Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Erken dönem totem topluluklarının, asla bir devleti ve devlet düzenleri yokturlar. Ön ittifakı dönemin dahi, devlet olma özelliği hiç yoktur. İttifakı yapı, ortaya çıkan kült merkezlerini; nesnelce özne olmayı inşa edememekten ötürü, ittifakı nesnel somut anlamalarını iman (ittifakı totem karşısında ittifakın yöneten kurul gücüne söz verme oluşla) kuralı edip, ancak yaptırım sal sistemleşebiliyorlardı.

Bu nedenle bu dönemin kurulan ittifakları ve ittifakın dağılma, yeniden bir araya gelme, ittifak içinde sürgünler yaratma vs. gibi nedenlerine özgü oluşan imanı dil anlatımları vardı. Bu dil; önceki sosyo toplumsa hafızaları silmedeki, travmaları yok etmedeki seremonice ritüel olan dil ve anlatımlardı.

Tarihsel evrim; ittifakı dönemin seremonice ritüeli dili olan bu kalıp dil sözcüklerini, ilerleyen günün şartlarındaki değişmelere göre anlamında eğip bükme, yaptılar. Tıpkı totem dönemdeki kardeş aitlik kavramıyla, ittifakı dönemin kardeş aitlik kavramının aynı olmamasıyla; mülkiyetçi dönemin mirasçı olan kardeş kavramının aynı olmaması gibi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İttifakı köleci düzenle, artık; yenilen içilen şeyler nimet ve rızk olmuştu. Bu dönemde erken dönemin totem yasakları, dini iman nedeniyle temiz ve helal rızk oluşla belirtiliyordu. Diğer yandan da zenginin malını çalıp çalmamanızla belirleniyordu. Şimdilik efendinin sizin emeğinize el koymuş olması bir şey ifade etmiyordu.

Ortada bir mülkü olan vardı. Bir de mülkten yoksun olan. Mülkten yoksun olanın emeğinden demle söz edilmiyor, mülksüz olanın mülkü olanda çalışması gerektiği buyrulmuştu. Özne nesnel ifade dili bu tür ideolojiye göre yansıtılıp geliştirilerek, aksayan süreç olgu ve olaylarına anlamlar veriliyordu.

Şimdi iman, sınıfsal ideolojiydi. İman, ön ittifakı dönmedeki etki alanı oluşla etkimeye devam etse de; artık ittifakın imanından eser kalmamıştı. Bunu ilahlar takdir etmişti. Mülkü (rızkı-şansı) takdir etmek göki olan ilahların (mülkü olan yukarı yerli efendilerin) işi olmuştu. Takdir etme gibi yerleşen tanımlar efendinin köle rızkıyla oynamaması gibi göki olan ittifak içindeki varlıkların rızkları dağıtması türünden anlam, anlatım ve yorumlamalarla; eski kavramsal söylemler anlam bozulmalarına uğramaya başladı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu teokratik imana dayalı sistem inşası Romalılarda Roma latifundialarıyla, patrimonializm oluşla tanımlanan “Tanrı'nın mülkü dilediğine dağıtması ve diğer dilediği kara bahtlılara da kölelik olan hizmetçiliği kara bahtlı, bahtına düşürmesi fikri”; Osmanlı'ya da geçmişti. Osmanlı hem Doğu Roma imparatorluğuna irtibatından ötürü, Doğu Roma’dan; hem de Bizans’ın İslam üzerinden yaptığı bu etkileri, Osmanlının doğrudan İslam oluşuyla ilahi takdirci mülk anlayışını iki yoldan da kendisine bahşetmişti.

Devlet zenginlikti. Devleti olmak, devletli olmak mülkü zenginliği olmaktı. Zenginliğiniz varsa, devletiniz vardı. Zenginliğin, mülk zenginliği olması yanı sıra sağlık zenginliğinin de olması demekti. Bir nefeslik sıhhati olmayanın dünyada sırf mülk zenginliğiyle devlet bulması olmaz, diyordu bir sultanın sözü. Devlet; malı, mülkü olmaya dek muktedirliği özgün tasarrufla, yönetme işi oluşla ortaya çıktı.

Dini sistemlerde, mülk ve mülkün talihli insanlara bağışlanması olan devlet ya da mülk sahipliği; "bir ölçüye, bir takdire göre" gökten inmeydi! Mülk sahipliği devlet, mülk sahibine raina oluşla, mülkü çekip çevirme, insanı mülklü oluşla gözetme, gibi referans değerlerinden hareketle güç (mülk): yönetmeye, insan köleleri de yönetmeğe başladı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif olanın kolektif davranışına karşın, özel mülk sahipliğinin kendisine özgü iradeyle davranışı; demokrasi oluşun ilk tipidir. Demokrasi kolektif iradeye karşı, tekil olanın irade serbestliği olmakla; tekil iradenin kendi iradesi üzerinde ilah gibi başka (ortaklık olan) irade tanımamasıdır.

Demokrasi, bey erkinin var olmasıydı. Bay erki sahipliği kendi alanı içinde tek hakimiyetti ama çevrede pek çoktu. İlk özel mülkiyetçi köleci oluşum bey erkiydi.

Bu türden demokrasi kolektif davranışa karşı, özel sahiplik davranışını ve kolektif iradeli bilince karşı da özel mülk sahipliğinin kişi istemli iradesiydi. Ve muhatabı da ortaklık bilincine karşı savaş olmakla birlikte; mülksüz kölelerdi. Kölelere karşı kendi egemenliğini dikte etmenin deklarasyonuydu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dinlerin hemen önünde ve dinlerin neşvü nema buldukları bir köleci mana düşüncesi vardı. Bu sistem takım erki keyfilik iğinin, takım erkine özgü koşulları kullanımın; demokrasisi olmakla ortaya çıktı.

Bu haliyle bu aşamada demokrasinin üçayağı vardı. İlk ayağı ortak olana karşı olup, ortaklığı yıkmaktı. İkincisi yıkılan bütünden koparılmakla köle yapılan ayak takımı üzerinde doğru her türlü yaptırımı uygulama meşru iliği takım erkinin hakkıydı. Üçüncüsü de takım erkinin takdiri olan bu iradenin, ayak takımı üzerinde doğru olan eğilimine; ayak takımının tevekkül içinde yerine getirmesinin inşasıydı.

Takım erkinin istekleri, mana anlayışının da irade ve istekleri olmakla; takım erkine bir tasarruf hakkı, ayak takımının üzerine doğru yaptırım ödevi oluşla biçimlendi. Takım erkinin isteği ve iradesi nereden kaynaklanıyordu? Kuşkusuz ki mülkten yoksun kılınana karşı, mal sahibi olmasından kaynaklanıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sistem akdi içinde “kendisine göre olanı” buyuran vardı, bunu buyrulana göre yerine getireni, vardı. Kendisine göre söyleyen vardı. Bunu söyleyene göre anlayan vardı. Kendisine göre iradesi olan vardı, bu iradeye göre ram olan (tevekkül eden) vardı. Kendisine göre sözleşme ortaya koyan vardı. Hiç bir itirazsız sözleşmeye evet diyenle beraber iki taraf vardı vs.

Mamon, kendisini anlatan dinin nüvesini oluşturmuştu. Ortamın koşullarına göre nüve iradesini tadat edip; öğütlemek te dinlerin işiydi. Din bu tarz gelenekleşme gören ekleşme oluşuyla bir güç kullanımıydı. Mamon müktesebatla öğretinin İlk aşaması; gelenekleşen dindi.

Mamon'du aşama içinde meşru kılınan ilk şey; mülk sahipliği ve mülkün kullanım tasarrufu da dinin kullandığı güçtü. Dinde gelenek, görenek kılınan tutumlar, takım erkli gücün kullanımı olmakla; rahatsızlığın kaynağıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Demokrasi; genel yararın üretilmesi içinde, bir genel yararın kullanılmışını da, isterse herkesin her durumla mutlaka söz sahibi bir bileşke irade olmasıdır. Bu katılımcı olan çoğunluk herkesin evet diyebileceği bir demokrasiyle olası olabilirdi. Özelde de bir sektördeki üretim hareketine katılanların isteseler de istemeseler de o ilişki biçimine bir şekilde taraf oluşla ya da temsilcisi aliyle katılmasıdır.

İyi de demokrasi, baştan beri demokrasilere katılımın mayası olmakla; mülkü ve mülk sahibi olmayı eksen almıştı. Hiç mülkü olmayan bir köleyi, demokratik bir tasarrufun içine nasıl katacaktınız?

"Madem mülk Mamon’un diyorlar”, diyordu. Mazdek, Babek, Şeyh Bedrettin ve bunun gibi birçokları buna; “amenna" diyorlardı. Ama bu amenna deyişiyle kalmıyorlardı. Mülkün Mamon'a ait olmasına katılıyorlardı. Ama keyfi oluşla bu mülkün dağıtımına karşı çıkıyorlardı. Mülk sahibi olan baba, efendi, sahip (Baal'di) .

Devamını Oku
Bayram Kaya

Demokrasinin özünde üç temel hareketin bileşkesi vardır. Üretim hareketi, sahiplik ve iradedir. Üçü birbirini gerektiren çevrim hareketidir. Özel mülk sahipliği bunların tümünü ele geçirmişti. Özel mülk sahipliği ele geçirdiğinin bu hücceti ile yüksek basınç ya da yüksek baskı oldu. Sahiplikten yoksunluğun üzerine doğru bir belirme yaptı. Edilgen durumdaki yoksunluk, bu etkiye çoktan açıktır.

Sahipliğiniz yoksa kaale (dikkate) alınır bir iradeniz de yoktur. Pekiyi de köle iradesi nasıl ortaya çıkacaktı? Köle kendi emeğinin ve kendi emeğine sahipliğin bilincine varmakla ancak irade sahibi olacaktı. Sizin emeğinize sahip olma bilinciniz, son derece gerekliydi. Ama yeterli neden de değildi.

Çünkü emeğinin sahipliği olmayan diğerleri sizin emek sahipliği olan bilincinizin yerini; köle oluşla doldurmaya hazırdır. Bu nedenle sizin emek sahipliği bilinci ortaya koymanız boşlukta kalacaktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yediverenlerleydi içim
Sanki ödün gibi

Hiç gönlümü kaybetmedim
Başucum hevesle doldu kum

Devamını Oku
Bayram Kaya

Dinim imanım
Der gibi bana
Akar benle
Ben sosyal simanım

Damarda namus namus atanım

Devamını Oku