Neydi bir vakitler, o güzelliğin
Selvi boyunla, salınıp gezerdin
Dillerde gezerdi, o körpeliğin
Bu güzellik senle, kalmazmış meğer
Bir gonca misali, açar dururdu
Ölüm birden bire gelir
Yakasız gömlek giydirir
Ölmeden salâvat getir
Dinsiz imansız gidersin
Çalışmaktan el nasırlı
Dünya dedikleri kervan misali
Göçün tutanlar ne bırakıp gitti
Kefen dedikleri, cepsiz misali
Harun dünyada ne bırakıp gitti
Bazı güldük bazı ağlayıp durduk
GÖNLÜMDEKİ SIR
Ne olur konuşturmayın beni
Anlatmaya zorlamayın beni
Şu yüreğimin dili olsaydı
O vakit alarmıydınız beni
İçime bir özlem oturdu yine
Sensizliğe dair ne varsa bende
Bir şiir dolandı dilime yine
Mısralara döktüm seni içimde
Yıldızlara baktım, seni diledim
Mezhebim soracak olursan eğer
Seni ben beni sen edenlerdeniz
Yolu sürmek için girersen eğer
Kapılar açan gönül ehlindeniz
Erenlerin dilde nasihat dolu
Kimi sevsem geldin gözüme
Gözüm kör başkasına göre
Bakmadan geçtim güzele
Hepsi çirkin yüzüne göre
Nerden bulsam hiç benzerin yok
O gitmen nasıl bir gidiş, dönmedin
Hiçbir mektubuma, cevap vermedin
Duyduğum doğru mu? Hiç mi? Sevmedin
Bir cevaba muhtaç, bırakma beni
Alışmış gibiyim, o yokluğuna
Seni daha ne kadar anlatabilirim
Sözlükte kaç manası var “yoksun” demenin
Daha kaç satırda senle büyüyeceğim
Şiirler yaşlandı sonu gelmez sözlerin
Rüyalardan öte gerçeğini isterdim
İçimde bir özlem yine eskiler
Hangi hatıranın hikâyesi bu?
Ertelenmiş nice güzel hayaller
Hangi geleceğin beklenişi bu?
Bugün yarın derken zaman geçiyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!