Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Başlangıcın üretim hareketi içinde takaslar zorluğu diye bir şey yoktur. Takaslar zorluğu; bu tür kâr, kazanç, güya tüccar olan tüccar mantığı içinde ortaya çıktı. Değilse zorunlu üretim hareketi mantığı içinde gereksiz üretim olmamakla; takas yapamamanın zorluğu diye bir şey de yoktu. Takas zorunlu olan; toplumsal kolektif üretim hareketinin temeli olan, sektörler hareketidir. Takas; paraya değil: ya da takas para kazandırmanın değiştirme değerine değil; takas sektörlere denk gelir.

Başlangıçta, ürettiğini takasa girenler; kişiler değildiler. Ve üretim hareketi kişisel taleplerle ya da grup talepleriyle başlamamıştı. Ortaklaşmacı üretim yapan grupların süreci, takas konusunda sorunsuzdu. Gruplar yağ, kundura arayışla takas sürecine girmemişti. Daha açığı nasıl kişiler elma isteyerek acıkmamıştı. Liberal kandırışla uydurukçuların dediği gibi gruplar da yağa bala, kunduraya talepli olup bu ön taleple takasa girişmemişlerdi.

Gerçekçi ve temel üretim hareketi içinde böyle bir şey yok. Ama sömüren, kazanan bugünkü kapitalist sistem içinde bunlarla sefalet var. Ezilme var. Yalvarma var. Dua var. İlenç var. Hesap vermeyip hesabı Allaha veririm demek var. Takas konusunda sorunsuz olan kolektif ittifaklı süreç; ancak kişi mal sahipli takaslarıyla; kişisi öznel ihtiyaçların enfeksiyonuyla sorunlu olmaya başlamıştı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Konu biraz uzayacak. Neden? Çünkü her şey gibi mülk kavramı da gerisinde yere zamana bağlı tarihi birikimleriyle birçok bileşimli kavram, eylem, düşünce soyutlama ve somutlamalardan oluşuyordu. Mülk kavramındaki bu bileşenlerle, idraki bileşenleri de bilmek gerekiyordu.

Diğer yandan kolektif sahipliğe karşı "bu mülkün bir sahibi olmalı" diyen "inanıcı onay kavli" içinde olmanıza bağlı yeni anlamı idrak etme, mevcut duruma karşı sizi polarizasyona götürüyordu.

Bu anlayışlarla sistemde gerilim birikiyordu. Gerilim; üretilenlerle, üretim nesnesi üzerindeki ortaklaşmayla, ürün ve üretim nesnesi olan mal-mülk üzerinde ortaklık tanımayanlar arasındaydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif inşanın kendisine özgü akıcı bir sistem polarizasyonları vardı. Kolektif alanı özelleştirmeden doğan aksaklıklar, kolektif sistemli sürecin paylaşım ve sahiplik kısmındaydı.

Üreten bir ilişkinin en temel prensiplerinden birisi eksiğini karşılıklı ilişkilerle birbirine bağlı çevrimsel bağıntı üzerinde tamamlama işi olmakla kolektif öz kolektif çekimli nesnel bağıntılı algılarla işliyordu.

Kendi kolektif dinamikleriyle sistemi polarize edemeyen köleci paylaşım biçimi; keyfilikleriyle, varsayım sal yolun açacağı gizemciliklerle, mülkün sahibiyle, keremi bol olanla, rızk verip takdir eden türün zikri söylemli polarizasyonlarla öznel hafıza içindeki algılarıyla kutuplaşıyordular.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Eksik bırakılmak sureti ile yazılmayanları ve es geçilenleri yazıp kendi eksiğinizi tamamlamak gerekiyordu.

İşte devlet kavramını kendi bildiklerim kadarıyla eksik bırakmıştım. Ama hiç bir konu ya da süreç yazılması gerekenleri yazmakla bitmiyordu. Her yazılandan yeni bir alan açılıyor yeni alanda yeni çıvlama ortaya çıkıyordu.

Kartopu yuvarının büyümesi gibi her yazılan konu ile yeni bir yazılmayan bağlam, yeni bir es geçilen konu ya da konular ortaya çıkıyordu. Eksik dediğim yazım olguları bundan ibaretti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci yaşantı içindeki ezen sınıfın ezilenlere yaptığı tasallutlara karşı ve ezilenlerin borçlanma nedenle ve açlık nedenle zenginlere karşı tasallutu ve hesaplaşması oluşuyordu. Yine ezilenler boyun eğen, tevekkül edendi. Tevekkül, hesaba çekilme gibi düşünce biçimleri yer zamanın kendisi değil yer zamana bağlı boşluk alan içine bindirişlerdi.

Ölüm sonrası hesaplaşma, ölüp dirilen, hesaba çekilme ilişkilenmesiyle teoloji ikmal edilecekti. Teoloji ilk sel dönem içinde groteski olmak dışında totemi haliyle, ilahi haliyle, köleci haliyle yoktu. Dört haliyle ikmal olan teoloji üretim hareketinden sonra olan "köleci ahit içindeki dinlerle", vardı.

Var oluşu teoloji gibi erekse olarak açıklamakla veya erek sel olmayan söylemle belirtmek için her iki söylemle açılan alan içinde bunlar modellenemiyor.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çevrenin kuantum düzleme göre çok çok kısıtlı bir üssel açılımı vardı. Ama çevre yine de kendi olgu ve olaylarının, kendi üssel açılımlarıyla; yeni eylemlerin girişmesine sahne oluyordu. Bu açılımların içinde kısıtlı ve belirsizle olan eşanlı süreçler vardı.

Çevre içerenle olgu ve olaylar içinde üs seli belirsizler vardı. Üsteli olaylar birbirine dönüşen enerjiden kaynaklı olgu ve olaylar olmakla işlerge ya da tahrik kuvvetiydiler.

Tahrik kuvveti çevrenin baskı basınç etkisiydiler. Çevrenin baskı basınç etkisi de kolektif işlerge kuvvet nedenle, kolektif tahrik gücüydü.

Devamını Oku
Bayram Kaya

"İlk dönem içindeki atalar, dış dünyayı teolojik yorumladılar", söylemi bir bilgi olmaktan çok söylenendeki anlamı sık sık tekrarlamakla günümüzdeki kişiler bu anlamı kendi çıkarımlarına sav yapmalarıydı.

Teolojik tanım ilk sel dönem içinde olmuş bitmiş bir tanım değildi. Günümüzde de ete kemiğe iyice bürünmüş olsa da olmuş bitmiş tanım değildi.

Kişinin erek selliği kişiden çıkıp, dış dünya süreçlerini kişinin düşünce ve eylemlerini de buna göre düzenleyip, düşünce ve eylemi geri kişinin kendisine döndürme, işiydi. Pek pek dıştan kişiler arası paylaşılabilir bir erek sellik değildi.

Devamını Oku
Bayram Kaya


El, mülke sahip kişisi tutumun üssel açılımına tabii özelleştirme yapmanın belirsizleriyle davranacaktı. Bu belirsizler, üreten hayatın içinde bir karşılaşmayla bir sosyolojiye denk düşen eşleşmelerle belirecekti.

Üreten bir yapı içinde üssel olasılık belirsizleri vardı. Üreten bir yapı kolektif etkiyle yol alıyorsa bu belirsizler içinde "kolektif mülk sahipliği" belirliydi. "Özel mülk sahipliği" belirsizle bir üssel durumdu.

Üreten bir yapının üssel belirsizleri içinde olan olasılıklar, El takdirli özelleştirme içinde yol alıyorlarsa "kişisi mal mülk sahipliği" belirli; "kolektif sahiplik şirk sayılan" belirsizle oluşa denk düşen karşılaşma olacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Doğa tektonik olaylı girişimle ve inorganik bileşimleriyle dinamik bir işleyiş ve canlılıktı. Ve doğa organik bileşimler yalıtımı içinde canlıydı. İlk sel atalar doğanın bu davranışlarını, kendilerinden başlatacak atak harekelerle kendi ihtiyacı kadar hayal gücü imge duygularını, doğanın dinamik davranışlarıyla eşleştirdiler.

Böylece ilk seller doğanın dinamik eylemlerini kendi duygularına benzettikleri yorumlardan hareketle süreci başlattılar. Doğanın dinamizmi kişi ihtiyacı davranışların haz ve elem duygusu ile eşletildi. Böylece ilk sel atalara göre doğanın dinamiği kişisinin haz ve elem duygularıyla belirmeler verir olmakla, yorumlandı.

Doğa dinamiği ile kişinin bu tarz kişi özneli groteski düşünce bileşimleri hala teolojik değildi. Aksine ilk sel hemcinslerimiz kendilerinden hareketle doğayı da kendilerine benzetili kıldılar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlk sel dönem, koşulları içinde başlayıp daha sonra teolojiye dönüşecek çıkarımlar kişisi groteski canlıcı çıkarımlardı. Groteski oluş kişi oluşla, başlamıştı. Şimdiki Teoloji gibi herkesi eş zamanlı eylem içine sokmuyordu. Olup biten her şey somut gerçekler içinde nesnel temelliydi. Anlamalar teoloji değil groteskiydi.

Totem dönemle ikinci aşamadaki teoloji, ilahi dönemle üçüncü aşamadaki teoloji, kolektif bir anlayışla teolojiydi. Bu iki dönem içindeki teoloji kolektif eş anlı süreçlerden yansıyan ilinekle eylemleri senkronize ediyordu. Ve bu iki dönemin teolojileri de ilk sel dönem groteski ligi gibi az çok animizmiydi.

Tekil groteski anlamalar totem alan içindeki kişi özneli bileşimlerle totemi mana anlamasına dönüştü. İlahi dönem içinde ilahlar kuruluna izafeten kolektif eş anlı süreçler çevriminin sağlasanı ve üreten ilişki biçimlemesinin söyleyeni olan, sosyal elci bir kolektif anlayışa dönüşmüştü.

Devamını Oku