Gülüşü güzel Dilber,
bir sabahın en masum yerinden düşmüş yüzüme.
Ne vakit gülsen
yüreğimde eski bir türkü başlar,
sözleri unutulmuş
ama ezgisi hâlâ kanayan…
Aşkından ölsem de affetmem seni
Sen misin günahkâr ben mi günahkâr
Yâr it'in biriyle aldattın beni
Sen misin günahkâr ben mi günahkâr
Gözümde akıttın yaş yerine kan
Gam yüklüdür yüreği, ahı figândır,
Mazlumun her nefesi arşa nişândır,
Dert ile geçen ömrü hicre yamandır,
Dokunmayın garibe yazık günahtır.
Virâne gönül şimdi derd ile yârdır,
Yolun sonu geldi günler sayılı
Hasrete bağlıdır yollar kayılı
Gönlümde bir sevda bahar ayılı
Her adım geçmişten izler taşır da
**** Ömürlük heybemde günler sayılı
Gurbet…
Zalım gurbet…
Nice ettin sevdamı…
Zalım gurbet,
sen önce sessiz geldin,
Gurbet elde yâre bir mektup yazdım
Satırlara hasret hicranı kazdım
Her kelime dertten bir damla sızdım
Özlemim yol aldı esen yellerle
Sensiz her baharda soluyor güller
Sevgilim ne desem boş nafile çırpınışlarım
Belli ki sen çoktan kararını vermişsin
Beni bırakıp gideceksin biliyorum sevgilim
Ne olur gitme sevgilim gitme
Ağır gelir gurbet sana, kaldıramazsın
Gidip gurbet elde bir başına yaşayamazsın
Sanki terk edilmiş gibi
Doğup büyüdüğüm köyüm
Nuh tufanı vurmuş gibi
Köyüm köyüm güzel köyüm
Yüksek yerden köye baktım
Yollarına serdim ömrümün gülün
Dönmedin bir kere duymadın hâlim
Yokluğun içimde kor olmuş zulüm
Ecelim gelmeden gel ey vefasız
Geceyi yoldaşım bildim ağladım
Hasret kaldım o eski günlerime
Gel gidelim köyümüze sevdiğim
Gönlüm sığmaz beton taşlı şehire
Gel gidelim köyümüze sevdiğim
Boğdu bizi dumanıyla sokaklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!