Dün gece hatrıma yine sen düştün
Gurbet ellerinde şimdi neylersin
Yandım hasretinle bağrımı deştim
Gurbet ellerinde şimdi neylersin
Mevlam bana vermiş öyle bir dert
Çürük bir adam oldum yürek pelt
Ne yana dönsem elem dolu dert
Derman ararım bulmak ne zordur
Yürek yangında çaresi kordur
Çek o kirli eli yâr toprağımdan
Düşlerimi soldurma git yâr n’olur
Yalanlarla kırdın beni yıllardan
Mezarımı kirletme git yâr n’olur
Düşlerimden çaldın umutlarımı
Gece, omzuma siyah bir hırka gibi düştü
ay sustu,
yıldızlar bile adını fısıldamaya korktu.
Senin gözlerin geçti içimden
bir eski divan gibi;
Yağmurlu bir günde seni görmüştüm
Yüreğimden vurup beni bölmüştün
Bir köşe dibinde çaresiz kaldın
O anda kalbime sevdayı saldın
Islak saçlarına düşerken yağmur
O sanıyor ki ben ona
yanlış yaparım…
Oysa bilmiyor,
kalbim onun sessizliğine bile
diz çökmüş bir yolcu,
sürgününü bile sevdaya yoran bir garip.
Hani nerede o eski kadınlar
Çapa vurmuş toprağa,
elleri nasır, duaları sağlam
avuçlarında ekmeğin sıcaklığı
yüreğinde sabrın ağırlığı olan kadınlar…
Gözlerine gönül verdim, sabır ile ağladım,
Aşk ateşin düştü bağra, kor misâli çağladım,
Bir tebessüm uğruna ben ömrümü dağladım,
Öğretemedim sana ben yâr aşkı sevgiyi.
Aşk bağında bülbül oldum, güllere hep inledim,
Bilginle karanlık yolları açtın
Sevgiyle gönüller bahara taştın
Cehalet ağı ilmek ilmek açtın
Emeğin ödenmez can öğretmenim
Dokunur kalplere sıcak ellerin
Dertli gönül düşer yasına oğul
Sabır sarar gönül yarası oğul
Bekleme geceden sabahı oğul
Her fidanın vardır sırası oğul
Gönül kırık ise toparlan oğul




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!