Sukun erincinedir, değilken kin
Kurtuluş fikri ile kavranan din
Tanrı ile insan arasında çün /gibi
Görülmez ise lakin var bir hin
Böylesine rammi, güzel, din bile
35-Bilmece çözsen yol düşer
Akıl koysan kol küser
Bir düş ne kadar zor olursa olsun
Yol ihanetinden sızlıyordu
Çare dumandan mı
Duman çareden mi
Düşünmede görmüşte abiye
Der ola ki bende olayım tabiye
Ne duyarak yazıyorsunuz?
Diyorlar bizlere.
A canım duymadan yazılır mı?
İtirazım var
Şu sezayı semaya.
Sanma inal imrenirim
Anlamdaki temaya
İnsan bilirlik
Ama öznel saçma tutumlar toplumsal talep değildir. Bunların imajını toplumda taşır olmak, talep kılmak saçmadır. Hiçbir doğrulama ve yanlışlaşmayı ortaya koyamazsınız. Ancak inancı dolandırarak ve tersten, toplumun konularını ve nesnel ilişkilerini, inancın bir konusu gibisine, emri yaparak nesnelliğe oturtmaya, nesnelliği yönetip yönlendirmeye başlarsınız.
Bu da nesnel ilişkilerin değil, inancın; güya nesnel ilişkilere, beyhude oturtulması olacaktır. Nesnel işleyişle üretim sürdürülürken, inançsal baskı ile sömürülür oluştur. İnsanın gelişmesi toplumda ortaya koyacağı özgürleşmesi, bağımsızlaşması, rölantiye biner. Haksızlıkları cehaletin razılığını alan uzlaşı ile demokratik tavırlarınızı tüme yakın olaraktan ortadan kaldırmanın, ortaya konuşu olacaktır. Gizli tezgâhların amacı budur. Bireylik ise, maksatlı tavırları bilmeden, inanma mutluluklarının erimiyle, davranışlarını oligarşik yapıların güdümünü kolaylayan birleşmelerle, işbirlikçi bir duruma düşerler.
Örneğin, şöyle bir halksal inanmanın; hem bir hak ve hem bir özgürlük olduğunu bir an varsayalım. Dense ki; Toplumsal faaliyetten önce, haftada bir, bardakçı baba türbesi ziyaret olunacak. Buna imkânı olamayanlar, anma duasına duracak. İmkânı olanlar, sandukasına yüzünü ve dudağını sürecek. 300 kez falan duayı okunacak...
Söz var ağı ola
Söz var bağı ola
Söz var çağı ola
Söz var yaslanacak dağı ola
Söz var zamanda zeminde duyula
Bilirim sebep olacaksın, tersin
Hoş gelir gülşen ezer gibi agahta
Pür melalim, hal mı korsun nagahta
Küt küt eder de düşerim; etersin.
Sen sanmayaki bir ana yetersin
Efkârı vurmuş suya
İçtim huyum bu ya
Darlaşırdım sızlanırken
Şimdi efkârım boydan boya.
Çıktım yücesine
Enki
Enki: Ea da denen Sümer, su ve bilgelik tanrısı. Yaratıcı 4 tanrıdan biri. İnsanı eli ile kilden yoğurmuştur.
30-Kaşında kıl aldırmayan
Kulak dikelten kırışma
Ai ai! demez, ainiz ainiz der
Şu da yaraşır mı? demez
Her naneyi yer
Ağresif ve nazik huylu




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...