Karanlık
Karanlık
Karanlık...
Gecelik korkardı
Gecelerden
6-Artık kesret var
Anlama ve tutuşmakta;
Birlikte, çok;
Çoklukta, bir görünmüş
Vahdete dönmüştü.
Aptallık (mecnun) şair aşkında olurdu
18. yüzyılda sapkın! Mezheplere karşı, örneğin, Protestanlara karşı, öyle tüyler ürperten işkenceler uyguladılar ki akla ziyan. Manevi işkence ise had safhada idi. Bir Protestan çocuğun vaftizini, yine bir Protestan papaz yerine, bir katoliğin yapması, yasal ve cebri tasarrufla zorunluluk haline getirildi.
Volter Bastill'e hapis olur. Diderot'un hazırladığı ansiklopedinin 2. cildinin yok edilmesi emir verilir. Holbach'ın L'Esprit'si yakılır. Felsefe sözlüğü yakılır.
1762'de tutuklanma kararı çıkacak olan Jan Jak Russo, çareyi kaçmakta bulacaktı. Özgür düşünceye (sapkınlığa) karşı duyulan kin ve öfke, ancak bir şuursuzluğun eseri olabilirdi. Ve haksızlıkla garaz olmanın infialidir. Bir zorbanın egemensel bir gücü yitirmesinin eseri olabilir denli şiddetli idi bu uygulamalar.
Ben neyim bilmem ki!
Binlerce kez derim
Şeker değilim, şurup olsam
Şurup da yapmam, şekeri bulsam.
Hep olmazda...
“”Yaratılmışları severim
Yaratandan ötürü”” Yunus
Derler; ezberden, soyuttan
Anlam, hıfız edilmeden
Sivas'ta, Çorum'da...
Ya da toplumsal gelişmeler, maddi (teknik) , manevi (yapabilirlik ve bilgi) şartları sağlamışsa, o alanda bireylerine, fikir özgürlüğünü de sağlarlar. Yani fikir özgürlüğü, nesnel ilişkisel temellidir. Zorunlu olan yaşamsal üretime değin, tartışılabilir, seçenekler geliştirmektir.
Geliştirilen üretime ilişkin düşünmeler sizin soyut manevi algı düşünme gelişmelerinizin de temeli olacaktır. Hiçbir soyut inanç yoktur ki, nesnel temelli, ilişkilerin üzerinden duygu ve gelişme yapmamış olsun. Köleci ilişkileniş düzen ve kültürü ile günümüzdeki ilişkileniş düzenine bakamazsınız.
Böyle bir bakışı da biz, fikir ve ifade özgürlüğü diye söylersek, bu ıvır zıvırsa söylem yapmak olur. Sapla samanı karıştırıp, hayalle gerçeği seçememek, ayırmamak olur. Bu tür tarihi oluşmanın gelişmesinden, maddi manevi süreçli anlama dayanağından yoksunsanız; üreteceğiniz düşünme ve anlatımlar, bir hayal olacaktır. Ve asla fikir özgürlüğü ve fikri açıklama anlatımı olmayan, saçmalık olacaktır. Saçma ne kadar fikir özgürlüğü ise, bu söyleminizde, o kadar fikir özgürlüğü olacaktır.
Alçakgönüllülüğün mü kaldı ki
Demine dura?
Bak ışığa, al renge ki
Kahredişle zemine vura
Boğa tutsan, tırsar
24-Bre nakis, nedamet bilmez
Eşek eşeklikten önce
Devrendir eşeklik***
Süreçte üretilen sürüce
Nakes bilemediysen bönce
54-Bunlar kanaatsındıkça
Öbürler doymazlaşıyor
Kırk karınlaşıyordu
Muhterisleşince
Bunlar daha bir uysaldılar
İşin doğası icabı.
2. Bölüm C Kısmı
55-Kitaba bakan eşekler boş durur mu
Bir deve nasıl iğne deliğinde geçemezse
Nallı eşeklerde öyle cennete giremez diyordu.
Mutsuzları nalsızlığa adeta can attıran




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...