soğuk soğuk heryer sokaklar
aydınlatmıyor içimi şehir ışıkları
hayret nasıl bukadar mutlu ki çocuklar
bir ücrada yalnızlık boğarken çocukları
dağlar beni çağırıyor duyuyorum
nereye gidiyorsun
seni görünce ışıldayan gözlerim dondu
ardında bıraktığın davaya dön bir bak
içinde yanan iman nurlu ateşmi söndü
aslını bul küfrü batılı kafire bırak
kör olsa görürdü ellerindeki kanı
ah nede ucuza sattın sen bu vatanı
eşek yürür başında sureti semersiz
onun gözünde neşe katilinden değersiz
oy surmeli sevduğum
dağlarum sen kokayi
kara çombere sardum
bıraktuğun tokayi
kokun düşer kirlara
kanım renginden bir gözyaşıdır
yaşlı damarlarımda heran dolaşan
yaşam ve ölüm kalbimde atbaşıdır
her uykuda her şafakta buluşan
yalanı hakikate bürüyen güruh
gururumu kırdılar gençliğimi vurdular
alıp kalbimden seni taşlara savurdular
kaybolup gittiğim kırık bir düş yolunda
düştüm de vurgun yedim prangalar kolumda
yalan oldu ansızın tüm bildiğimiz gerçekler
dün gibi gözlerini özledim şükran
bir bakışınla kırlarda koşmayı delice
birgün diyorum ansızın karşıma çıksan
birgün diyorum birgün buluşuruz belkide
keşke dondurabilseydik hayatı bir köşe başında
çekin üstümden ışıklarını çekin
karanlıklar güneşime revadır bugün
adı konulmamış bu alçak zilletin
yolcusuyuz hepimiz hepimiz sürgün
uzaklarda bir şehir yokluğunun karanlığında
yüzün yansıyor sokaklara ışıklar her yandığında
sensizlik ölüm buzuldan dahada soğuk
sıcak olan bir gözyaşım yıdızların altında
hüzünle köşe kapmaca oynuyor özlem
Hadi konuş der gibi bakma öyle
zaman geçsin seninle biraz daha
sen çay iç ben seyredeyim seni
ya gidersen dönmezsen bir daha
anlatması zor bilmem ki nasıl desem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!