sevgili yeğenim OSMANCAN ASLANDAĞ'ın şiiri
bir pazar sabahı uyandığımda
annem dedi ekmek al
ben dedim havada rüzgar var
gurbet yollarında çürüdü ömrüm
hayli zamandır sevinç görmedi gönlüm
belki tabut ile belki ihtiyar
dönerim elbet bekle kara gözlüm
kara yazılmış şu benim yazım
geçtiğim yollarda izim kalmadı
ardımda bıraktım gözüm kalmadı
boşverdim herşeyi çözüm kalmadı
ömür rüya diyorum anlamıyorsun
ekseri hüzündür hayat dediğin
ben yanarım bir ateşte cehennemin narı değil
bin özlemim bir kafeste semaların yarı değil
kızıllık iner yüreğime sabahların harı değil
bir ihtimal bu ömrüme hiç aklımın karı değil
uzak yollar bir hüzündür gidilesi hiç değil
bir derin sessizlik hissi
bağlar altında bir gün gibi
anlatması zor tuhaf düştür o
kimsesiz çölde şişenin dibi
bu kadar güzel bakma,
başaktan süzülen bir damla gibi
masum çocuklar ruhumda kanatlanır
sırtına yüklenirde ilahi tertibi
umuduma ihtimal olmazlarda saklanır
ağlama bebeğim ağlama
yeni birgün doğar birazdan
aydınlık dolar yüreğine
bir haber gelir sonsuzdan
laleleriyle kokuşmuş günahkar düzen
karanlık yarınlarıyla devri vampir
yorgansız bedenlerin pamuk hırsızı
bürüksel fahişesiyle elinde kumpir
tarihine bir bak neredesin bir düşün
küskün müyüm evet kendime
kırgın mıyım tuz buzdan hallice
bozuldum mu siyah düştü rengime
seviyor muyum hala hemde delice
hiç umrunda olmadım ama neden
Seni özlerken köy baharında bir pazar sabahı
fındık dalında asılan tahta salıncakta salınırken
ve çocukça kırgınlıklarımla yürürken tozlu yollarda
bekleyen yanlızlıkmış sana gelen her adımda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!