penceremde ıslak ay senfonisi
gamzelerimden yürüyen yağmurlara eş
ıssız yolların tenhalığı
gece yükünü almış gidiyor
ey! buğulu sularda salınan esrarlı ülfet
fecri saadette gamzesi tomurcuklanan
nazlı gülistan ey!
mahşeri vuslatın gölgesine tüneyen
acem kuşlarına varın
söyleyin
üveyik kuşlarının koynunda gece
ağaçları dalları yaprakları örttü karanlık
günün kargaşasını sildi esin dolu vakitler
bilinç ürkek uykuların düş tohumlarını
ekerken yosun tutan zamana
kahvesiz bir gün düşünemiyorum
beni cezveyle öldürün
ama cezve incinmesin
sabahın körü
uykusu var çiçeklerin
nesi var ayaklarımın bilmiyorum
oturup bi kaya dibine çökesi var
gecenin körü
iplik iplik düşünceler örüyorum
düşünceleri yıkayıp allayıp pullayıp
yeni fikirler üretiyorum
yalan dünya’ya
umut insanlık
yalnız serçeyim
sokağın ıslak taşlı derkenarlarında sek sek oynayan
kendime özgü bir çiçek dalı gibi yürüsem de
çayırlara otlaklara
üzgün yapraklar şehri kalbim
uyur bağrımda toprak yağmur yağar bulanır sular
dudak gazelinden savrulur gürültünün penceresi
sağır kulakların mızıka sesinde
uyurgezer aşk
-uzun-
uzun bir yürüyüşten sonra
tekrar karşılaşsaydım gözlerinle
kaybolan yılları telafi eder miydin
kalbime dokunur muydu
yine o ateş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!