Kımız gibi Türk kızı olasın,
Daim Türk için Türk’e yanasın.
Aykızlar, serdarlar doğurasın,
Ey Fatih’in anası Türk kızı!
*
Görmez kimse bendeki sarayı,
Mâdem ki mey'den değil, bu can senden geçecek,
Uçmasın hiç bir böcek, açmasın dalda çiçek.
Mâdem ki bu kalp senden aşkını dilenecek,
Varsa şayet bir gerçek, "ruh" bedenden göçecek.
Bana harâm olasın ayrılık varsa eğer...
Yesî Ovasından bir tarih geçer,
Sallanır her bir yer, bizde Tanrı var.
Şu Tanrı dağından Kürşat mı gezer?
Yüce Türklük bana, ben Türklüğe yâr.
Türk'e sevdalı Türk'ün Miracı Ötükendir.
Taşa Türk'ü yazdıran atamız "Kültiken"dir.
İnler Bilge Kağan'ın nidası Altaylarda,
Ara kaybolan kavmi o Tanrı dağlarında.
*
Kut alan Türk Budunu vursun Çin kahpesine.
Görmesende Gökçe'nin beklenen vefasını,
Gözleri kutsal yuva, orada yatacaksın.
Çeksen türlü derdini, bazende sefasını...
Sen ölünce ruhunla, arada tadacaksın.
Yüreğinde yaktığın aşk denilen hurafe,
Bir gece evde rüzgâr sesini dinliyordum,
Bin ümitle gelmeyen birini bekliyordum.
.
Birden koptu fırtına, sallandı gökler ve yer,
Elbet vardır bir "hâyır" bağrında "hikmet" gizler.
.
Savaşta bellidir yiğidin hası
Yarılırken nice, kafa, göz ve kaş.
Mâziden nidâdır "Yesi" ovası
Kılıcı kınından çek git ülküdaş.
***
Geçmişten hıncım var, ilâh-i tekbir,
Yalancı dünya da hep yana yana,
Ey Azze ve Celle muhtacım sana.
Mecnun ettin beni aşk diyârına,
Hamd olsun sana, ey "Ulu Hünkarım".
Kara kaşlı yâre hasretim dinmez,
Bir ömrü tüketip geçmişken sensiz
Şu deli gönlümü avutamadım.
Yaşadım hem sensiz, aşktan habersiz
Ben yine de seni unutamadım.
***
Kaç efkara çile çekip derinden
Akıyor bir boşlukta başı bozukca zaman,
Bir tül gibi endâmını hayâsızca sarıyor.
İlâh-i adaletle kuşatır bizi mekân;
Gözlerim gözlerini ötelerden arıyor.
***
Açılıyor âlemin gizlenen sır perdesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!