kaçın oğlum! Selahattin abi geliyor!
nerde benim ayakkabılarım?
oğlum! niye sigortayı indirdiniz?
saklanın! dağılın! Selahattin abi...
Selahattin abinin oturma odasının camı
biliyorsun, bilmediğimi
ben gerçekten bilmiyordum
ve senin endişelerini, hislerini
o güçlü sesini... merak değil bu
benim sana ve anılarına bir saygımdı
ve ben daha fazla hayran oluyorum.
kargalar... onlar bize benziyorlar.
sayı hafızaları var, alet kullanıyorlar.
aralarında kendi iletişim şekilleri var...
yani; onlarda bize ait bir çok meziyet var!
ve ya bizde onlara ait özellikler...
her gün ev yapımı şarap içer
yemin ediyorum!
bu şarabı yapan bile
Dudu hanım kadar içmemiştir
Fethiye'nin yerlisi, evi, arazisi...
Adil abi denen bir abimiz var.
sürekli alkolü över.
içen herkes aslında kötüler
ama Adil abi savunur.
Dudu yine birini bela etti başımıza
iç güvey bir adam
uzaktan izliyor, sigara içiyor. durmadan!
volta atıyor, düşünüyor...
sonunda paçaları sıvadı
aramıza katıldı...
pervasızlığıma aldanma!
ilk gününden, son gününe
mücadele ile geçmiş bir hayattan geldim ben sana
sen sadece senin için atan kalbime bak
yokluğunun kışını kendim çözdüm,
ben günde sayısız çay görüyorum
çay denilen şeyi hep demliyorum.
umuda demlenir... bak! çay incinir
çay; başlangıç demek... ben biliyorum
biliyorum öyle konuşuyorum.
İspanyol güneşi...
bu güneş tanıdık değil...
kocaman bir duvar tellerle çevirili
hepimiz silüetler gibiyiz.
biziz... buradayız adiler ve suçlular..
Tomakin'i kızdırıyorum sürekli
ne Karadeniz inadı be! abi...
gelmişsin işte iç güveysi
artık bizdensin. teferruat gerisi!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!