Şiirin akışında 3. satırda, sanki bir kırılma bir anlam durması, anlamı anlamaya bir düşündürme duraklaması ve metni düz cümle haline getirmenin, uzamlaşması vardır. (-Bize şiirlerde düşer; Avret yerlerin örtmek; Bir izdir bulunmaz yarası)
Bu benim bilinçli yaptığım ve adına, araya farklı zaman mekân sıkıştırması almak dediğim, bir oluşturmadır. Yani güçlü duygu ve düşüncelerin ve güçlü anlamların üst üste düşmesini de önlemektir bu.
Tıpkı tuğlalardan örülü bir duvarın, sırf tuğlaları üst üste çakıştırmayıp, araya harç gibi, kimi dem bir izolasyon dolgu gereçleri gibi farklı zaman mekân uzamı almasına benzer. Bu benim gerçeğimdir. İyidir kötüdür bilemem. Ama benim şiiri düzgün akışlı cümle halinde yazamayışımın kırılma dallanmalarıdır. Yani akışa durgu kırılmaları vermek, anlam saçılmaları çıkartabilmek bakış tarzımdır.
Güne baktıkça
Düne düşer oldum
Bilirim fevk ilerde
Seni sevmek demek
Yanmak...
Sevmek ve sevilmek...
Adamlığından,
Saklanmaz yaşamsalların
Izdırabından önce gelir.
Sevmek ve sevilmek...
Kimse seni anlamaz
Anlayabilmez hoyrat zamanlar çocuğu
Narkoz girerken damarlarına
Yabancılaştırıyorlar hemi ademiyetine
Gün bırakmamışlar yarına, ehli yol diye
Aşırmalarladır ahlak, etrafı bi idrak
Geçişler art ardalığın tekdüzeliği olmayıp, kırılmaların yansıyışıdır. Geçişken üç temel alan ve hem alanlar topaklanması, hem alanlar girişim kaynaşması, tabiri caiz ise esmesi...
6Ayrılıkta kalmayacak gittiğinde peri 2
Bir yanım sen olmuş
Bir yanın ben
Döndüğüm yan sen
Geçişler art ardalığın tekdüzeliği olmayıp, kırılmaların yansıyışıdır. Geçişken üç temel alan ve hem alanlar topaklanması, hem alanlar girişim kaynaşması, tabiri caiz ise esmesi...
11Sensizliği de, duyamıyorum peri sensizliği
Yazlar yaz gibi, kışlar kış gibi
Coşmalar da, uçarı gibi heyecan
16Cevher sır tutmaz
Yuvarlansada yaşlan
Bismillah çekilmiş olur
Başlangıçtaki başlan
Kılı kırk yarsam peri
Her birden kırk biri çıkar.
Ey peri
Gurbet mi yol düşürür
Yoksa içimizde olan mı?
Yaşlarımızdan kıymet
Gözlerimizdeki kesilen ziyanla
Sana vuslat düşer peri, ayrılık bana
21Eller dizlerinde kalmaz iken
Böğürler sancı tutmaz
Gözyaşlarındaki huruç
Nemlendirecek ıslaklığıyla **
Kalplerin çözümsüzlüğüdür.
Hulul de çözüm, çözülmüşte
5-]Transistörde üç alan vardır. PNP (pozitif, negatif pozitif) Ya da Negatif Pozitif Negatif (NPN) . Pozitif ucun birini halk alan diğer pozitif alanı da toplum kabul edelim. Orta yer olan negatif ucu da beyz alan da kamu alan olsun. Halk da, tıpkı transistordaki geri (negatif, -) beslenen pozitif alan gibidir. Halk da inanç ve geleneklerinden ötürü ve eskiye bağlamalıklarından ötürü geri beslemelidir.
Bu pozitif uçlardan biri (halk) zaten ters (geri) biaslanır (ters gerilimle beslenir) . Diğer pozitif alan da toplumdur ve toplumun gelişmeci ilericiliğinden ötürü burası da ileri gerilimle beslenmiştir. Bu iki pozitif alan kendi içinde, kendi iç ilişki ve sürtünmeleri ile var sayalım ki serbest davranırlar.
Bu üçlü yapıdan biri olan transistorun beyzi (kamu) alanı, yani negatif taban bölgesi, bu iki pozitif (halk ve topluma dek) alanın akım ya da gerilim geçişini kontrol eder. Yani keyfi olmayışla, akımın bir birine geçişini, duruma göre azaltıp, çoğaltan, bir kontrolle bir kırpmayla, bir sınırlamalı girişme ile geçişlere değin referanslarını sağlar.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...