Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

İlahlar gruplar arası üretim hareketi inşasını başlatmışlardı. Gruplar arası inşa gruplar arası ittifak ve gruplar arası ittifakın ilişkileri olmakla toplumsal hareketti. İlahların totem meslekli üretimden gelen güçleri ve iradeleri vardı.

İlahların üretim güçleri ve iradeleri nedenle; ilahlar tarihi bir meşruiyet ortaya koymuştular. Bu nedenle üreten kolektif güç ve üreten irade gibi iki meşruiyet ile iki hakkın tarihsel mirası içindeydiniz. Miras sizinle kesikli sizden önce ve sizden sonrası ile sürekliydi. Bir kolektif yapı içinde kesikli özel bağıntılı olma iradeniz nedenle kolektif miras hakkınızdı.

Ancak şunu belirteyim. Doğada kolektif sağlatma yaparken bağsan bir kolektif hareketleydiniz. Kolektif hareketi oluşan özneler, sosyal bağlamla duygudaşlık anlamla birbirinin aitiydiler. Yani birlikte sağlatan ilişki içinde olan kişiler güçlü bir sağlatma bağ ilişkisi nedenle pay (hak) alan kişilerdi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El ‘in hiç meşruiyeti yoktu. Meşru olan emek ve onun para ile denkleşen, eşleşen anlamı el kiri gibi söylemle küçümsenmişti. Bu küçümsemeyle gerçek olan; kolektif ilişkilere konu olan somut girişme bağıntıları görmezden gelinip yok sayılmıştı.

Yerine El ‘in az verip azdıracak olan. Çok verip bezdirecek olan kolektif gerçekle hiçbir ilişkisi olmamakla rızk verme anlayışlı illüzyon, sistem içine oturtulmakla; tüm kolektif ilişkiler rızk vermeye göre yorum ve anlayış edilmişti.

Hâlbuki rızk veren bir gerçeklik olsaydı, ne kolektif ilişki ortaya konabilirdi? Ne kolektif hareket oluşurdu? Ne de uygarlıklar ve insan vardı. Örneğin ot koyunun rızkı ise, koyun da kurdun rızkı ise koyun ve kurdun hali ortada değil mi?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu nedenle El mana algısını oluşacak anlam önce bire bir kolektif eşleşme olan anlam ve kavramlardı. Böylece El mana anlayışı kolektif anlamları iç ediyordu (örtüyor gizliyordu).

El tarzı rızk, kader, irade, dileme, takdir, pay, pay eden, paylaştıran gibi söylemlerle eşleşen, kolektif anlamlar bu tarz eşleşmenin bir tarafında çekilirse; El tarzı söylem ve kavramlar kendilikten ortada kalır.

Artık eşleştirme kategorizasyonu içinde çekilen kolektif kavramlar yerine bu kavramlar El 'i ifade eden anlamlarla ve kolaylıkla yer değişecektirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El, “takdirde bulundum. Kaderleri ben belirledim” diyen sözlerin ve eylemlerin sahibi değilmiş gibi sütten çıkan ak kaşık gibi davranıp; saman çöpü gibi suyun üstüne çıkıp; “adaletli olun” diyordu. “Ben dilemedikçe kimse nefes alamaz. Kuş uçamaz, Yaprak kımıldamaz” diyen El; “insanlar azıttı. insanlar yoldan çıktı” diyordu.

Yine ilk ittifakların zorluğuna ve ittifaka karşı oluşan sosyal direncine dönelim. Totem yapıların totem gruba ve aidiyete olan eğilimleri nedenle, ittifaka karşı gösterdikleri direnç haricinde, dıştaki gruplarla temas etmeyen bir tutumla, kendi içinde meşru bir ensest ilişkileri vardı.

İşte ilahlar, ittifaklar olabilsin diye bu sosyal direnci; bu tabu direnci kıracaktı. Ensest ilişkiyi; gruplar arası üretim hareketi olan ittifakı başlatabilecek girişme nedenle yıkacaklardı. İttifaklar gruplar arası ilişkiyi meşru etmekle, sosyal anlayış içinde akıl almaz bir şok etkisi oluşturuyorlardı. Yine ittifakı anlaşmalar, totemi sosyal yapıların ruh dünyasında akıl almaz bir duş etkisinin TRAVMASINI ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El, “takdirde bulundum. Kaderleri ben belirledim” diyen sözlerin ve eylemlerin sahibi değilmiş gibi sütten çıkan ak kaşık gibi davranıp; saman çöpü gibi suyun üstüne çıkıp; “adaletli olun” diyordu. “Ben dilemedikçe kimse nefes alamaz. Kuş uçamaz, Yaprak kımıldamaz” diyen El; “insanlar azıttı. insanlar yoldan çıktı” diyordu.

Yine ilk ittifakların zorluğuna ve ittifaka karşı oluşan sosyal direncine dönelim. Totem yapıların totem gruba ve aidiyete olan eğilimleri nedenle, ittifaka karşı gösterdikleri direnç haricinde, dıştaki gruplarla temas etmeyen bir tutumla, kendi içinde meşru bir ensest ilişkileri vardı.

İşte ilahlar, ittifaklar olabilsin diye bu sosyal direnci; bu tabu direnci kıracaktı. Ensest ilişkiyi; gruplar arası üretim hareketi olan ittifakı başlatabilecek girişme nedenle yıkacaklardı. İttifaklar gruplar arası ilişkiyi meşru etmekle, sosyal anlayış içinde akıl almaz bir şok etkisi oluşturuyorlardı. Yine ittifakı anlaşmalar, totemi sosyal yapıların ruh dünyasında akıl almaz bir duş etkisinin TRAVMASINI ortaya koyuyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci mana anlayışı; ön ittifaklı koşulların, üreten toplumsal gerçekli geçmişin sisler bulvarı ardında kalan kolektif birikimlerini; kendi mantığına göre köleci dil ile anlattı.

Totem dönem doğal ortamda sağlama yapan avcı toplayıcı yalıtımdı. Ön ittifak ise üretim hareketi koşullarına bağlı yalıtımlaydılar. Ön ittifaklar içinde artık totemi mana sanal bir nüveydi. Ön ittifaklı yalıtım “kendi içinde” totem manalı sanal nüveye göre totem mesleklerden oluşan “bir ve birçok dış” ve dış girişmeli etkileşme alanı ortaya konmuştu.

Karnı doyan, güdüleri indirgenen hemcinslerin düşünce dünyası içinde; ben neyim? Nerden geliyorum? Neye aitim? Gibi düşünme konuları vardı. Benzer eylemli, eş yönlü eylem rastlaşmalı fiil tekrarıyla kolektif sağlama yapan yalıtım ortamını ortaya koymuştu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tekil eylemli kişilerin, kendi güdü sel doyumlarını gidermekte oldukları çaba içinde güdülerin karşılamalarında çok büyük yokluklar ve zorluklar vardı. Bu nedenle tekil kişiler, eylemleriyle aceleciydi. Kolektif yapı, kişi aceleciliğini, kolektif çevrim üzerinde yavaşlatmıştı. Bu gecikme kapsamında kişi doğada bulduğunu, bulduğu yerde değil; grup alanına getirip, paylaştıktan sonra tüketiyordu.


Kolektif tutum bu aceleciliği sosyalleştirip, aitlik ve totem eşler yalıtması içinde iyice pekiştirmekle kardeş tanımlı tutum, eğim ve edimseliler içinde kişisi yoklukları, kişisi zorlukları, kişisi acelecilikleri güvenceye almıştı.

Totem kardeşlik, totem aitlik hiç bir şekilde değil suçlamayı, birbirine tarizi ve suçu ön görmez. Bu nedenle "birisi hepsi, hepsi birisiydi". Bir savunma bir şiddet varsa hep grup dışı yaşama savunmaya dönük kardeşler birliği eylemleriyleydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif süreçler El tarafından veya sanal bir giydirişle söylenen El söylemi; kişisi ihtiraslar etrafındaki kolektif ilhamdan hareketle, ortaya karışık yalan durumları söylüyordu. Eğer köleci toplumun öznelerinde bir anksiyete bozukluğu varsa, bu bozukluğun %95 köleci kölece ruhla gelen baskı efektten ileri geliyordu. Gerisi belki bedeni arızalardandı.

Köleci sistem bizi hasta ediyordu. Sonrada din ile öğüt ile baskı ile korku, vaat, şiddet ile tedavi ediyordu. Dinler inançlar bu yönüyle yatıştırıcı bir müsekkindi. Veya dinler, inançlar köleci ajanlara plasebo etkisi olan cevaplardı. Daha sonra para adamları bu tedavi alanın verimini görüp kâr hırsıyla sizi tedavi edecekti.

Köleci sistem, mağara dönemi tekil hemcinslerimiz gibi sizi, başınızın çaresine bakmanızın, sizi tedirgin eden çaresizliği içinde bırakıyordu. Çaresizlik te kişiler ruh dünyası içinde temel kaygı bozukluğu olan gelecek endişesini tetikliyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Köleci sistem içinde, köleci sisteme bakarız. Gözlük budur. Olması gereken de budur. Su içinde yaşayıp ta sudan çıkmadıkça suya Taklamakan Çöl koşullarıyla bakmanız olanaksızdır. Ancak kolektif bir bilinç ile içinde yaşadığımız çevresel koşullardan ve yaptığımız düzeneklerden edindiğimiz aracılarla su içinde yaşar iken Taklamakan Çölüne bakar dolayımla bilgi ediniriz. Bizler, sosyo organik bir sistemin baskı ve basıncıyla işlevleşmişlik içindeyiz. Doğduktan sonra edinmiş olduğumuz düşünme ve yargılarımız da genelde buna göredir.

Bizlerde, dünün, önceki günün, üç gün öncesinin, otuz beş gün öncesinin, yüz gün öncenin, beş ay öncesinin, altı ay öncesinin, bir yıl öncesinin vs. köleci yaşanmışlarıyla oluşan bir bilgi, bir bilinç ve bir im ile imgelerinden oluşan bir imajlar dünyası vardır.

İşte bu yaşanmış ve aktarılan imajlar içinde köleci sistemin değer yargılarıyla geçmişe doğru gidiyorduk. Kapasitemiz kadar kolektif bilinçle köleci verilerden hareketle şimdi ile düne, geçmişe dolaylı imge, imaj ve düzeneklerle bakabilir oluyorduk. Ki geride olan, geri bağlanım yasasını, geri bağlanımla meşru olanı, doğru olanı, inşaca olanın üretim yasalarını, süreci doğrultmak için arıyorduk.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif süreç içinde kolektif akışla olmanıza rağmen, çalışmalarımızla ortaya konulana El hep rızk diyordu. Bu koşullanma öğretiyle biz de hey rızk diyorduk. Rızk kavramı çalışmalarımızla, kolektif süreçli girişmelerle, kolektif birim zaman ile ortaya koymakla, kolektif emek ürünlerine dönüşüyordu. Rızk kavramı her biri kendi içinde üssü durumlu pek çok kolektif eylemlerle eşleşiyordu

Kolektif çalışmaları ve ancak kolektif yol ile ortaya konulmakla öğrendiklerinizi size, rızk söylemi eşliğinde anmakla öğreten El kuramı taktikçilerinin çok iyi bir eşleştirmen oluşlarıydı.

Örneğin, bizler yazı yazarken dayanıklı deyip parantez açıp içine de (mukavim) yazıp okurlara sunalım. Kolektif sağlatma kolektif bağ enerjisi içindeki dayanıklı oluşu (mukavim oluşu) artırıyordu, diyelim.

Devamını Oku