Ah Kâhta’m…
Bir bilsen, hasretin içimde nasıl büyüdü,
Bir bilsen, sessiz gecelerimin hangi ucunda
Senin adınla titreyip duran bir ateş saklı…
Dağlarının rüzgârı yüzüme dokunur gibi olur bazen,
Sensiz bir gün kahve gözlüm yaşayamam ben
Sen olmadan bu dünyada yaşayamam ki
Bu can bu beden de sesiz sensiz ne yapsın
Kahve gözlüm şirin sözlüm sensiz ne yapsın
Sen gittin gideli burda yar izin kaldı
Kalbimin taşımaktan şeref duyduğu
En güzel yük…
İnsanı yormayan, aksine hafifleten,
Taşıdıkça büyüyen, büyüdükçe içime sığmayan bir sır gibisin.
Adını andığımda göğsümde bir ılık rüzgâr eser,
Düşünsene, bir rüzgâr bile seni anmadan esmez bu şehirde.
Kaldı hasretimiz zordayım yar
Dinlemez ki gönül dardayım yar
Aramıza girmesin o kara kedi
Bilmem nasıl edem zordayım yar
Kara bulut gibi çüktü üstüme
Zaferle çıkardım ben her savaşta
Eski gençliğimde eser kalmadı
On kele alırdım tek bir kılıçla
O eski hâlimden eser kalmadı
Yıllar omuzuma çöktü yokuşta
Sen aşk nedir bilemesin’ki sevgilim
Yaralı yüreğim yaşlı gözlerim
Kokuna hasretim özledim senin
Aşk nedir sevgilim bilemesin sen
Bu yaşlı gözlerim yolunu gözler
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana sevgilim
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana
Ne olur bir kez sus da konuşayım
Sevgilim dinle ve gör ne dediğimi sana
Gidiyorum sevgilim gözlerimden sonsuz ellem
Yokluğun sinemi köz eder şimdi
Bu yürek sensizken söz eder şimdi
Geceler hasretle iz eder şimdi
Bu yükü çekmeye gücüm yok artık
Dilimde adının sızı bıraktı
Gülden hoca bahar gelir,
Okul senle güzel, hocam.
Kıraç topraklar yeşerir,
Hayat senle güzel, hocam.
Gözleriyle ışık saçar,
Ne kasırgayım ne de duman
İçimde saklı bir hicran
Gönül köşküm oldu viran
Güldüğüme bakmayin siz
Yüreğimde yaram derin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!