Rimbaud çevirisinin yarattığı güçlükler yalnız dil güçlüğünden ileri gelmiyor. ”Illuminations” ve “Une Saison en Enfer” anlam güçlükleri de ortaya koyuyor. Bunun için yalnızca fransızcayı iyi bilmek yetmiyor. Rimbaud’u anlama, duyma yeteneklerine açık olmayı gerektiriyor. Bunun için olacak; Rimbaud çevirileri bütün dünyada tartışmalara yol açmıştır. Anlam güçlüğü ise hala Fransızlar için de çözülmüş bir sorun değildir. Gerek “Illuminations”da ve gerekse “Une Saison en Enfer”de birçok bölümde değme Fransız için dekapalıdır hala. Anlam güçlüğünün
Ortaya koyduğu bu sorun çeviride daha da belirginleştiği için, çeviriler başarılı olmaktan uzaklaşmaktadır
“ARTHUR RIMBAUD – OFELYA” kitabından yaptığım alıntı
“Illuminations”dan bir bölüm aşağıdadır:
Kendisinden örülü bu gül bahçesinin içinde istenilenin şafağı kabardı
- -Gün, güneş değmezi girdaplar içinde, varırken dalgaların köpüklerine-
Afroditler bağışlayan her kelimesinde dönüştürülen gerçeklerin
- -Arındırılan seferlerin ham maddesi, yolculuk öğütleyeni kurdu bağdaş
Ve izlemeye koyuldu ordan bazı kereler tepkisini iletirken,
- -Dokunmaya kıyamayan ama felaketi terk etmek isteyen,
Bir tek şey insanların kafasını bulandırıyor:
Ölüm; Fakat ben ölümsüzüm;
(Sezebiliyorum, ölebilmeyi,
Ancak 'öl' deyince, ölemiyorum)
Yine de, olacak olan er geç yarına sarkacak -
Pek bir ihtiyaç bırakmadan zamana.
1
Kayaların çevresini ördüğü,
Binlerce yıllık tecrübeyle
Ve hava geçirmeyen bir kale,
Taşlardan inşa edilme.
Yakında şiir yazacağım diyebilirim.
stokları tam düzenlediğimde:
düzeltebildiğimde her şiiri böyle; tam mangır denkleştirmekten ötesi,
düzenleyip her şeyi
tasnif edip hazırlamak lazım bir kitap için, uğraş,
emek, özveri.. Her şeyi bir yana bırakır gibi
Dilerim ki bıktırma kendini.
Gerçekleri değiştiremem ama şekillendirebilirim.
Böyle beklerim, bilirsin ki;
Hayatın içinde giderim.
Bej üzerine griler serpiştirilmiştir,
Uzaydaki ak noktaları gibi yıldızların.
Sonra geçirilen üzre, penye kazak;
Pembedir onun rengi,
Her seferinde geriye döndü o,
Attığın kement Güneş’e.
Büyücüyü yakaladın sandın,
Aynalarda kendini deşifre eden.
Orta Çağ en iyi mi sandın,
Endüstriye mukabil?
1.
Umutla başlayalım
Güzel günlere, umutla!
Ve çevreleyen “asalak,
Kara-perdesini”
Ne kadar yaklaştıysak Mars'a
O kadar Ay'dan uzaklaştık;
(Hala imalatçılar olsa da burada.)
Çünkü AY'ın arka yüzü,
Onun haykırışlarında:
Mars'a biz fazlaca




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...