Bak muhtar; haberi çabuk duyarım
Oldukça müşkülmüş Musdu dediler
Çok yakın dostumdur, sever sayarım
Derdini sordurdum; sustu dediler
Dünür yollamışsın, hayırlı işe
Darısı bekârın başına düşe
Musdu’nun kızını senin Memiş’e
Geçen yıl sözünü kesti dediler
Ayyuka yükselmiş bu işin ünü
Tehir eylemişsin biraz düğünü
Yedi haziranda, perşembe günü
Bekçi samanlıkta bastı dediler
Saraya çevirmiş ahıristanı
Çıkarıp kenara atmış fistanı
Umursamamışlar Bekçi Osman’ı
Anadan üryanmış üstü dediler
Yandın mı deyince senin Fatma’ya
Başlamış herkese kafa tutmaya
Öfkeden tutulmuş sanki sıtmaya
Musdu’nun sabırı taştı dediler
Ne olmuşsa işte o zaman olmuş
Her iş bitmiş artık, daha ne kalmış
Bakmışlar ki Fatma göbeği salmış
Kırılmış çanakla testi dediler
Namus işi dedi, Musdu kahretti
Verdi veriştirdi, sonra küfretti
Düzelteyim dedim, beni reddetti
Fatma’yla bağını kesti dediler
Büyüdü hadise aştı boyundan
Kaçtı el âlemden, kendi soyundan
Göçecekmiş diye duyduk köyünden
Musdu'nun kafası esti dediler
Belki de hilaftır, duyda inanma
Artık kim haklıydı, ora muamma
Her lafın peşine düşülmez amma
Kızıyla bu yüzden küstü dediler
On gün önce gece evinden kaçtı
Musdu öldürmeye yeminler içti
Radyoda bugünkü ajansa düştü
Fatma dün kendini astı dediler
Aydın Ahmet
Kayıt Tarihi : 16.05.2026 14:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!