Ayşe Uçar Şiirleri - Şair Ayşe Uçar

Ayşe Uçar

kuş dilini ezbere bilir sokaklar
rüzgârlar kuru otları savurarak eserken
kurumuş dallar baharın ihanetinden boyun büker
sonra bulutlar gri bir örtüyle örter göğün mavi pencerelerini
yüzüm düşer kayan yıldızlar gibi gecenin en siyahına
gözyaşlarım ibrişimden incecik

Devamını Oku
Ayşe Uçar


ateşli bir hummanın yanadardağı zihnim
alevden bir sarmaşığa tırmanıyor kalbim
hayatın tüm soğuk algınlıkları binmiş tepeme
sürünceme içinde uzayıp gidiyor vel velesi
kopası günler

Devamını Oku
Ayşe Uçar

ılgın ılgın esen yellere verdim pür-hayâl gözyaşlarımı
dindirebilmek susturabilmek ne mümkün
sol yanımın ilmiksiz düğümlerini
çözümsüz açmazlarını


Devamını Oku
Ayşe Uçar

yıllar evvelisi
mevsim yazla güz arası
bilinmeyen bir vakitte
rüzgârınla estin
geldin

Devamını Oku
Ayşe Uçar

kalbim sustuğun zaman
efsunu silik kömür karası bir gün doğar
mucizesi kıt sıradan hayatlara sıradan yolculuklara
havası batasıca dünyanın simsiyah boşluğuna düştüğünde
incinen ruhumun yangınından haberin var mı

Devamını Oku
Ayşe Uçar

sustuysam
sana çok şey anlatıyorum aslında
ama dile getirmiyorsam da kırgınlığımdandır
kırgınlığım ise bil ki
incinmişliğim-
dendir

Devamını Oku
Ayşe Uçar

gecenin taşları yerine otururken
sarı sarı odaların tesellisi ah! lavanta tütsüsü
pencere aralığından savrulup uçan günler
seceresi kayıp zamanlara atın beni
bir uçurum dibinde tutun
s o n r a

Devamını Oku
Ayşe Uçar

yol üstü açan çiçeklerden neşeli muştu
dili damalı serçelerin ötüşü
garip bir yolcunun azık bohçası
mavi göğün beyaz bulutu
yağmur sefası
gökkuşağı

Devamını Oku
Ayşe Uçar

ah! yâr
bu sokaklar bu şehir yorgun evler
kurşunlanmış duvarlardaki isli deliklere benzer
yalnızlık fışkıran kalabalıkların çoğul adımlarını
kucaklar gün boyu

Devamını Oku
Ayşe Uçar

gecenin neferi gündüzün rüzgârıyla
toprağın buruşukluğunda dağların sertliğinde
hayat iyiyle kötüyü karıştırıp
şişirmişken midesini
davul gibi

Devamını Oku