Ben konuşmayı erken öğrendim,
anlaşılmayı hiç.
Harfleri dizdim, cümleler kurdum,
kendimi anlattım sandım
oysa hep tercümesiz kaldım.
İnsan bazen en çok
Yükseklerde Bir Hüzün
Gökyüzü hafifledi mavilikten,
Balıkesir’in sessiz sabahına karıştı sis,
Bir F‑16 geçti gri bulutların ötesine
kanatlarında umut, kokpitinde yürek.
Perçemlerinde rüzgârın türküsü
Yüzünü gördüğüm her an
şehirlerin gürültüsü diz çöküyor önümde,
zaman, saatini çıkarıp susuyor.
Dünya bir perde gibi kapanıyor arkamda
ve ben, sadece sana açılan
tek kişilik bir evrene düşüyorum.
Zamanın hatırası
Önemsemediğimiz bir zamanın hatırasıyım ben,
duvarları nem tutmuş bir takvimin
yırtılmamış son yaprağında asılı kalan gün.
Tozlu sandıklarda saklanan mektuplar gibi
sararmış ama hâlâ kokan bir cümleyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!