"Daha genç olan ilahlar anne-babalarına karşı ayaklandılar" söylemindeki genç ilahlar, olasılıkla ilahların melezi olanlardı. Melezler karşıt gruplar birleşmeli doğumlarıyla oluşan 1. Kuşak Kingulardı. Anunnakilerdi. Karşıt ilahlardan doğan ittifakın ilk melezleriydiler.
Kingular saf ve etnik totemi ilah özelliklerini yitirmekle melezdiler. Melezler iki ayrı gruptan ilahların biyo kültür melezi olmakla yarı ilahlardı. Karşıt gruplar melezli Kingular ya da Anunnakiler birleşmesinden de 2. Kuşak denen insan nesilleri doğmuştu. Ama ön ittifaklarda ana baba kavramı yoktu.
Aslında insan dördüncü nesil sayılmalıdır. 1.Kuşak insanımsılardır. 2. kuşak totemiler ve ilahlardır. 3. nesil ilahi dönem ön ittifakı içindeki yarı ilah olan melezlerdir. 4. kuşakta melezler çaprazlamasından doğan kuşak olmakla insandır.
Halk ve halklar kavramı bana göre, en yanlış ve tanımsız kullanılan, sözcüklerdir. Halk rast gele bir tanımlılık olmayıp, bir süreçsel oluşmadır. Tarihin belli döneminde ortaya çıkmıştır.
Halk, insanla ortaya çıkmış değildir. Oysa halk yaşamı daha ortada yokken dahi insanın bir sosyal yaşamı vardı.
Doğada insan yokken de insansız bir sosyal yaşam (yaşantılaşma) vardı. Sosyal yaşam demek, kimi organik varlıkların organ elleşme iletişmesiyle, birliktelikler organizesidir. Yani biyolojik bireyin dışında, bireyler ilişkileşmesidir. Bireyler organizesi ile organ elleşmektir.
Sosyal birlikti komüncü yaşamının, hayvan evcilleştirme, tohumu üretme gibi özetlenecek beceri donanımlarla yerleşik yaşama geçmesiyle, teknik basit buluşlar yapması gibi olguları biriktirmesi, elbetki vardı. Böylece sosyal komünler, kendisinin kendi üzerine etkileriyle sürecin hızlanma girişmesine neden oldular. Hızlanan süreçler ittifakçı yapılarla, toplum denen yep yeni yapıya doğru, nitelik değiştirir oldular.
Toplum, yep yeni bir yapı ve girişme idi. Yine toplum yep yeni bir mantık kurma ve doğayı anlayıp onu üretme ve onu dönüştürme idi. İttifakın yeni olan güçsel girişmeleri, böylesi yeni mantık edinişlerle doğayı dönüştürme gibi nitelikleri de, ittifaka gelen her bir sosyal komün yapının, aynı zamanda da tam bir travma ve şaşkınlık kaosu idi de.
Toplum, bir uzmanlık ve beceri alanı olarak girişti. Sosyal birlikler (etnik yapılar) ittifak içine girip zorunlu bir iradilikle (halk) olacakla giriştiler. Belki de sosyal birliklerin ilk ittifakları, yine sosyal birlikler dönemindeki kendi içlerinde verdikleri göç grupları ile birleşmeleri idi.
Oysa etnik yapılar, halk değildir. Etnik yapılar bir türden homojinite birliktir. Yani siz, etnik yapıları kast ederek, halklar diyemezsiniz. Her bir etnik yapı, birbirine göre yine bir sosyal birlikti karşı etnik yapıdır.
Bir toplumun halkı için, halklar söylemi tam bir bilgi kirliliğidir. Tam bir bilgi karartmasıdır. Ve bu bir dezenformasyondur. Sapla samanın karışmasıdır. Halk, etnik olanların ittifaklı olan doğal halidir. Yine halk, emekli (hünerli) üretim girişmesinin sonucunda, çeşitli nedenlerle ortaya emek koyamayan her bir etnik yapı üyelerinin toplum karşısındaki ortak özellikleridir.
Etnik yapıların ana belirleyicisi totem kandaş bağ iken; halkı belirleyen ana belirleyicilerden sadece birisi; yaşlılık, sakatlık, çocukluk gibi nedenlerle hünerli emeğe katılamayanların ortak yazgısıydı. Hünerli emeği koyamamak, ittifak içindeki tüm etnik yapılardaki insanların ortak olan bir insan özelliği idi. Halk, bir yanıyla üretimse olamayan bir alandı.
Aynı zaman dilimindeki Dünya toplumları; gelişmişlik düzey ve düzlemleri olacaktan çok farklıdırlar. Toplumların kendi üretme ve üretememelerinin sağlayacağı özgürleşmeler de, farklı olacaktır. Aynı kullanım, aynı üretim ve aynı sağlayışların tüketimleri düzeyinde olamayan Dünya halklarının da; birlik içinde, 'Halklara özgürlük' gerçeklenmesi hiç olamaz.
Hangi halkın, hangi ihtiyaçları düzeyinde, birlikler ve karar kılışlar sağlayacaksınız! Söz gelimi Zimbave toplumu halkının ihtiyaçları ekseninde mi devinilecektiniz, ABD halkının ihtiyacı ekseninde mi buluşacaktınız? İki farklı halkın kavrayışı, sorunu çözme yöntemleri aynı olabilecek miydi? ABD halkı Zimbave halkının direnişini madden manen desteklerken, olası bir ABD halkı direnişini, Zimbave halkı maden destekleyebilir miydi? Birisinin sağlayış yolu olacak gelişmeler, diğerleri için olanaksızlığın, kullanımsızlığın, amaçsızlığın umursanmazlığı olacaktır.
Bu bağlamda bakıldığında Dünya halklarının, üretimleri ve üretileni tüketirken ki farklı farklı yaşantılımları ve farklı farklı aidiyetler birliği içerisinde oluşları vardır. Bu bağlamda her bir halkın, Dünya halklarıyla ortak paylaşanlı bir organik bağları pek pek yoktur.
Hena özgürlüğümsün
Özgürlük telde olsa
Dil susar
Dilde olsa tel kopar
Tanışımda rezonans
Söyleyen de
Bir gerisi, bir ilerisi var her işin
Gerisi olmayanın ilerisi olmaz
Kapsanandır geri gücelsek de
Nafiledir, ileri geri ile dolmaz
Gerinin deneyim desteği
Harabesiyle Ninova’ya bakınca
Karışıktır duygular
Kâh köpüren deniz dalgasıdır
Akabinde fırtınasını atlatmışta
Kâh süt liman.
Zavel olmayınca zeval olmaz.
Ölümü sorarsın Hena
Yaşam nedir ki?
Kapıyı bilirsin Hena
Seni sana sorarım
Açık olanı mı kapı,




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...