Seni yazıyorum,
Bir yangının küllerinden doğan kelimelerle,
Yaralarımın arasında filizlenen harflerle.
Adını her cümleye nakış gibi işlerken,
Sana dokunan her hece, kanayan bir şiir.
Anlatırım da anlamazsın demiş bir şair
Bu kez öyle olmayacak
Ben anlatmayacağım
Sen anlayacaksın.
Sözlerin yetersiz kaldığı yerdeyiz
Ben
insan kalabalıklarında bile kendi gölgesine sığınanlardanım
Diline değil, içine konuşanlardan
Kelimeleri dışarıya değil
acısının tam ortasına fısıldayanlardan.
Bir zamanlar hiç konuşmazdı,
Sessizliğin içinden doğan bir sırdı o.
Gözlerinde saklı bir yolculuktu,
Adımı her bakışında yeniden yazdığı.
O bana şiir gibi bakardı,
Sevda kalesinin son neferiyim ben.
Yıkıntılar içinde ayakta kalmış bir yürek,
Gidenlerin ardından susmuş her ezgiyi
Gözlerimde saklayan bir sessiz emanet.
Zamanı durduran bir bekleyişim var,
Sevdim seni
Hem de herkesin unuttugu bir çagda,
İnsanların sevgiyi tükettigi,
Sözlerin yalanlara yenildigi bir vakitte,
Sevdim seni
Sen seni sevene düşman olansın,
Bir gülüşü zehir eden,
Bir bakışı sessizliğe gömen…
Kalbine geleni,
kapısından döndüren yabancısın.
Sevdi…
Bir çocuğun gökyüzüne inandığı gibi sevdi.
Ay'ı parmaklarıyla tutacak sandı,
Yıldızları onun adına saydı gecelerce.
Bir gülüş için cümlelerinden vazgeçti,
Bir bakış uğruna içindeki ormanı yaktı.
Sarıl Şiirlerime
Sarıl şiirlerimin sıcaklığına,
Çünkü dünya üşüyor artık.
İnsan, insana yabancı,
Göz göze gelmek bile lüks olmuş bu çağda.
Ama hâlâ bir yerlerde
Bir gönül uğruna
Gönlümdeki dağları devirmişliğim var.
Bir bakışın hatırına
Ömür dediğin yolu ateşe vermişliğim var.
Kuş uçmaz, kervan geçmez ıssızlıklara




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!