tanıdık kuşların yüzü var sesinde
hangi dala konsa şakıyacak güller
seni bana bağlayan bir şeyler var
gecenin ayazında tenimi yakan ateş
sabahın firuzesinde bakışlarıma ayan
bâkir sevinçler gibi
yüzüme gülümseyen
bir sessizlikte hep adını duyar gibiyim
aslında bu sadece bir isim değil bir hâl
kalbe dokunan bir his
bir özlem hâlesi
mum saçaklarında uzadıkça uzuyor gece
eğrildiği yerden doğrulmuyor hiç umutlar
vebalı bir hastanın çaresizliği gibi
gülümsüyor tüm ışıklar
her söze inana inana yürüdük
penceremde ıslak ay senfonisi
gamzelerimden yürüyen yağmurlara eş
ıssız yolların tenhalığı
gece yükünü almış gidiyor
ey! buğulu sularda salınan esrarlı ülfet
fecri saadette gamzesi tomurcuklanan
nazlı gülistan ey!
mahşeri vuslatın gölgesine tüneyen
acem kuşlarına varın
söyleyin
üveyik kuşlarının koynunda gece
ağaçları dalları yaprakları örttü karanlık
günün kargaşasını sildi esin dolu vakitler
bilinç ürkek uykuların düş tohumlarını
ekerken yosun tutan zamana
kahvesiz bir gün düşünemiyorum
beni cezveyle öldürün
ama cezve incinmesin
sabahın körü
uykusu var çiçeklerin
nesi var ayaklarımın bilmiyorum
oturup bi kaya dibine çökesi var
gecenin körü
iplik iplik düşünceler örüyorum
düşünceleri yıkayıp allayıp pullayıp
yeni fikirler üretiyorum
yalan dünya’ya
umut insanlık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!