece siz de üzerinizde oluşan açlık gibi bir etkinin sizdeki yansımasını türlü sayıdaki parça duygularınızla söylersiniz. Üzerinizdeki bu bir birim olan totemi alan etkisini eylemle belirtirsiniz. Sözle belirtirsiniz. Sizdeki izlenimleri kabına sığmayan ya da kabuğuna çekilen ruh halinizle belirtirsiniz. Bu gibi belirtmeler sizin üzerinizde parçalı hale gelen alan etkili durumun yansıyış şekilleridirler

Yani bir birim olan alan etkisi; kişiler özelinde parçalı duyguya dönmekle, parçalı davranışa dönmekle ve parçalı söz söyleme ifade biçimlerine dönmekle, bu bir birim totem alanın etkisi kişiler dünyası içinde birçok niceli duygu olmaktadırlar.

Totemi alan enerji dönüşüm ve enerji bağlanım yasaları üzerinde makro düzlem içinde evrene tabii olmanın geri bağlanım referansı içine girer. Yani evrenle olan bağıntı Dünya üzerinde, Dünyanın kendisi olmakla sağlanır. Özel bağıntılı sistem içinde her bir etki alanı kendi parçalı durumuyla entegredir. Yapı çevrimlerinin tamamı olmakla Dünya’ya geri bağlanımını yapar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İttifakı dönem; toplumsal oluşmalar dönemi ve giderek köleci dönem oluşla, sınıf çelişkili birliği üzerine almış bir devinme şeklidir. Böylece totem dönemden beri olan içimizdeki sessizliği ifade açınımlarıyla açıklık edebilmemizin dil araçlarını oluşma ve bu sessizliği sosyo toplumsa bağıntılarıyla düşünme edebilmenin de dönemidir. Ve bu süreç ittifakı dönemlere uygun bir mantıkı dil çeviri kalıplarını; kendi ilişkin bağıntılarıyla (kodlarıyla) oluşturmaların, dönemleridirler.

İnsanın kendisiyle; insanın grubuyla; insanın toplum ve sosyal yapısıyla; insanın doğayla söyleştiği; bunları içine alıp; dışına serdiği; seslendirip, anlamlandırdığı; giyinişlere büründürüp somut kıldığı kendisine sorun olan konu nesne ve öznelerini bilinir yapıp, adreslemelerini ortaya koydular. Bu bilinirlikti adreslemeler içinde seçme ayıklamalarının sistematikleri de, hızla işletilmeye başlandı.

İttifakı sistem, üreten ilişki bağıntılarını oluşturan, bunun sosyal ve toplumsal girişmelerini okumayan süreçti. Ortam okunması ihtiyacı, odak nokta kutsallığına tabîyidi. Totem nokta düzenlemelerle eylem sel düşünmeye dek konuların kıyaslamanın mihengi olmuştular. Doğrular, eğriler, meşrulaşmalar bu odak noktasıyla foya edilirlerdi. Odak noktası böylesi bir osilasyonlarla salınmanın özeğidirler.

Devamını Oku