Varım yoğum; senle güzel, var isen
Varlığın dünyada, beni var eden
Yanında olmayan, kıymeti neyden
Yokluğundur elbet, beni hiç eden
Seni gören gözler, oldu bir mühür
Taze gülüm dalından kopardılar.
Feryat dedikleri bülbüle kaldı.
Eski korkaklar yiğit kesildiler.
Aslan dedikleri Ali’ye kaldı.
Zalim felek bırak, yârimi saram.
Senin varlığın ılık yel gibiydi
Bülbül her seherde ağlarmış meğer
Gülistan bahçemde güller biterdi
Güllerin ömrü hep kısaymış meğer
Yar sandığım dilber bir yılan çıktı
Sensin kırklarla semah dönen
Ya dost ya Şahım Merdan Ali
Zülfikar ile münkir kesen
Ya dost ya Şahım Merdan Ali
Sen oldun nice sırlara sır
Hakkın divanında, kurulur Pazar
Neyin var neyin yok, ortaya çıkar
Dünya malına, nazar eyleme
Bu dünyanın sonu, öteye çıkar
Gönül dedikleri, kalpte tartılır
Benim beklediğim, özlem durağı
Ne duran belli ne de inen belli
Nasıl tarif etsem bu yalnızlığı
Ne yolu belli ne de izi belli
Hayat birden bire akıp gidiyor
Her güne bir şiir sığdırıyorum
Bazen hüzün bazen hasret kokuyor
Sözcükler içinde kayboluyorum
Bazen adres bazen izsiz oluyor
Gökyüzüne doğru dalıp giderken
Bir hazan vaktindeydi yalnızlığım
Bir bir sararmıştı yeşil bağlarım
Kış gönlüme bahar olsan ne hacet
Yere düşen yaprak kadar kırgınım
Uzak yıldızlarla çevrilmiş gece
Öyle uzaksın ki! Tutamıyorum
Bırakma elimi artık ne olur
Sensiz geceleri, uyumuyorum
Bir başla bırakma beni ne olur
Beni sana yaklaştıran zamanlar olurdu
Şimdilerde çıkmaz da kesiştiğimiz yollar
Yüzünü gördüğüm günler kalbim tutuşurdu
Artık sadece rüyalarımda suretin var
Şimdi nerde hangi bahçenin toprağındasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!