kaçın oğlum! Selahattin abi geliyor!
nerde benim ayakkabılarım?
oğlum! niye sigortayı indirdiniz?
saklanın! dağılın! Selahattin abi...
Selahattin abinin oturma odasının camı
sokağa dönük olduğu için çekiyor bu çileyi
camdan dikkatli bakarsanız görürsünüz
perde dahi olsa belli olur televizyonun ışığı
ve duyulur o maç anlatımlarının heyecanlı sesi
fanatik bir şekilde Trabzonspor taraftarı
canlı izlerken ve ya takip ederken maç özetlerini
o sigorta illaki iner! ve Selahattin abi sokağa düşer
eş zamanlı olarak ayakkabılarını saklıyoruz.
amaç; kaçışımız için biraz zaman kazanmak
bu olay; bazı maç günlerinin ritüeli ve bu; bir totem artık
müstakil evinin girişinde bir kutu ve apaçık
bu sigorta; Selahattin abiyle atmayı bekliyor artık.
Trabzonspor paslarla çıkıyor, rakip alanda!
tehlikeli bir atak.. tık! sigorta attı
gecenin bir yarısı izleyin bizi
bomboş bir mahallede kaçışan çocuklar
ve dakikalar sonra ortalığa çıkıp bağıran
beyaz atletli, göbekli, pijamalı...
nereye koşacağını ve kimi kovalayacağını
bilemeyen bir adam; Selahattin abi
oğlum! niye sigortayı indirdiniz?
ulan! mahalleye mi yaktırtacaksınız bana?
Selahattin abi geliyor! dağılın ara sokaklara!
ve bir derbi günü; maç yayını veren kahvedeydik biz
ve bu Galatasaray'ın maçı! ve de Trabzonspor'la
Selahattin abinin evreninde ise garip şeyler yaşanmış
kendisi anlatıyor.
Trabzonspor atağı
takım gole gidiyor!... tık! sigorta!
bu sefer bambaşka bir atak yine aynı ses!
atma sebebi ise eşinin bozuk ütüsü
ve o tuhaflığın maç gününe denk gelmesi
sigorta atınca yenge tekrar düzeltip sigortayı
ütü yapmaya devam ediyormuş.
Selahattin abi sürekli camı açıp,
oğlum! derbi günü bari yapmayın!
tamam! her gün yapın ama bu gün yapmayın!
oysaki mahalle bomboş ve o gün incin top oyarken.
bütün çocuklar o kahvehanede o maçı izliyor.
maç yayınını veren şifreli kanal olmaz her evde
olsaydı eğer büyük bir nimet o günlerde
yani; olmayanlar kahvehane tarzı yerlerde
bu maçları izlerler. küçük bir ücret karşılığında
ve bir talihsizlik daha; mahallede gezinen hayvanlar.
aynı gün Selahattin abinin ayakkabısını da çalmışlar
sonunda Selahattin abi sinir haliyle maçı bırakıp
bomboş mahallede bizi kovalamış ve bizi aramış.
terlik, pijama, beyaz atlet ve birde göbek!
o adam bizi o gün, o boş mahallede kovalamış.
ben buna inanamıyorum! olmadığım sokaklarda...
o adam olmayan beni ve olmayan arkadaşlarımı!
bunu idrak etmek! ve gülmemek için kendimi tutmak..
Tanrım!
Selahattin abi kahvehaneye geldi ama nefes nefese
hemen maça baktı ve bizi görünce şok oldu
yakamıza yapıştı, herkes araya girdi ama inanmıyor.
abi biz yapmadık! bak biz buradaydık!
belki de oradaki insanlar bize şahit olmasa
işin aslı yandık! ve hatta bittik!
yeminler ederken üst üste... bir ara yumuşadı
bu adam taş kalpli bir adam değil!
bu şakaların cesareti zaten onun o naifliği
ama sürekli şüpheli gözlerle ve dikkatle
ve üstelik derbiyi Galatasaray kazanıyorken
bu arada son dakikalar şimdi Trabzonspor atağı!
biri bağırdı; Selahattin yine sigorta attı!
herkes gülüyor. ve kendisi de gülüyor artık
geçmişteki olayları anlatıyor.
ahali onu teselli ederken oda kabul ediyor.
çocuktur hepimiz çocuk olduk... boş ver
demek ki seni seviyorlar, ondan yapıyorlar
herhalde yani, yoksa neden kızdıralım koca adamı
yani; Selahattin abiyi göbekli Selahattin'i yani; abi
maç bitince olayları anlatıyor ama
inanılacak gibi değil. bunu kim yaptı?..
daha doğrusu; bunu kim bizim gibi yapabilirdi?
artık Selahattin abinin evine dönerken
yolumuza bir çifti kayıp ayakkabı çıktı
ve diğerini de bir sokak hayvanı
üç metre ilerde ağzıyla parçalamaya çalışıyordu.
Selahattin abinin kunduraları!
işe bak!
evine kadar yolcu ettik, söz verdik, yapmayız dedik.
oğlum! tamam eğlenin yapın!
ama derbi günü yapmayın!
aslında kendisi de bu oyunun içinde kalmak istiyor.
evlerinin kapısına gelince
yenge bir elinde elbiselerle
sigortayı düzeltirken bizi gördü ve
bir de dert yanmaya başladı Selahattin abiye
Selahattin ütü yapıyorum!
yarın gün var, senin elbiselerin var!
sigorta sürekli atıyor!
şuna bakıver ben yetişemiyorum!
Selahattin! sen nereye kayboldun?
pencereyi açıp kime bağırıyordun!
benim terliklerimi niye giydin?
o ayakkabıların hali ne?
niye elinde!
Kayıt Tarihi : 21.07.2026 04:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!