Hani neredesin gençlik çağı?
Görmedim, gören varsa söylesin,
Nerede büyük aşklar ve o kadın!
Yoksa o mu sildi semadan,
Işıl ışıl yıldızlarımı...
Refakatçi bir sandalyede,
Yarım yamalak bir uyku,
Zaman ağır işler burada,
Susar hastane duvarları.
Gece çökünce susar dünya,
Bir hayalet ıslık çalar,
Bir hayalet kapımda,
Bir tanesi ağıt yakar,
Birisi hapis canımda.
Dirisi hafif bazı șeyin,
Dün gece misafir oldun rüyama,
Bildim ki mutluluk seninle yürür,
Hayalin dokunsa yanaklarıma,
Kederim omuzlarımdan dökülür.
Dün gece seven haline rastladım,
Genç yaşta ağarır işte saçların,
Sen tazelik mi gördün ki ihtiyar,
Kahır çektin, dert çektin, keder çektin,
Sen aydınlık mı gördün ki ihtiyar.
Stres sorun eksik olmaz başından,
beni kilitleyin en karanlık zindanlara,
çarmıha gerin güneşlerin altında,
bütün bu işkenceler vız gelir bu cana,
sakın kendime terk etmeyin ama,
kimsenin yapamayacağını bana,
ben yaparım,
Herkesin sevdiği o şehir,
Benim yarımın yuvası,
Canımın acısı,
Ömrümün törpüsü artık.
İçimde bir yara,
Bir ukte,
Ömür dediğin bir göl,
Kıyısında allı beyazlı çiçekler,
Tepesinde yüzer ördekler,
Çeşit çeşit kuşlar gelir,
Mahlukat suyundan içer,
Kimisi üstünden göçer,
Aklın muhasebesi darmadağın,
Gönlümün mizanı sana yaslanmıș,
Dün ile hep aynı bugün ve yarın,
Bir ağacın üzerindeki iki isim,
Sende izi olmasa bile,
Bu anılar bizim,
Hala sıcakken șu bedenlerimiz,
Dokunabiliyorken ellerimiz,
Yașanmalı bütün sevgilerimiz,
Sevdamı kabre bırakma kardelen.
Bakıșlarımız birbirine değse,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!