Bin yıl yaşayacak olsan da bile
Yine de kemale erecek yaşın
İpek gibi olup düşse de dile
Bir gün ağaracak senin de saçın
Kalbimi on iki hedefi yapmış
Bir kasırga gibi yaşadık hayatı,
Neler devrildi, neler yenilendi..
Kırıklarımız oldu bir daha birleşmeyen,
Kavgalarımız oldu bir daha barışmayan
Ve bir gün, acıların ala şafağında,
Kan kızılında bulduk kendimizi,
Sabrımın denizi taştı taşıyor
Oldukça bulandım haberin olsun
Öfkemin dalgası beni aşıyor
Kumlara bölendim haberin olsun
Kendini batırdı bütün gafların
İhbar var;
Sürmanşette gazeteler
Saat başında radyoda
Teyakkuzadır davetler
Aranır bekâr evleri
Bir puslu havada şişli
Bakın efendiler, beni dinleyin
Sonra yüzünüzü kırıştırmayın
Açıktır sözlerim, iyi anlayın
Bizi başkasıyla karıştırmayın
Güzelim memleket ne hale düştü
Kasabaya indim bugün
Yollar dizlerimi yordu
Otobüsü yok ki köyün
Yaya iki saat sürdü
Bir taksi durdu damalı
Taze bir kar yağmış bugün dağlara
Köyümün dağları kar imiş meğer
Bir selam göndermiş kalan sağlara
Gönderip getiren yar imiş meğer
Kapıları çaldım gelen olmamış
Dokuzyüzyetmişin bir yaz gününde
Cemaat içinde görüldü Memet
İkindi çıkışı cami önünde
Bir tarla yüzünden dövüldü Memet
Boz Ali köpürdü, alttan almadı
Efendiler size bir çift sorum var
Memleketi ne hallere koydunuz
Ne sizinle ne aklımla zorum var
Memleketi ne hallere koydunuz
Başvekilim sana mektup
Yazdım ama ulaşır mı
Yoksa uğramadan sana
Müdürlerde dolaşır mı
Bizim köyün suyu kesik




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!