Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Bir birim üretime karşı; karşı grubun üretimini yaptığı bir birim ürünün takas olan değiştirme değeri paradır. Para bir birim mısıra, bir birim kundura olukla, karşılıktır. Para bir birime bir birimdir. Üretim karşılığı dolaşımda olması gereken hacimle bir birimdir. Para üretim kadar hacim birim olması gerekir. Kapitalist sistemde bir birim üretime karşı, iki, üç birim üretim varmış gibi para iki, üç birim ürüne karşılık hacme ulaşır.

Ortada iki, üç birim üretim olmamasına rağmen; karşılıksız olarak paranın iki, üç birim para olmakla dolaşımda olması demek; paranın hacminin artmasıdır. Yani üretim, tüketenler kadar; tüketim de üretenler kadar olukla bir birimdir. Pekiyi de bir birim üretim varken; para neden iki, üç birim olur?

Paranın satın alma gücü oyunuyla para iki üç birim olur. Ve üretmeden mal mülk ve para sahibi olup; tüketenlerin tüketimini karşılamak için üretenler üzerinde oynanan oyun nedenle para hacimce artar. Bunu size maliyet ve talep yetersizliği diye yuttururlar. Adına enflasyon derler. Enflasyon ekonominin ya da üretim hareketinin bir sorunu değil, sömürme ve sömürülmenin bir sorunudur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Av yapmak bir süreçtir. Kolektif oluş bu süreci avlanmak için avadanlık yapma süreci diye parçalar. Gözcülerle geride kalanların güvenliğini sağama sürecine parçalar. Keşif sürecine parçalar. Av yapma sürecine, meyve ot kök toplama sürecine parçalar. Geride kalanların bakım sürecine parçalar. Odun yakacak bulup, sürekli ateş yakma gibi zorunlu süreçlerine parçalar.

Bu süreçler aynı anda olmak zorunda siz avdayken bunlar olmalı. Siz bekçi ya da gözcü iken süreçler bu aşamalarına ayırmaktadır. Sizin dışınızda sizden ve sizin bilincinizden bağımsız olan alan etkisi ile kolektif grubun potansiyel güç girişmesi süreci bu şekilde bir sağlama hareketine organize ediyordu. Bunlar aynı anda bir anda gerçek kılınmakla, kolektif olan sosyal grup size iş bölüşümü yaptırıyordu.

Siz ava çıkarken geride kalanınıza da aynı anda bakılıyordu. Grup merkezi olan toplanma yerinde ateşiniz yanıyor; yiyecek sofranız hazırlanıyordu. Bebeklere ve çocuklara bakılıp kollanıyorlardı. Eğitimleri yapılıyordu. Yine aynı anda toplanma alanının güvenliği; hem yakılan ateşle, hem bekçiyle sağlanıyordu. Bir kişinin aynı günlük süre içinde bunların hepsini bir arada yapması olanaksızdır. Bu zorunluluklarla grup ya da sosyal oluyordunuz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her olay, olgu ya da var oluş şekli; hem bir enerji akış düzenlenmesidirler. Hem de yeni bir enerji boşalma türü olmakla "israflı" atık durum gibi olmakla karşımıza çıkarlar. Yani bir olay, bir olgu, bir girişme en az düzensiz dış dünya bağıntısı içinde olurken harcıyor tüketiyor, israf ediyordu.

Yapılan israfa karşın oluşan işin kalitesine (hayata) bakıldığında, hayatla oluşan enerji akışını göz önüne alırsanız; israf yoktu. Ya da israf kaçınılmaz bir meşruiyetti. Yok, eğer enerji entropi olukla kullanılamaz enerji atıklı savurganlık diye düşünürseniz olup biten boş boşuna bir israf gibi yansıyordu. Hatta varoluş o kadar çok israfı göze alır ki.

Varoluş, kendi varoluşunun içine beyin toplacını katmakla ruhsal öznelliğine ulaşır. Böylece, bilen beni ortaya koymuştur. Varlığı oluşan inşa en az enerji kullanımlı düzenlenme olmanın "tutumluluğuyla" yola çıkmıştı. Hayat, zıtların varlığı ve birliği yasası gereği akış yönünde olmaktan çok akışa karşı olmakla yokuş yukarıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Evrendeki temel enerji, çok büyük frekanslarla olan sakalar bir büyüklüktür. Frekans her bir titreşimle her bir farklı enerji düzeyine karşılık gelir. Demir temel enerjinin belli bir düzeyine karşılık gelen sentezdir. Demir vs. böyle olmakla temel enerjinin parçalı durumunu yansıtan masif durumlu bir enerji düzeleninle olan bir durumdur. Temel enerji frekans, hareket, ısı, zaman, mekân, elektrik vs. olukla birçok niceli durumlar olurla belirmedir. Biz hareketi elektrik, renk, ısı vs. olukla yansıtıp bağıntı kılamaz isek bunları anlamanız olanaksız olur.

Kısacası bu çok geniş ve skalar frekansın 4000-7000 angstromlük dilimine karşılık gelen salınım içinde olmanın enerji düzeyindeki görüme tarzına özümleme olmakla; bir hayatla, bir işlevle, bir var oluşla bir enerji düzenlenin şekli ortaya konur. Bir inşanın sadece 4000 angstromlük enerji düzenli işlevi etrafında oluşacak varyasyonları saklı tutarsak; genel anlamda çeşitlenen ve entegre olan bir hayat var bulunamazdı. Var olmak için 7000 angströmün altındaki ve üstündeki enerji düzeylerini kullanımla da, çeşitlilikler var oluyordu.

İşte göz hücreleri bu skalar büyüklükteki enerji düzenli özümlemeyle kararlı olan inşalar oluşmasının sentezi iken, klorofil işlevi de zorunlu olurla, başka bir skalar büyüklük içindeki alan etkili enerji düzen ve düzlemini kullanmakla var oluştur. Ya da hayatiyet bulan enerji; farklı frekansa farklı enerji düzenli özümleme sürecidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kalıtım malzemesini şimdiki süreç içinde, genelde nükleik asit dizilimi taşıyor. Bu tarz transfer işinin nükleik asit gibi özgün enerji düzeyiyle taşınıyor olmasını görmemiz, bu sürecin kopyalanma, aktarma işinin illa nükleik yolla oluru değil, kanımca. Kopyalama, depolama, aktarma gibi parçalı süreçler geri bağlanım (kontrol) yasası içindedirler. Geri bağlanım süreçleri için asıl olan nükleik asit sentezleri değildir. Geçmişi geleceğe bağlamak; geleceği geçmişin başlangıç koşullarıyla kontrol etmek türü transferdir. Transferler sözle de olur, görsel de olur, elektriklen de olur. Yazıyla, işaretlerle vs. de olur.

Transferler dalga hareketi ile de taşınır. Parçacık hareketiyle de taşınır. Pozitifi olmayanın, negatifi de yoktur. Negatifi olmayanın pozitifi de yoktur. Negatif yönde kaybolan, pozitif polarmayla ortaya çıkar. Pozitif yönde engellenen, baskılanan negatif yönde ortaya çıkar. Firen ile durdurulan enerjinin ısı enerjisi türünden ortaya çıkması gibi

Onun için pozitif olanın negatif olanı, yani DVD olanın nükleik asit olanı ortaya konacaktı. 2600-2800 angström filtre, birçok sentez süreçlerini kesmişse; bunun negatif süreci olukla nükleik asitler ortaya çıkmışsa bu kaybolanın negatifi demektir. Birisi olmayanın, tersi de olmamakla; o şey yoktur. Yokluk denen anlam, akıl dışı ve absürttür. Eğer biz varın yokunu, yokunda varını biliyorsak salt yok, yoktur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Fakat siz, ışık derken; belki de göze göre aydınlanma olan bir durumla ışıktaki sınırlı bağıntıyı kast ediyor olabilirsiniz. Karanlıkta korkmanıza göre karanlık ve korkma hissini ışık durumu içinde sınırlı sonlu etmekle ışığın saniyedeki 300 milyon metre hızla devinme kullanımına kapalısınızdır. Korkunuz karşısında ışığın hızı ondüleli (ya da kırpışan rıpıl veya dalgalanma) olması; sizin için hiç bir önem arz etmez. Yine ışığın birçok özellikle olması, sizi hiç ilgilendirmiyor demektir.

Işığın aydınlık vermesi gibi belli bir skaler büyüklüğün özümleme süreçli enerji düzeni içinde olmanız nedenle; ışık içinde olup ta sizin kapalı olduğunuz diğer birçok özellikler; süreklilik içinde olan hayatın ve varoluşun; çok umurundadır. Bu nedenle varoluş, sizin keyfinizin üzerinde olmakla; sizin kendinize eşrefi mahlûkum demenizle bağıntılı değildir.

Siz, sizin dışınızda sürekli olanlara; duygu, adalet gibi kavramlarla bakamazsınız. Hangi enerji düzlemi içinde patlayan, çatlayan, büzülen, genleşişle rahatlatan; ısınıp soğuyan; frekansın frekansla senkronu gibi nasıl bir adaptasyonla olduğunuz gerçeği, süreklik için önemli ve kaale alınırdır. Bu kabil zorunlu oluklar karşısında hiçsiniz. Siz gerçeğin dışında duygu ve anlayışlarla olduğunuz da gerçeklik sizi kaale almaz. Siz karşılığı olduğunuz skaler büyüklüğün kararlı olan enerji düzeyini korumakla hem halsiniz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kısacası hayat kişiler üzerinde, kişilerin yenmesindeki ajitasyonlara bağlı duygular üzerinde akmaz. Türler üzerinde akar. Aslan sizden daha hızlı koşmakla doğmamıştı. Aslan bir var oluş biçiminin özel bağıntısı içinde olukla, sizin kaçmanıza göre hızlanmıştı. Siz gibi hayatta kalmak için aslan tavşandan, sizden vs. daha hızlı koşmak için kendisini çok uzun sürelerin git gel yapmaları içinde geliştirmişti.

Tavşandan daha hızlı koşması fazladan enerji rezervi olmakla da aslanın bir işine yaramayacağı için; ceylandaki hız kadar gelişme limiti de o gelişmenin denge dengesizlik sınırı olmuştu. Eğer tavşanlar bu süre içinde bir yolunu bulup aslandan daha hızlı koşmaya başlarlarsa; aslanlar kendilerinde olmayan tavşan türündeki bu yeni yetenek nedeniyle, yeni bir türsel yetenek geliştirmek zorunda kalacaklardı.

Gelelim tavşana. Enerji dönüşümlü, enerji korunum yasası tavşanda hayat oluşla tavşanın üzerinde de akacaktı. Tilkilere, aslanlara yem olan tavşanlar; tilki ve aslanın var olması için tilki ve aslana boşluk devinmeli bağıntı alan olacaklardı. Tavşanlar bir süre sonra tükeneceklerdi. Tavşan tür olarak tükenmemek için ya hızını artırıp aslanı ve tilkiyi geçecekti. Ki bu hız tavşan için, fare için böcekler için vs. belli bir hız limitinden sonrasını bir gün boyunca otlamakla dahi yerine konacağı telafisiz bir enerji oluşu göze alınamayacak denli, çok masraflı bir süreçtir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yani tavşan ya da fare özel bağıntı olukla türün kendisi değildirler. Türe bağlı özellikleri içerirler. Türe göre parça süreçlerdir. Tavşan fare tür gibi uzun ömürlü gelişmiş (özellikle gelecekteki) yeteneklerle değildirler. Türe ilişkin kimi hayat sal özellikleri taşıyabilmek için özel hayatı kendi kesikli, sınırlı sonlu olan kısa ömürlü oluşları üzerinizde taşımakla değil de; tür üzerindeki genel hayatı, özel hayat olukla "sürekli olukla akıtabilme için" var olan üremelerini artıracaklardı. Böylece üremeye harcanan enerji birden bire koşmanın enerji boşalmasına değil de; zamana yayılan kesikli sürekli bir enerji harcanması olmakla durumu kurtarır. Böylece yetenekler tür üzerinde kalıtım edilir.

Çok kez zorunluluklar yeni duruma yeni bir ön envanter oluşturmaktan çok; o kapasite içinde daha önce var olan envanterin durumlarını birkaç işlevli duruma çevirerek geliştiriyorlardı.

Yani sazı ve saz çalmayı görmeden, bilmeden; saz çalmayı siz beş ya da on duyu araçlarından biri ile ya da birkaçıyla sazı çalma olukla algılamadan; saz çalma yeteneğiniz oluşmaz. Siz bilmiyorsunuz diye de türünüz içinde saz çalmayanlar yok demek değildi. Saz çalma, düz saçlı olma, mavi gözlü olma; resim yapma gibi karakter özellikler; üreme gibi hayati bir seçilime sahip değildirler. Hızlı üreyemeyenler tür içi özel bağıntılı yaşamın süreci içinde elenir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Araba ne pistonuyla; ne krankıyla; ne cer dişlisiyle; ne direksiyonuyla; fren ve debriyaj balatasıyla; ne tekeri ile aynası ile farı ile aküsüyle; aksı ile süspansiyonu; kasa ve şoför kabini ile vidası, yağlı-yağsız aksamı ile hareketli-hareketsiz aksamı ile vs. gibi bir yığın parça hareketinin tek tek kendisi değildir.

Her biri bir olanı; bir entegrasyon içinde kullanıyorsanız; üretiyorsunuzdur. Bir olanı; yani entegre olanı üretiyorsanız; her bir olanı kullanacaksınız demektir. Ve siz bu entegre içinde elinizde bir tek olanla karşı tarafa ürettiriyor olmanın bağıntısıyla; zorunlusunuz. Yani kundurayı kolektif grup içi hareketle doğrudan üretensiniz. Gruplar arası entegre içinde de sektör hareketiyle kunduraya karşı diğer her bir kullanım olanları dolaylı doğrudan üretenleri; ürettirensiniz.

Üretimin sizin dışınızda olan doğası gereği siz; kendiniz için ve kolektif için üretirsiniz. Kolektif için olan akülü bisiklet sizin için değildir. Kundura bu hal üzerine sizde tüketim iken karşı tarafa üretilmeye ve kullanmayla tüketilmeğe ikinci bir bağıntı ile zorunludur. Durum budur. Sömürü sistem içine kel alakadır. Böyle olduğu halde sömürü, sonradan sonraya kazanç için kazanç oldu! Sömürü üretim hareketi zorunluluğu içinde hiç olmadığı yerde süreç içine araya kaynak yaptı. Böylece kâr sömürüsü zaten üretilmiş olan kundurayı: ikinci; üçüncü; beşinci kez satmakla kazanç kapısı oldu! Böylesi bir mantaliteyle kundura; kâr kapısı olmaya nasıl olası olmaktadır?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sürecin organizesi kendi içinde; kendi dinamikleri üzerindeki dengelerin bağ sekansıyla inşa olacaktı. Dengenin çevrim ve akışa doğru girişimler vermesi gerekiyordu. Dengeyi dengesizliğe götüren süreç sizin dışınızda ama sizinleydi. Acıkma ve doymaydı. Acıkınca üretiyor, üretince doyuyordunuz. Yani üretim ve tüketimdi. Bu zorunluluk eksen çevriminin minimal uzaklıkları içindeydi. Bu dengesizliklerin yaratığı gerilimle süreç, akış yapıp; çevrimlere girecekti. Yani her denge koşulları kendi içindeki minimum dengesizlik koşullarıyla var olmakla; hem akışlı olur, hem de çevrimle olur.

Eş deyişle her dengesizlik koşulları, kendi içinde zıttı olan en az denge koşullarıyla akışlı ve çevrimli olur. Hep denge gibi hep dengesizlikler de akışlı değildir. Süreç içinde akışın oluşup zamanın geçmesi için her dengesizlikler içinde biraz denge, her denge içinde de biraz dengesizlikler olmak zorundadır. Buralar bilinçli insanın kendi dışındadır. Ama denge ve dengesizlik koşulları da insanın öznel yargılarını kendi üzerlerine bindirir (modüle eder).

Enerji alanı içindeki dengeli sekanslar; sekans içinin enerji düzeylerindeki dengesizliklerle çevrim ve akış alanını oluşacaktı. Şöyle örnekleyeyim. Kolektif bağıntılı bir enerji alanı içindeki grubun ürettiği emek gücü olan bir ürününe karşılık, karşı grubun ürettiği farklı kullanımlı emek gücü ürünleri hem bir sekans hareketidir. Hem de bir sekanslar arası dengedirler.

Devamını Oku