Eskiden bir kere gülmüştüm,
O gülüşün bir ömre bedeli belki,
Sonra zaman eşyalarımdan
nasıl tamamlanacağı kalpten.
Bir kere sevmiştim,
Öyle herkes gibi değil,
Adının çıkmasını yapan,
Gölgesi bile sığınak olan bir sevdaydı.
Ama sevgi bazen kalır,
Sadece izi insanın içinde kalır.
Bin kere evsiz kalmak,
Duvarları olan evlerden değil,
İnsanın kendini koyacağı bir köşe
Bulamamaktan söz edeceğim.
Bir omuz, bir ses, bir “buradayım”
Ne lüksmüş meğer.
Her şey eskide kalmış sanırım,
çünkü geçmiş artık
Benden daha canlı.
Anılar nefes alıyor,
Ben susuyorum.
Ne gülüyor var artık yüzümde,
Ne de sevdaya benziyor bir onun.
Kalbim, uzun süre
kendini savunmayı bıraktı.
Bir ara imtiyaz bile unutuyordum,
Aynaya bakmaya adımını sürdürmeye çabaladım
O sessiz günlerde.
Kimdim, biliyordum,
hangi yarım bana aitti
Karıştı içeriyordu.
Şimdi bir kıyının kenarındayım,
Rüzgâr mı tutuyor beni
Yoksa usul usul savuruyor mu.
Bir yandan sıcaklıktan,
Yorgun, kırgın, ama sıcak.
Bir tarafta karanlık,
Sessiz, soğuk ve
hiçbir şey sormuyor.
Ve ben...
Karanlığa daha da meyilliyim.
Çünkü karanlık
En az acımı inkâr bilmiyor.
Işık gibi “geçer” demiyor,
“Güçlüsün” diye yalan söylemiyor.
Ama yine de
küçük bir kıpırtı var,
adını koyamadığım bir direnç.
Belki bir gün,
Uçurumun geçirdiğim değil de
Kendi öğrendiğim
Bir öğrenmeyi durmayı öğrenirim.
Kayıt Tarihi : 24.03.2026 00:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!