Ayağın taşa takılmasın sevgilim,
Şubat ayazı incitmesin narin bileklerini.
Eğer takılırsa kaderin sert bir köşesine,
Ben düşeyim, sen gülüşünü koru diye.
Sokak lambaları bile kıskansın yüzündeki ışığı,
Gökyüzü kalbinden ödünç alsın maviliğini.
ADINLA YENİDEN DOĞAN
Bir insan kaç kere doğar?
Takvim mi bilir bunu?
Yıldızlar mı sayar?
Ben her seni andığımda
kendi karanlığıma meydan okuyarak
Ben o kadınım.
Çocukluğumun avuç içi hâlâ soba isi kokar.
Oyuncak yerine susturulmuş bir çığlık verildi bana,
saçlarıma kurdele değil, aceleyle bağlanmış bir kader takıldı.
Aile dediğiniz şey,
benim evimde duvara asılı bir takvim yaprağıydı sadece,
Her adımımda
aynı dar, aynı çıkmaz sokak.
Taşları ezberimde,
duvarları alnımda birikmiş.
Yürüdükçe kısalıyor mesafe,
uzadıkça içim.
Sen elbise diye giyersin, çiçeklenir kumaşı
Sen elbise diye giyersin
ben mevsim değiştiririm.
Omzuna düşen her dikişte
bir sabah uyanır dünya,
terzisi rüzgâr olan bir bahar
🌙 Ramazan.
Göğe Asılan Bir Sabır Kandili
Ramazan gelirken gökyüzü yer değiştirir sanki.
Yıldızlar biraz daha yakına iner,
ay, alnımıza sürülen serin bir mühür gibi parlar.
Ağaçların gölgesinden çıktım,
omuzlarımda yılların suskunluğu,
avuçlarımda kimseye anlatamadığım yangın.
Ben,
sevilmeyi öğrenemeden büyütülmüş bir kadın,
çocukluğum yarım bırakılmış bir ninni,
Gözlerine baktığımda
sanki dağ köyünde akşam ezanı okunuyor içimde,
uzak tepelerden yankılanan bir ses
yorgun sürüleri ahıra topluyor.
Dağılmış düşüncelerim
çobansız kalmış koyunlar gibi
Güzelliğin Tüm Güllerin Hedefi
Güzelliğin,
aşkın gözü dönmüş hâliydi,
tüm güller sana doğru atılırdı
dikenlerini bileyerek.
Sevmek, senden sonra
Hasretin bırakmıyor ki uyuyayım,
geceyi katlayıp cebime koysam
kırışıklıklarından sen dökülüyorsun.
Yastığım bir mezar taşı gibi soğuk,
üstünde adın kazılı,
başımı koydukça




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!