Çekme gözlerini derinlere
Kararır gökyüzü
Silik yıldızlara dönersin
Vuslat senin gözlerin
Mehtap yağmurların.
Kanar güllerim uzaklarda
Küçük bir çocuk gibi taşıdım Somali'yi
içimde bir damla suydu
yağmurunu taşıdım yağmuru mutluluktu
bizim hiçbir şeyimiz yoktu
New York'ta kim aldırırdı.
Ben hep diyet önerdim onlara
Balkon demirlerinde üşümüş iki kuş
insaf et korona baykuş
bilmezdik yağmur kokusuna bu kadar hasret
nasıl çekeceğiz ciğerlerimize
ayırdında değil bin bir partikülün
yüzümüz gözlerimiz ciğerlerimiz bu son canavarın
Hava kirli puslu mu puslu
sokaklar çamur derya
güruhlaşıyor kalabalıklar
manadan uzak anlamsız
dönüyor yorgun semazen.
Yığınlar kapalı gözlerle
İki gezegendeyiz;
Senin yüzün venüs,benim ki mars
Nasıl bakışırsak öyleyiz
Sönmesin gecenin aplikleri karanlıktayız
Bulut mu yağmurları ıslatır
Yağmur mu bulutları...
Zenciyim;
lanetli derimden biliyorum bunu
beyaz adamın bakışlarından
"Pis Zenci,Pis Zenci"
paramparçayım öfkeden
bedenimin çevresinde
Nezaman demir alsan yüreğimden
Suskunluğa bürünür kalbimin zikirleri
Bir liman arar sessiz gemi
Aşk cehenneminin gayyasında.
Şafakta asılı kalan son umudumsun
Soramam anason kokulu gecelere
Ölü dünyalar usulca sokulur
Yıldızların kalbine
Sokrat'ın baldıranında doğum sancıları
Marsık kokulu karadelikler
Geciktirir aristoların doğumunu
Ölümün huzurunda
Uykuda kedi sessizliği
Tüylerinle okşuyorsun sahili
Bu ne coşku,bu ne homurtu
Bir aslan kükremesi sesin.
Biz seninle iki âşık gibi beraberiz
Sen sıla ben gurbetim ama...
Ben burada yağmurum;
Sen orada fırtına ol,
İçimden çağırıyorum tüm rüzgârları
Leyleklerin sıcaklığı,
Okyanuslara yazdığım ıslak mektupların
Kurumayan mürekkebi ol.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!