Geceyi dinlerken,
kalbimin kıyısına dokunan tek fısıltı sensin.
Adın, içimde gizli bir melodi,
her hecesi tenime değen sıcak bir rüya.
Parmak uçların yok belki,
Adını söylerken
dünya biraz ciddileşiyor.
Sanki bütün gürültüler
kendine başka bir sokak bulup gidiyor da
bir tek kalbimin sesi kalıyor ortada.
Öyle büyük değil aslında senin adın
İstanbul'un Nabzında Saklı Bir Nefes
Sabah,
henüz aynalar bile kim olduğunu hatırlamazken,
İstanbul
kendi kalbine usulca dokunur
ve ben,
İyi ki’nin Ağırlığı
Bazı duygular vardır
adını koyarsın ama taşıyamazsın,
çünkü kelimeler ince kalır,
his kemiğe kadar iner.
Sevilmek mesela
Kaderin Dizine Yaslanan Aşk
Sen yokken
tutunacak bir kendimi bile çalmışlardı benden.
Meğer ben kaybolmamışım,
sadece kader
beni sana gelene kadar
Rüzgâr sert estiğinde
kokun savrulmasın diye
seni kalbimin en yeşil yerine bırakıyorum,
orada mevsimler incinmez,
orada fırtına diz çöker zamana.
Göğsümün içindeki o saklı bahçede
KANATLARININ ALTINDA BEN
Aslında seni paramparça eden şeyleri
hiç olmamış gibi sustuğun yerden tanıdım ben.
Gülüşünün ardındaki çatlakları,
iyiyim derken titreyen sesini.
Ve sana orada aşık oldum.
Kar insana benzer üstü ak beyaz
Altında gizlenmiş çamurlu ayaz
Yüzünde masumluk içte bin niyaz
Her izde kararan bir gölge saklı
Toprak ayak izim ele verirken
Ben
uzun zamandır aynalara yüzümü değil,
sakladığım yorgunluğu bırakıyorum.
Çünkü bazı kadınlar
yaş aldıkları için değil,
içlerinden geçen fırtınaları tek başına taşıdıkları için eskimiştir.
Kırık Bir Kız Çocuğu kalbi..!
Abime söylüyorum önce,
çünkü omuzların vardı,
ama sen onları kapı eşiğine bıraktın.
Ben karışmam dedin,
erkekliğini askıya astın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!