süzülünce gecenin koynuna
sarılır bir kuş kanadı
örtünür korkular
tutsaklığın boşalır iliklerinden
adını koyarsın yaşadığının
ay ışığı düş(müş) tü saçlarına,
vaktinde, bir gece yarısı.
ıslak dudakların dile gelir,
en güzel şarkıları söylerdi...
bedeninde gizli, o titreyen melodi
Ne zaman bir şiire düşsem
Pencerelere düşer akşam ışığı
İçimde onulmaz yaralar sarılır
Teni siyaha çalan kadınlar
Beyaz kayıkları yolcu eder
Yalnızlık kendi içinde karılır
bal rengi deniz
ellerimin altında yürüyor
bir kumru dalında
olup biteni izliyor
Senden kopup giden ne varsa
Bana düşmüştür yolu bilesin
Senin iklimlerine soyunan düşler
Yıkanıp gitmektedir arzularına
Sen sus
Bu yalnızlık bitmez
Başka bir aşka soyunmuş olsan bile
Bir yanın bende kaldığı sürece
Yüreğinin kafesini açık bırak
Ah yâr kanatlarım mühürlüdür sana
Sesin sesime düşsün
Ellerin ellerime değmişken
Ritmi bozuk şarkılarla dillenelim
Bizden yana çalıp bizi buluşturmayan sözleriyle
Fırtınası geceleri vururken
duydum ki;
iki küskün şehir
yolları kesişmiyor.
sınırları çizilmemiş bir hayatın,
kucağına sürükleniyor..
hayatımın anlamı sende gizliymiş,
yitirince anladım.
yaşarken farkına varamadığım,
oynadığımız bu gençlik senaryosu,
roller tükenince, kalmamış oyuncusu...
yollarını bekledim
yorgun eylül akşamlarında
son bir kere ellerini tutabilmek için,
şiir tazeliğinde, gülün renginde
uçuşan kelebeklerin gözlerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!