Senden Sonra İhtimalim Yok
Seni bir fikir gibi sevmedim.
Bir inanç gibi de değil.
Seni, varlığımın içindeki boşluğu susturan
tek gerçek olarak benimsedim.
Ben dünyaya karşı değilim,
Ne zaman adını içimden geçirsem
bir dalga vurur kıyılarıma,
kumlar savrulur,
ve ben yeniden doğarım,
gözlerinin ufkuna bakarken.
Ben senin sesini duyunca
içimde yıllardır kilitli duran
ahşap bir pencere açılıyor usulca.
Perdeler değil de sanki zaman kıpırdıyor.
Bir çocukluk akşamı düşüyor avuçlarıma,
annemin mutfaktan gelen tabak sesleri,
Bir gün,
gölgem bile benden vazgeçtiğinde
adım kumdan yazılmış bir harf gibi
kendi kendini silecektir.
Güneşi fazla içmiş bir toprak gibi
çatlayacak içim,
İnsan bazen kendi göğsünde bile unutulur da
bir başkasının acısında arar yüzünü.
Sanki içinin en tenha yerinde
üstü örtülmüş bir kıyamet uyuyordur,
kimse bilmez.
Bir tek geceler bilir,
Sırılsıklam
Göğün damarları çatladı bu gece,
mavi bir sancı düştü omzuma.
Yağmur değil sanki
göksel bir perde söküldü de
parçaları kalbime düştü ince ince.
Bir sokak lambasının altında bekliyorum geceyi.
Sanki bütün şehir çoktan uyumuş da
yalnız benim içimde nöbet tutuyor zaman.
Işığın yere düşen sarı halkasında
kendi gölgeme yaslanmışım
ellerimde, bir zamanlar birlikte sustuğumuz umutların külü.
Aşk,
önce bir kelimeydi,
sözlük sayfalarının arasında
tozlanmış bir ihtimal gibi duran,
tanımı kısa,
hissi eksik,
“Toprağın Hafızasında Ateş”
Bugün takvim, bir yaprak değil artık bir yara izi. Çanakkale Zaferi
Toprak konuşuyor, duyabiliyor musun?
Her karışında bir nabız atıyor hâlâ, her taşın altında bir kalp yarım bırakılmış gibi çarpıyor.
Deniz, o gün mavi değildi. Kurşun rengiydi dalgalar, gökyüzü barutla yazılmış bir dua, ve rüzgâr annelerin iç çekişini taşıyordu kıyılara.
Bir millet, ölmeyi değil ölmeden önce dirilmeyi öğrendi orada.
Gecenin en sessiz yerinde,
Yıldızlar susmuş, ay mahzun.
Bir zamanlar avuçlarımda parlayan
O sıcacık umutlar, şimdi hangi rüzgâra savruldu?
Kalbimin kıyılarında dalgalar var hâlâ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!