Kendin için yaşayamıyorsun;
Dayatılmış bir benlikle yüz yüzesin.
Onların sevdiğini sevmek zorundasın
Onların istediği hayatı yaşamak zorundasın
Onların doğrusunu kabul etmek zorundasın
Onların reva gördüğüne itaat etmek zorundasın,
Bebeler doğar, muştulu haberlerle
Bilmezler nereye geldiler, nereye gidecekler.
Yoğrulacaktır oysa en bilmedik kederlerle
Ve bir gün eski bir evde yanan mum gibi sönecekler.
İnsanlar umut ederler, delice severler
Öyle bağlanırlar ki bir idam sicimiyle, evlenirler.
Sana başka ad bulamam
İnsanlığın yüz karası
Zulmüne sessiz duramam
İnsanlığın yüz karası
Diyecek bir söz mü kaldı
Her yaşayan eşref değil
İnsanlık başka şey mirim
Bulursan önünde eğil
İnsanlık başka şey mirim
Herkesin var gözü kaşı
Güzel söz bekleme kendini yorup
Mutlu ol diyemem intizarım var
Ne haldeyim dedim kendime sorup
Mutlu ol diyemem intizarım var
Benden başkasını sevemeyesin
Kapınızda iki saat bekledim
Teessüfü hak ettiniz müdür bey
Kaç kez sorup odanızı yokladım
Bilmem nereye gittiniz müdür bey
Mesainiz kaçta başladı pardon
Yüz çevirdi birer birer dostlarım
Dişlerine göre olmadım diye
Hasım oldu bütün akrabalarım
İşlerine göre olmadım diye
Kendi dostlarıyla hısım ol derler
Ömür kısa be arkadaş
İşte geldik gidiyoruz
Neden hazır gözünde yaş
İşte geldik gidiyoruz
Hayat denen çürük duvar
Garip geldim şu dünyaya
İşte geldim gidiyorum
Son bulacak bir rüyaya
İşte geldim gidiyorum
Dünyaya gelen telaşlı
Her gece bin türlü rüya görürüm
Düşlerim gerçeğe çıksın istemem
Kırılmış kanadım, hep sürünürüm
O da benim gibi çeksin istemem
Oynaşır gözümde gölgeler birden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!