Sevgilim ben sana gülüm diyemem
Gül korur sevgilim solar renklerin
Sevgilim ben sana canım diyemem
Can çürüp toprağa gider sevgilim
Sen damarımda’ki kanımsın benim
Bir gece daha gitti bu ömrümden
Yıldızlar kayboldu saklanır benden
Sessizce süzüldü zaman derinden
Bir gün daha geçti yok oldu izim
Her adım bir çile her anım yorgun
Bir güzel simadır aklımı çelen
Akılsız gezerim akıldan yoksul
Geceleri şirin uykumu bölen
Divane gezerim akıldan yoksul
Hilal bakışlı gök mavi gözleri
Şu şoksulluk mecbur eyledi beni
Yoksa Gurbet eli mesken etmezdim
Ekmek kavgasına düştüm gurbete
Yoksa sılamı bırakıp gitmezdim
Yokluk bastırınca çöktü dizlerim
Gam gecesi çöktü yine gönlüme efgân ile,
Yârin hayâli dolaşır sinemde hicrân ile,
Her nefeste adın düşer dilime pinhân ile,
Ömrüm geçer yollarında hasret ü hüsrân ile.
Ve bazı geceler vardır ki üstadım Vedat Dündar,
Şimdi başını taşlara çal gönül
Ağla, ağla saçı başı yol gönül
Sevdiğin ellere gelin gidiyor
Ağla, ağla saçı başı yol gönül
Gitti diye yüreğine kor düştü
Eskisi gibi değilim, yaşlandım gayrı,
Eski gücüm yok.
Eskisi gibi tez canlı değilim artık.
Zamanın omzuma bıraktığı yük ağır,
adımlarım aceleden çok düşünceye benziyor.
Yörük güzeli,,,,
Dağ seni anlatırken sesi titrer,
rüzgâr bile adını söylerken
yavaşlar.
Sen bir yoldan fazlasısın,
geçip giden değil
Bir tebriz karasında
Dünyaya geldim dert ile tanıştım
Bir ilkbahar sabahıydı
Şafak vaktinde gözümü açtım
Dünya yükü sırtımdan hiç inmedi
Ağlayan gözlerim bir kez gülmedi
Bahtım kara yüzüm güze dönmedi
Kader yokuş çeke çeke yoruldum
Her baharın ardından kışlar geldi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!