iç güvey bir adam
uzaktan izliyor, sigara içiyor. durmadan!
volta atıyor, düşünüyor...
sonunda paçaları sıvadı
aramıza katıldı...
pervasızlığıma aldanma!
ilk gününden, son gününe
mücadele ile geçmiş bir hayattan geldim ben sana
sen sadece senin için atan kalbime bak
yokluğunun kışını kendim çözdüm,
ben günde sayısız çay görüyorum
çay denilen şeyi hep demliyorum.
umuda demlenir... bak! çay incinir
çay; başlangıç demek... ben biliyorum
biliyorum öyle konuşuyorum.
İspanyol güneşi...
bu güneş tanıdık değil...
kocaman bir duvar tellerle çevirili
hepimiz silüetler gibiyiz.
biziz... buradayız adiler ve suçlular..
Tomakin'i kızdırıyorum sürekli
ne Karadeniz inadı be! abi...
gelmişsin işte iç güveysi
artık bizdensin. teferruat gerisi!
eğer o günlere şahitlik ediyor olsaydınız
ve eğer inançlı bir Almansanız;
onun sizin için gelen bir Mesih...
ve ya bir masal kahramanı sanabilirdiniz.
Berlin'de her şey tamamen değişti
kışın ortasında odamda iki güve
ara sıra çay bardağına düşse de
kurtardım her seferinde yaşasınlar diye
sinek gibi değil ve uysallar...
ve ben böceklerden korksam bile
zombi Ekrem...
gerçek bir efsane
o bir güvercin hırsızı...
Ekrem sizin kuşlara olan ilginizi,
ve bu ilgi vesilesiyle paranızı...
destur!
haydi! ya Allah!
Faruk abi mehteran dinlemekten kafayı çizdi
Faruk abi?
Müslüm mü? Ferdi mi?
yorgun bir şehrin kaderi karşıladı beni
gidecek yerin yok... yok öyle değil mi?
var ama... yok! yok işte sevindin mi?
o zaman bak burası hastane bahçesi...
ah! yavru köpekler cirit atıyor, minik kediler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!