Altı Şubat indi geceye keder
Göğün secdesinde titredi seher
Taş bile ağladı, sustu her beşer
Bir gecede enkaz oldu yuvalar
Felek zehrin kattı alın yazına
6 Şubat Zelzelenin Gölgesinde
Gecenin koynunda bir feryat koptu
Gözlerde yaş değil kan gibi aktı
Koca şehir sustu umutlar battı
Toprak inler oldu dağlar devrildi
Aaah Zeynebim…
Bir bilsen,
bir bilsen nasıl başladığını bu yangının,
hangi gecenin sessizliğinde
kalbime adını kazıdığını…
Gelen giden vurdu kaldı sancılar
Bir de siz vurmayın bana acılar
Dikenle çevrili tüm yollarım var
Ne olur vurmayın bana acılar
Hasretle yoğrulmuş gönlümde duman
Acı Yaman
Kırk bir bin şehidim yatar burada
Hatay, Adana'da, Adıyaman'da
Kirk bir bin gül soldu bu topraklarda
Maraş,Malatya'da acı yamanda
Bu nasıl bir dünya,
gökyüzü mavi ama vicdanlar kapkara.
Sokaklar kalabalık,
insanlık ise tenha.
Bir köşede açlık üşür,
Adın Tuğçe...
Mavi gözlü güzel kız,
Tuğçe...
Bir sabah uyandı şehir,
Gökyüzü bile seninle gülümsüyordu.
Bağrın dertle yoğrulmuş dağların
Nice aşkları büyütmüş bağların
Efsaneler saklar da hep çağların
Kökün tarihtir senin Adıyaman
Fırat akar sırdaş olur sesine
Yıllar sonra...
Adıyaman’a kar yağdı.
Yıllar sonra
bir sessizlik indi dağların omzuna,
taşın, toprağın
Bugün seher vakti gönlümde bahar
Göklerden selam var dağlara diyar
Tarihle yoğrulmuş her taşın azar
Kutlu olsun bugün Adıyaman der
Fırat çağlar coşar aşk dolu sazla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!