Bugün
Balıkların fotoğrafını çektim
Sakarya’da,
cep telle:
Şaşkındı buna balıkçı, ulu orta;
Nokta mı?
Pür ayrılık yoksa nokta da yoktur, olmamalıdır.
Varsa ama Ay'da bir radyo dinletisi medcezir;
olmalıdır bir süre daha sabredişler, vardır.
Koridorlarında uçuşkan netameli gibi bir şey hava, ruh olup …
Edinilen tüm kazançları götürüp sıfıra, bir de ‘sıfırla mı başlamıştı her şey? ’
Diye sormaz mı, sormak öncesinde neler olacağını hiç bilemez olan termit geçmişte?
Ürküntü, su seli, tehditler Tuz Gölü –Terli bedenlerken titreşen Tuz Gölü
- Ve tabi sağacak aynı saf sütü yeniden.
SYLVIA HK.
-
Enis Akın
Sylvia Plath'ın Uygarlığa İtirazı:
Büyüyor aşk dolu günler * tütüyor -
Gözümde * gönlümde.
Rakı tınısı kaldı körüklü seslerde:
Dengeli duruyor ibadet için.
Körkötük olmak yoksa var:
Büyüyor aşk dolu günler gözümde,
sAĞ ELLE SOL KULAK
TUTMAYAN DA GİYİNEBİLİR
FARKLI RENKTE İKİ ÇORAP.
İÇEBİLİR
KUĞULU PARK'TA ÇAY,
ÇAY çOCUĞUNUN KOŞTURDUĞU...
1.
Tarla ürün verir;
Kelt geçmiş, Göktürk ile semirir
ve o da, onla.
Senin aslında hor gördüğün bu gölge’;
Gözü kara: ‘Yazık ki, sana benziyor,
Ağır suçlayarak gidip, ses vermediğinde! ’
*
Rimbaud çevirisinin yarattığı güçlükler yalnız dil güçlüğünden ileri gelmiyor. ”Illuminations” ve “Une Saison en Enfer” anlam güçlükleri de ortaya koyuyor. Bunun için yalnızca fransızcayı iyi bilmek yetmiyor. Rimbaud’u anlama, duyma yeteneklerine açık olmayı gerektiriyor. Bunun için olacak; Rimbaud çevirileri bütün dünyada tartışmalara yol açmıştır. Anlam güçlüğü ise hala Fransızlar için de çözülmüş bir sorun değildir. Gerek “Illuminations”da ve gerekse “Une Saison en Enfer”de birçok bölümde değme Fransız için dekapalıdır hala. Anlam güçlüğünün
Ortaya koyduğu bu sorun çeviride daha da belirginleştiği için, çeviriler başarılı olmaktan uzaklaşmaktadır
“ARTHUR RIMBAUD – OFELYA” kitabından yaptığım alıntı
“Illuminations”dan bir bölüm aşağıdadır:
Kendisinden örülü bu gül bahçesinin içinde istenilenin şafağı kabardı
- -Gün, güneş değmezi girdaplar içinde, varırken dalgaların köpüklerine-
Afroditler bağışlayan her kelimesinde dönüştürülen gerçeklerin
- -Arındırılan seferlerin ham maddesi, yolculuk öğütleyeni kurdu bağdaş
Ve izlemeye koyuldu ordan bazı kereler tepkisini iletirken,
- -Dokunmaya kıyamayan ama felaketi terk etmek isteyen,




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...