Güneş tepelerin ardına iner,
Kızıla boyanır ufuk çizgisi.
Uçuşan serçeler yuvaya döner,
Başlar tabiatın akşam ezgisi.
*
Kese delinmiştir, tükenir altın,
Eriyor masada emek ve terler.
Gizli hesapları bitmez fesadın,
Yavaş yavaş çöker üstüme dertler.
*
Ormanı, nehri satar o tüccarlar,
Kılıcı, kalkanı kuşanın artık!
Zehre bulanmasın o şirin kırlar,
Uyuyan yiğitler, uyanın artık!
*
Sanma ki esaret bağlar kalkanı,
Bu hülyadan geçsin zalim krallar.
Ordugâha gelsin yurdun aslanı,
Kahrolsun kötüler, sussun yalanlar.
*
Güneş veda edip yiterken dağdan,
Gölgeler uzayıp yutar sokağı.
Kopanlar çoğaldı o kutlu bağdan,
Sarıyor dört yanı hasretin ağı.
*
Kurnaz tilkilere kalmış bu devran,
Aslanlar uykuya dalmış bir kere.
Dertlere dermanı bulamaz lokman,
Sürüklenip gider umut boş yere.
*
Ufuktaki güneş batsa ne yazar,
İçimizde yanar sönmez bir ateş.
Sabaha kalmadan oyunu bozar,
Yarın dağımızdan doğacak güneş!
Kayıt Tarihi : 14.07.2026 00:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!