Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya


Köleci sistem içinde mülk sahipliği ve mülksüz lük başlı başına çelişkin bir potansiyel durum gerilimliydi. Bu gerilim efendiden mülksüzlere doğru bir alan akışıydı.

Kolektif alan içinde mülksüzler alçak basınçtı. Kontrol edilip emir alan, boyun eğen, ağzı dualı yalvaranlardı. Karnı doyurulan, rızkı verilen acizlikti. Üretirlerken rızkı verilen kişiler olmuştular.

Mülk sahipliği yüksek basınçtı. Emir verendi. Yalvarılandı. İhsanda ve bağışta bulunan azamet ve kibirdi. Aciz bıraktığı kişilere acıyan, merhamet edendi. Kibir de mülkiyet ilişkileriyle ortaya konan bir ahlaki sorundu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Böylece kaygıları ve mağdurlukları baskın olan kişiler; köleliği ve kulluğu ile övünecektiler. Yalvarmaya başlayıp, yalvarmalarıyla; mülkü elinde tutma katılığı olan efendileri yumuşacıktılar.

İnsanlar mülkiyetçi, özelleştirmeci sistem içinde; bilmedikleri, duymadıkları ve kolektif hafıza içinde kendilerine aktarılmayan bir yığın olgu ve olaylarla baş başa oluyorlardı.

Kişiler, bir türlü ve iyice kafalarına oturtamadıkları köleci alan içindeydiler. Ama kafalarında da kolektif geri bağlanım yasaları vardı. Kolektif yasalar yararlanıcı ve paylaşmacı yanıyla köleci sistem içinde efendi yararı olmadıkça işleyemiyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistem içindeki birinci nesil kölelerin zihninde, hem geri bağlanıcı kolektif yasalar vardı. Hem de geri bağlanıcı kolektif alan yaşamını tasfiye eden El hafıza kayıtları vardı. Yeni kayıtlar içindeki eski kayıtlar kölelere tıpkı tatlı su poliplerinin hayatı gibi cazip geliyordu. Köleler bu cazibeyi "cennet" kavramıyla dile getirirler.

Âdem sembolizmi içinde anlatılan cennetten kovulma hikâyesi köleci sistemin eza ve cefasına karşı kolektif cazibeler içinde oluşturulanları hayalleri köleler birbirlerine ballandıra-ballandıra anlatıyorlardı. Köleci anlatımlar kölelerin damaklarına bir parmak bal çalmaktı.

Âdem’in anlatılan hikâyesi içinde anlaşıldığı gibi Âdem toprağı ekip dikme ve inşaat işiyle uğraşıyordu. Bu kolektif bilgi nedenle Âdem kolektif bir alanın rahleyi tedrisatından geçmiş olmalıydı. Âdem kolektif bilinçli, diyalektik akılcı bir kişiliktir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif alanın inşası içinde transfer emekler vardı. Kolektif birim zamanlar vardı. Ortak işleyiş ve ortak yararlanımla üretim ve tüketim kaynakları vardı.

Kolektif alan kaynakların ortak yararlanması esası içinde paydaşlı bir kullanım sahipliğiydi. Paydaşlı nedenle kolektif alan zaten paydaşlarıyla kalabalıktı ve hiç yalnızlık bilmiyordu.

Oysa Âdem, yalnızlığın bilinmediği kalabalık ve paydaşlı kolektif alanda ayrıldı. Hem de mal sahibi olarak ayrıldı. Boş alanları da kolektif kapasiteli aklı ve düşüncesiyle işlemek sureti ile mülk edindi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

16
Zaten yoksulların kendilerinin olup da kaybedilen kolektif hak edişleri yoksulların tekrar bulması ihsandı sadakaydı. Bu tuzak dinler tarafında övülmüş olan anlamıyla tam bir sadaka ve sadaka kültürüydü!

Köleci sistemin en büyük özelliklerinden birisi de ne totem dönem içinde ne totem meslekli ittifaklar içinde hiç bilinmeyen "sadaka kültürüydü, iş verilikti". Eşeğini buldurma hilesiydi.

Sadaka kültürü insanı aşağılayan, insanı minnet ve mihnet içine sokan onur kırıcılıktı. Bunu da veren el alan el hikayesi içindeki tartışmalarla hazmettiriyordu. Sadaka El ‘in inanç figürü olarak emreylediği güzel huy ve hidayet yoluydu!

Devamını Oku
Bayram Kaya

Aslında Âdem "yılan" denen "hayvan" tarafından aldatılmıyordu. Yılan Âdem ve Hava öyküsündeki üçüncü figürdü. Belki de yılan totemle grup ittifakı birleşmeyi en çok isteyen patojendi (hastalık yapıcılık değil de bu işi yapmaya hevesli).

Öyküde iki Hava ve iki tür yiyecek sunma seremonisi vardır. Hava'nın biri Adem'e Elma sunarken bir diğer Hava modeli Adem'e buğday sunar. Burada anlatıcı grubun kendisini erkek olan Adam şeklinde takdim ettiklerini unutmayın.

Eğer bir Hava bir Adam'a buğday sunuyorsa, bilin ki bu Hava buğday yetiştiren Âdem grubunun Hava'sıdır. Kendisine buğday takdim edilen Âdem de Totem yiyeceği elma olan, elma yetiştiricisi grubun Adem'idir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tekrarlarsak aslında Âdem "yılan" denen "hayvan" tarafından aldatılmıyordu. Yılan temsilcisi grup, totem grup olarak hemcinsleriydi. Eğer yılan temsilciliği olan grup ittifak etmişse insandı.

Yılan motifi Âdem ve Hava öyküsündeki üçüncü bir figürdü. Belki de yılan totemle olan grup, ittifakı birleşmeyi en çok isteyen patojendi (hastalık yapıcılık değil de ittifak yapmanın heveslisiydi).

Totem yasaklara karşı teşvikkar olmasıyla ve hararetle ön ittifak yanlısı olan yılan grup, El mana anlayışına karşı olmalı. Bu nedenle El mana anlayışı yılanı sinsi bulmuş olmalıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

19

Aldatma ve aldatılma tuzağı El mantığı içinde cari olan bir söylemdi. Böylece yasağı aşma zorunluluğu içinde yasak olan totem yiyeceği bir grup tarafında diğer gruba sunulması işiyle, seremoniye edilmişti.

Simgeler dili olan totem dili veya totemi sosyal bilinç nesnel oluşu ve nesnel yasaları anlayamıyordu. İzole bir sağlasan totem yasaya göre “izole grup dıştaki gruplarla temas edip birleşemezdi”.

Devamını Oku
Bayram Kaya


Kısacası totemi dil, groteskti anlamaları ve mana atfedilmiş ortaklaşışla kimi ifadeleri totem ve totem gibi simge semboller üzerinde anlatmanın mana diliydi. Ortakla sılan dilde her şey totemle, simgelerle anlaşılıyordu.

Totem söylemi, izole bir alan etkilerine atfen başlangıcı da anlatan hikâye dilini ifade etmeye başladı. Totemi izole alan sonraki nesil nazarında atalar etkisi bir atalar yolu olmanın manasını da yansıdı.

Sonraki nesiller atalar yolu etkisiyle her şeyi totemle anlamaya ve her şeyi totemle yorumladılar. Totemi anlamalar nedeniyle geçmişi şimdiye bağlayan kesikli devamlılığın önemini "önce söz vardı" diyen söylemle belirtiyorlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

20
Geçiş dönemi isimli yazıma bakınız. Geçiş dönemi eski totem yasaları delme işiydi. İşte totem yasağı delme işi olan geçiş dönemi ritüelleri şimdi de köleci sisteme uyarlanıp söyleniyordu.

Bu nedenle eski hafızada müktesebat olarak ne varsa bunlar köleci sisteme göre de izah edilip ikisi bir arada anlatılıyordu. Geçmişe ait totemi anlatılar şimdinin köleci sistemine masal gibi gelip “bunlar eskilerin masalı” denilerek tepki gösteriliyordu.

Köleci geçiş ritüelleri korunan eski müktesebatlar nedenle, haliyle yeni anlatımı çarpıtan yansımalardı. Bu nedenle önceden doğadan yansımalarla ifade edilen isim vermeler şimdi de üreten totem meslekli isimlerin aynısı benzer biçimde köleci sistem içinde de zikredilen anlatım ve kalıplardı.

Devamını Oku