Gökyüzü derinliğince karanlık
Yıldızlar gözlerini çekmiş içine
Ve sen umursamaz gökyüzü
Suskun bir yalnızlıktın.
Gökyüzü gibi sustum
Sus dediğin için...
O bir çiçekti;
Köklerinden kopardılar
Suda yaşarken,
Kaderine terkettiler
Yaşamın labirentlerinde bir başına.
O bir insandı;
Sen kadim sevgili;
Yüreğimin kıvrımlarında
Efil,efil esen meltem serinliğinde
Oturmuşsun başköşeye...
Denizlere her baktığında
Yakamoz doldurur gözlerini
Bizim güneşimiz akşam üstleri doğar
Düşerken uçurumlara
Gözlerimde kızıl bir alev yanar
Bir bir söner yıldızlarım tutamam
Sen düşersin aklıma kaderin düşer
Nerede nasıl yaşarsın bilemem
Sen hep içimde meltemler estiriyorsun
Yıldızların yürüyüşe çıktığı saatlerde,
Ne dağlar yerinde dururdu baktığım
Ne ağaçlar yürüyüp gitti uzayın derinliklerine,
Mahkûmdu dünya bu yolculuğa
Ve kader denilen şeydi çizilen boşluğa,
Karanlık bir sokaktayım
Yüreğimi susturdum dinleniyorum
Gönlüm yarım kalmış okyanus kabarcığı
Ayaklarımda sönmüş yıldızlar
Bakıyorum,ellerimin içinde son kapıdayım
Toprak deniz çekiyor,
Ben değil dostlar gece yalnızdı
İnanın dostlar gece yalnızdı...
Koydum düşlerimi geceye
Çoğaldı gece,
Gözlerimde anka kuşları
Bir ölüp bir diriliyor
Tüm olasılıkları düşündüm;
Gözlerinizden geçebilir miyim?
Yüreğinize giden başka yol bilmiyorum
Ellerinizi tutsam damarlarım ırmak olur
Saçlarınızdan kopup gelir bir rüzgâr
Sesinizden ses alır...
Seni sevmek gül derlemek oluyor
Kokusundan sarhoş olan biliyor
Hoyrat eller her çiçeği yoluyor
Koparıpta soldurmayın sevdayı.
Yüreğimde aşk ateşi yanıyor
Melekler bulutlardan bakar
Uçup gidince sonsuzluğa
Yıldızlar sarı bir gül taşır ellerinde
Ay ışığından uzanan yakamozlara.
O an dökülür yaprakları ağaçların
Güz vurgununu yemeden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!