Vefasız dostlarla geçti bir ömür
Yüreğim taş oldu dilimse kemer
Dört bir yanım sardı elemle keder
Umudumu kestim yalan dünyada
Sırtımı dayadım dönek dağlara
Gönlümde kurduğum saray yıkıldı,
Hasretin içimde ateş yakıldı,
Bir vefasız yâre gönlüm takıldı,
Yandı da kül oldu tüm umutlarım.
Geceler boyunca adını andım,
Bir zaman yâr senin için ölürdüm
Yâr sen gittin el oğluna yâr oldun
Eller değil yâr beni sen öldürsün
Ben unuttum sen de unut sevdiğim
Bir zamanlar aşkın rengi solmuştu
Urfa ellerinde bir güzel sevdim
Adına şiirler türküler yazdım
Yoluna ipekten halılar serdim
Urfa semalara adını yazdım
Gönlüme düşeli şu garip sevda
Usandım
Bir gonca sevdim ki gülzâr içinde
Zülfün hayâli var efkâr içinde
Aşk ateşiyle ah u zâr içinde
Gamlı firâkından bıktım usandım
Usta…
Yârden uzak olmak,
Kerem’in Aslı’ya varamadan
kül olması gibidir.
Mesafe değil bu,
ateşin tam ortasında
Kalmadı er kişi yiğit ve cesur
Çapsızlara kaldı meydan be Usta
Bozuldu mertlik ve kalmadı huzur
Çakallara kaldı meydan be Usta
Haberim olmadı yiğitlik ölmüş
Usta…
Bir ömür vardı avuçlarımda,
kum gibi aktı parmak aralarımdan.
Ne tuttuysam eksildi,
ne sevdiysem yarım kaldı.
Boşa geçti deme,
Bu kadar erken mi veda edecektin
Hasretinle yanar yanar gönlüm usta
Gözlerimde sel olup çoşup da aktın
Hasretinle yanar yanar gönlüm usta
Çekip gittin sesin hâlâ yankılanır
Ne olur...
Üstüme gelmeyin artık…
Bazen insanın içindeki yorgunluk,
dışarıdan görünen gölgesinden daha büyüktür.
Bir omza kaç dağ sığar,
bir kalbe kaç sessizlik,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!