Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Bu durumda sistem çok miktarda aksar. Kargaşa sisteme egemen olur. Huzursuzluk, hırsızlık, darplar, gasplar artar vs. Köleci sistemde sömürü bitmeyen tükenmeyen bir enerji kaynağına dönüşür.

Kaynaklar bozuk sistemin sürmesine harcanır. Bura da önemli olan sömürenin selametidir. Sömürü için gerekiyorsa Roma yakılır.

Düzen sağlama için ortaya konan yönetim, düzensizliğin sürdürülmesi; düzensizliğin sağlanması için yapılan yönetime dönüşür. Düzen sömüren için ürettirme esasına dayandığında altta kalanın canı çıkar, Kibir artar. Sınıflar ortaya konup ayrışır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Çanakkale; geçmişin gerçeği, geleceğin vicdan bilinci

Evet, birlik, beraberlik ruhu, tevhidi ilke olarak iyi ve doğru bir yönelimdir. Ama sonuç ve etki değildir. Etki ve sonucu ortaya koyabilir bir olanaktır. İyi de her birlik ruhunun, tevhidin bir etki bir sonuç var edebilmesi için o ruhun da bir ekseni çevrimi vardır.

Yani tevhidin kendisi de o eksen değildir. Tevhit yani birlik ruhu gözeten kardeşliğin oluşmasıyla kardeşliği oluşacak ağırlık merkezinde bir boşluk devinmesi olan eksen çevrimli girdap holü oluşur. Tevhidi yapanlar bunun içini dolduramaz. Buranın kontrolüyle ancak tevhidi oluş senkronlu çevrime olurlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya


Ben derim
Al düşer yanağa
Ak düşmüşlüğün dökümüyle

Bazen maliyetine

Devamını Oku
Bayram Kaya

Şunu bir kere ortaya koyalım. Günümüz gerçekliği içinde ister tek tük istisnayı olsun, ister yaygın şekilde olsun; insana şiddete hayır. İnsan ayrımına hayır. Özelde kadın ve erkek te bir insan olduğuna göre; kadına şiddete de erkeğe şiddete de hayır.

Yaşamın içindeki dinsel, kültürel, geleneksel ve sınıfsal statülü bakışla kadına yapılan baskı, zülüm, şiddet ile kadına yapılan istismar ve hunharlığa hayır.

İnsan (kadın) üzerinde; eş-ebeveyn gibi ne sıfatla olursa olsun; işveren, amir, kazanç sağlayan gibi ne vasıfla olursa olsun; insanı istediği gibi tasarruf etme sahipliğine hayır. İnsan ayrımcılığına da hayır. Kadın ve erkek ayrımcılığına da hayır

Devamını Oku
Bayram Kaya

Siz bile kolektif bir miras olmadan Hamlet yazamazsınız. Hamlet'i yazmaya için siz de; mutlak hazır bir ön envanter; yani kolektif mirasın olması gerekir. Şunların olması da gerekir. Düşüncelerinizin ses ve yazı iletilmesi olan tutumlarınız da mutlaka; "kolektif tanımlı öznel anlama olması gerekir. Hamlet’i yazma kolektif lige dönüşen süreçler olukla; sizin "kolektif bir öznel anlayışlı bilinç birliğimizin" olması gerekir. Yazdığınız konu kolektif. Yazılanı iletme ve iletme araçları da kolektiftir.

Bunlar o kolektif ligin kendi referans noktasıdır. Kendi kolektif liginin kendi geri bağlanım yasasıdır. Demek ki söz ve yazı dili o kolektif ligin geri bağlanımla referans ya da dayanak noktasıdır. Yani "Taş" diye seslendiğiniz de ben de (kolektif yapıyı oluşanlar da) aynı şeyi anlamalılar. Aynı şeyi anlamakta aynı şartların içinde olmaktır. Aynı şeyi anlamıyorsak sizin "hamlet" yazmanızın da bir anlamı kalmaz. Ve dahi sizin Hamlet'i yazmanız da geçmiş ve kolektif background üzerinedir (geri bağlanım yasalı ön envanterler üzerindedir). Hamlet’i, hamlet yapan ve yazanı yazar yapan süreçler de; bilinç te; süreç araçları da geri bağlanım olan kolektif oluştur.

Sizin Hamlet’i kolektif mirasla, kolektif tanımlı geri bağlanımlar üzerinde seslenip, yazmanız gerekir. Yani siz kendi düşüncenizi, diğer öznelerin anlamaları için siz de söylem ve yazılarınızı; eylemlerinizi kolektifin kullandığı biçimde kalıp düşüncelerle; kolektif tanımlı söz ve hece cümlesi haline getiren modülasyonlarıyla olma içinde birisi, olmanız gerekir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Aslan avı envanterleri içindeki hızların ve hız limitlerinin aniden ve birkaç dakikalığına üst sınırında olan bir hıza sahiptir. Daha doğrusu aslan bir anda, ceylan gibi avından çok daha hızlı olan hız limitine çıkmakla, iki üç yüz metrelik bir koşunun anlık takatine sahiptir. Bu eylemle aslan kalp atışını belli bir saniyeler içinde üç beş yüz atımlık değerlere çıkarması demektir.

Bu durum belli ve çok yüksek bir enerji maliyeti demektir. Bu nedenle çoğalan avlanmayla birlikte aslanın üremeyi çoğaltması gibi oluşacak süreçler, aslanda tersine bir süreci başlatır. Su her derecede buharlaşır. Belli bir atmosfer basıncı altında (deniz seviyesinde) suyun sıcaklığı yüz dereceye doğru artarak tırmanır ve su yüz derecede kaynar. Ve su yüz derecede de kaynarken, artık ısısı yüz bir, yüz iki derece olmaz. Su kaynayıp bitene kadar yüz derecede kararlı-stabil-sabit kalır. Bu süreçlerin tek düze olmamasını da, bir örnektir. Sekanslı olan kollu terazi sakala hareketi, kolların düşey konuma gelmesine kadar sürer.

Sizden önceki olayların; kolektif süreçlerin; çevrimlerini tekrarlayan özyineli süreçlerle siz; süreç çevrimlerini yaşayıp algılamıştınız. Uzaklarda değil, geçmiş sizdeydi. Genel olurluk (bağıntı), siz olamayacağınıza göre siz genel bağıntılı geçmişin tümünü değil, parçalı kısmı ve yasal oluşunu taşıyordunuz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İhtiyacı duyulan istek, şiddetlidir. Ama köleci sistem içinde trampa yaptıracak eğilimler; sadece üretirken ortaktır. Ama paylaşırken ortak tanımaz. İşte köleci sistem bu tür kolektif olmaktan çıkan süreçlerle kontrol edilirler. Paylaşım; kâr, kazanç, ticaret, kira, amortisman, mülkiyet hakkı gibi kişi sahiplikle olan kata külli eğilimleri olmakla; akış ta ön ittifaka göre farklı olmaktadır.

Bir de bu paylaşımcı akışa kazanç eğilimlerinden oluşan karaborsacılığın, komisyonculuğun, psikolojik etkilerinin yapay arz taleple kamçılamaları, eklenirse; süreç akışlı takasın eşikleri hep yükselir düşer. Sistem içinde toplam üretimi yapılan bin çeşit iş varsa: sektör sayısı farklı olmakla bin çeşit te sektör var demektir. Her sektör kendi iş alanında bir birim iş yapıyorsa; sistemin zorunlu değiştirme değeri olmakla karşılanan toplam üretim değeri de bin birim olur. Her sektör onlarca çok kişiden oluşur.

Ama süreç anlaşılır, basit olsun diye her sektör bir kişi olmakla; üretenler de tüketenler de sektör sayısı kadarla bin kişidir. Şimdilik çocukları, eğitim çağını, yaşlı ve çalışamaz olanları hesaba katmıyoruz. Gerekte yok. Her üreten aynı zamanda bir birim bir birim üreten ve bir birim tüketen olukla tüketicidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Süreçlerin her biri aynı zaman içinde aynı anda ayrı ayrı zamanlar, entegresidirler. Entegre olan, zaten kolektif olandırlar. Sentez olan, zaten kolektif olandır. İş birliği olanlar zaten kolektif olandır. Bir arada yaşayanlar zaten kolektif olandır.

Nasıl aynı anda hem Ankara da hem Kırşehir de olamıyorsanız; aynı anda çaya girip yıkanırken; aynı anda ameliyat yapamıyorsanız. Aynı anda ve aynı anın, ayrı ayrı zaman kompartımanı içinde de koyun güderken bağda; tarlada; maden ocağında; yün ditme işinde, yün tarama, yün yıkama, yün eğirip; yün dokuma; yün dokuma tezgâhı inşa etme gibi her bir bağıntı süreçler olan her boşluk devinmesi içinde olamazsınız.

Siz Ankara’da iken ve siz Ankara süreçlerini ortaya koyarken diğer biri de Kırşehir süreçlerini aynı anda ortaya koyup entegre etmelidir. Etrafınızı saran hava da ya da mekân içinde sizi birleştiren size bağıntı iletilmesi olan da, kolektif bağ enerjili bu kolektif atmosfer akışlı sinerjidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Üretim hareketinin başlangıcında ne El vardır. Ne de para başlangıç koşulları içende vardır Başlangıç koşulları içinde olmadıkları için ne El ne de Para başlangıç koşulu gibi davranan özellik ve bağıntılar gösteremezler. Yani ürettiremezler. İkisi de üretileni sahiplenir sömürürler.

En başta dedik, üreten ilişkili toplumsal başlangıcın içinde kimse atalarımıza “al şu parayı da buğday, süt üret”; dememişti. Para da yoktu. Üretim de yoktu. Para, üretim olmadığı için yoktu. Ama üretim para olmadığı için değil üretim faaliyetinin yeterince deneyim edilmesini bilmemekten kaynaklıydı. Üretim hareketi başladıktan sonra dahi para yoktu. Var sayalım ki en başta para olsun. Birisi de bu parayı atamıza “al bu parayla buğday üret” demiş olsun.

Sanki üretim yapılıyormuş ta, para olmadığı için üretim yapılıyormuş gibi ters yanlış bir durum ortaya çıkar. Üretim ve ürün yoksa para hiçbir işinize yaramaz. Üretim paraya bağlanmış değil, para üretime bağlanmıştır. Parayı ne yapacağınızı bilemezsiniz. Paranın da yapacağı bir şey yoktur. Para üretim hareketi içinde yoktur. Ve para üretmez. Üretim olsa bile takas sürecini bilmeyen kandaş grup içinde paraya işlerlik vermeniz son derece güç ve anlamsızdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlk totem mesleklerini ve ön ittifaklı üretim hareketini de ortaya koyan atalarımız, "Borsa İstanbul hisselerine bakarak" üretim hareketinde bulunup "kâr konsolide" etmiyorlardı. Düşen "New York Borsası ile öküzün boyunduruğunu boşlayıp çift bozmuyorlardı". Sanki erken dönemdeki atalarımız bildikleri bir duruma göre seyreden akışlı süreçle "kazançlı çıkalım diyen bir kafa patlatmanın” içinde olmuşlar gibi süreci söylemek, köleci sistemin ve devamı sistem kapitalizmin insanları afyonlamasıydı.

Borsa İstanbul ve Borsa New York erken dönemli başlangıç üretim hareketinin ne içindeydiler ne de üretim hareketinin bir zorunluluğuydular. Bunlar çok daha sonrası içinde üretim hareketi süreçlerine keneler gibi sülük gibi yapışan ilineklerdi. Üretim hareketi bunlar olmadan; bunların varlığını bilmeden gerçekleşiyordu. Ama kâr gibi, rant gibi, kazanç gibi, kredi gibi karaborsa gibi enflasyon, kur düşüklüğü gibi her biri bir aynı sömürü olan enfeksiyonlar, üretim hareketi olmadan asla ortaya çıkamıyorlardı.

Kâr, rant, kredi, kazanç gibi ilineklerin üretim hareketi içinde değil de üzerinde irade sahibi olukla var olmaları için bunların mutlaka bir üretim hareketi olan ortama ilinekle olmak zorundaydılar. Bunlar üretim hareketinin ne temel nedeniydiler, ne de vesile nedeniydiler, tümden soygun nedeniydiler.

Devamını Oku