Sabretmeyi erdem, beklemeyi araç,
Dertli günler görmeyi kader sanmıștım,
Velhasıl sonu yokmuș bu pis çukurun,
Çakılınca çilem de biter sanmıștım.
Meğer hayat epey önümde koșarmıș,
Bunca keşke ve maalesef ile,
Bilmem nasıl böyle yaşıyorum ki,
Omzumda hayat denen şu illeti,
Bilmem nasıl böyle taşıyorum ki.
İnsanoğlu haindir derlerdi hep,
Dünyayı almıştı iki omzunun üstüne,
O güzel kadın kederli şarkılar gibiydi,
Bir yanı hep ağlamaklı ve hüzünlüydü,
Bir yanına ben buseler kondururdum.
Gel ölüme gidelim birlikte desem,
Anlardı ki ölüm benim hep önümde yürür.
Böylesi iyiymiș diyerek yine,
Birkaç kahır sigarası yaktım,
İçme, öldürür bu dediler diye,
Tüm hayatımı geride bıraktım.
Çaresiz bir filiz gibi tırmanan,
Çok vaktini almayacağım,
Benim de kalmadı zaten,
Bir dakika dinle beni kardelen,
Sonra kurtaracağım seni benden,
Gideceğim.
Eskitmiș yıllar anılarımızı,
Hikayemiz olmuș silik bir yazı,
Kabuklar örtmüș yaralarımızı,
Senelerdir kanar durur içimde.
Șarkılar da artık yașlı bir sızı,
Gece olunca geliyorlar,
Sessizlik perileri,
Gönlümün penceresi kilit,
Camında bir buğu,
Gelip giden șu aklımda,
Yanıtsız bir soru,
Bir günah işlemiş yine bütün aşıklar,
Yanlış kalbin enkazını, saray görmüşler.
Sevmek adı altında yalanlar dinleyip,
Aşk diye sapa bir yola girmişler.
Gün yüzü görmemiş hayallerimi,
Boşa dökülmüş şu alın terimi,
Sendeki bütün varımı yoğumu,
Yakıp da gideceğim bir gün elbet.
Ne bakiyiz, ne bu dünyaya direk,
Yırtıp attım defteri,
Kalemi kırdım masada,
Unuttum bile her şeyi,
Gelse de gelmese de.
Bir soğuk vedasıymış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!